izmir escort
Ana SayfaHaberlerEğitimVelilerden 72 yıllık lisenin...

Velilerden 72 yıllık lisenin kapatılmasına tepki

Google News presshaber.com

[ad_1]

Manisa’nın Yunusemre İlçesi’nde öğrenci velileri, 72 yıllık eski Ticaret Lisesi olarak bilinen Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin kapatılacağı duyumları aldıklarını belirterek, karara şiddetle karşı çıktıklarını ifade etti.

Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Manisa Şubesi öncülüğünde bir araya gelen mağdur öğrenci velileri, 1947’den bu yana faaliyette olan ve 1200 öğrencinin eğitim gördüğü okulun kapatılması ile öğrencilerin mağduriyet yaşayacağını kaydetti.

Dün okul önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan Veli-Der Manisa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Gülbahar Tahmilci, okulla ilgili alınan veya alınacak karardan acilen geri dönülmesini isteyerek, “Evet, bizler ülkemizi, şehrimizi, insanımızı, gençlerimizi çok ama çok seviyoruz. 1200 gencimizin eğitim gördüğü ve yok edilmek istenen, 72 yıllık kültürel bir birikimi olan, Manisa’da herkesin Ticaret Lisesi olarak bildiği, yeni adı ile ‘Yunusemre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni korumak, bu eğitim kurumu üzerinde, hukuka, mevzuatlara, akla, bilime uymayan her türlü tasarrufa şiddetle karşı çıkıyoruz. Bu okul ile ilgili alınacak karar ya da kararların ivedilikle tekrar gözden geçirilmesini, mesleki eğitimi, öğrenci ve ailelerini karamsarlığa itecek, somut, reel ve bilimsel hiçbir gerekçesi olmadan alınan ya da alınabilecek karar ve kararlardan acilen geri dönülmesini istiyoruz” dedi.

“OKULUN KALBİNE BİR HANÇER SAPLANMAK İSTENİYOR”

Emekli öğretmen Gülbahar Tahmilci, şunları söyledi:

“Gönül isterdi ki, 1947 yılından beri mesleki eğitim veren bu köklü okul ile ilgili bugün burada böyle bir basın açıklaması yapma gereğimiz olmasaydı. Ancak ne yazık ki, hiç kimsenin paylaşım ve bilgilendirme yapmadan, adeta gizli bir operasyonla, bu köklü okulun kalbine bir hançer saplanmak isteniyor. Bu yapılırken de sözüm ona ‘Manisa’ya yeni bir okul kazandırıyoruz’ deniyor. Mevcut, köklü bir eğitim kurumunu adeta yok ederek, onun külleri üzerine yeni bir okul tabelası koyarak okul açmak ne Manisa eğitimine ne de geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin yarınlarına yapılabilecek bir yatırımdır.”

“Manisa’nın geleceğine dönük eğitim ihtiyaçlarını planlarken, zaten var olan eğitim kurumlarını ortadan kaldırarak, eğitime yeni bir dizayn veremezsiniz” diyen Tahmilci, “Kapatılma teklifi verilen okul, halen 5 farklı alanda, 1200 öğrenci ile eğitim veren canlı bir organizmadır. Bu canlı organizmada birtakım sorunlar var ise şayet, bu sorunları çözmek yine sizin görevinizdir. Bu sorunları çözmenin yolu kapatmak, yok etmek olmamalıdır.”

[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Halkbank, Ortak Paylarını Ziraat ve Vakıfbank’a Devrettiğini Açıkladı

Herzaman güncel içeriklere yer veren bankalararasi.xyz sitesine hoşgeldiniz. Sitemizde...

Kayıp yolcu uçağı bulundu!

Endonezya’nın Surabaya adasından Singapur’a giderken kaybolan AirAsia yolcu uçağının bulunmasına yönelik...

Britanya parlamentosu feshedildi

Britanya parlamentosunun erken seçimlere 25 gün kala feshedildiği açıklandı.12 Aralık’ta...

Acemoğlu: Tek yol verimlilik

Daron Acemoğlu, Türkiye ekonomisinde yaşanan ısınmanın ardında yatan temel sebeplere...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...