izmir escort
Ana SayfaKültür SanatYayıncılar hedef belirledi

Yayıncılar hedef belirledi

Google News presshaber.com

[ad_1]

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 23. Olağan Genel Kurulu’nda, 2019-2021 emek verme döneminde de görevine devam etmek suretiyle yönetim kurulu başkanlığına seçilen Kenan Kocatürk, yeni dönemde KDV iadelerinin mahsubu mevzusuna ağırlık verileceğini deklare etti.

Türkiye Yayıncılar Birliği, geçtiğimiz hafta iki senelik emek verme periyodunu değerlendirmek ve yeni dönemde vazife alacak yönetim kurulu ile öteki dernek organlarını belirlemek suretiyle CVK Park Bosphorus Hotel’de toplandı.

Açılış konuşmasına, geçtiğimiz iki yıl içinde yaşamını kaybeden yazarları ve yayıncılık dünyasından adları anarak süregelen Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kocatürk; Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 2017-2019 emek verme döneminde yapmış olduğu emekleri özetledi. KDV çalışmalarının kısa süre içinde netice verdiğine dikkat çeken Kocatürk, önümüzdeki dönemde ise KDV iadelerinin mahsubu mevzusuna ağırlık verileceğini dile getirdi.

HEDEF; OKUMA KÜLTÜRÜNÜ YAYGINLAŞTIRMAK

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin, sektörün içinde bulunmuş olduğu krize yönelik olarak Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafınca Cumhurbaşkanlığına sunulan Kağıt Krizi Raporu’na yayıncılıkla ilgili mühim katkılar sunduğunu aktaran Kenan Kocatürk; 2018 Frankfurt Kitap Fuarı öncesinde yayınevlerinin ve telif ajanslarının kriz mevzusunda ortaklaşa hazırladıkları ve dayanışma mesajı veren mektubun oluşmasına da derneğin öncülük ettiğini hatırlattı. Türkiye Yayıncılar Birliği’nin, eğitim yayıncılığının sorunlarıyla da yakından ilgilendiğini aktaran Kocatürk, derneğin okuma kültürünü geliştirme, Düşünce ve Sanat Eserleri Kanunu’nun yenilenmesi, durağan(durgun) fiyat, yurtiçi ve yurtdışı kitap fuarlarına katılım ve yayınlama özgürlüğüne yönelik çalışmalara da değindi.

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk

Görüşmede Genel Yazman Özgür Akın ise Okuma Kültürünü Yaygınlaştırma Platformu-OKUYAY Projesi’ni özetleyen bir sunum yaparak bu projenin, okuma kültürünü önemseyen pek oldukca bileşeni bir araya getirdiğini altını çizdi.

GÖREVLER BELLİ OLDU

Yayıncılığa uzun seneler emek vermiş eski dernek başkanlarına teşekkür plaketi de verilen görüşmede, 2019-2021 emek verme döneminde vazife meydana getirecek yeni yönetim kurulu ve öteki organları da meydana getirilen seçimle belirlendi. Geçmiş dönemde İkinci Başkan olarak vazife icra eden Fahri Aral ve Sayman olarak vazife icra eden Arman Fikri, yeni dönem için aday olmayarak yönetim kurulundaki görevlerine veda ettiler. Yeni yönetim kurulunda vazife dağılımları ise şu şekilde belirlendi: Kenan Kocatürk (Yönetim Kurulu Başkanı-Literatür Yayıncılık), Koray Seçkin (İkinci Başkan-Seçkin Yayıncılık), Özgür Akın (Genel Yazman-Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık), Servet Düz (Sayman-Bora Yayıncılık Dağıtım), Mustafa Nemutlu (Üye-Teknolist Informasyon Sistemleri),Tan Çağlayan (Üye-Çağlayan Kitabevi) ve Erol Aydın (Üye-Siren Yayınları).



[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Gezici Festival pandemiden dolayı yolculuğuna ara veriyor

Türkiye’nin dört bir yanındaki farklı seyirci gruplarıyla buluşan Gezici Festival,...

SABAH Yazarları Erdoğan’ın yeni döneminin kodlarını anlattı

HSK’nın, Osman Kavala’yı tutuklayan ve tahliye talebini reddeden hakimlerin isim...

Yasin Obuz kimdir? Survivor’a katılan Yasin Obuz nereli ve kaç yaşında?

Yasin Obuz Survivor’ın bu sezon en çok konuşulan isimleri arasında...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...