8.5 C
İstanbul
Çarşamba, Haziran 3, 2020

Daha önce hiç görmediğiniz 11 ilginç kütüphane

Kitap okumak toplumlarda yerleşmesi zor bir alışkanlıktır. Gelişmekte olan toplumlar kitap okuma alışkanlığının yerleşmesi için ilginç çalışmalar denemektedir. İnsanı okumaya özendirecek bu kütüphaneleri sizler...

Bunlara bakmalısınız

Erkeğin dünyasında zincirlerini kırmış 20 kadına adanmış 20 film

Tarihte bazı kadınlar toplum yapısına sirayet etmiş cinsiyet algısını öyle zorladılar ki, bugün onlar sayesinde bir nebzede olsa daha eşit bir dünya oluştu. Bu...

Özdemir Asaf’ın enleri, ilkleri bilinmeyenleri!

Özdemir Asaf şiirleri, hayatı ve hikayeleriyle şiirimizin en nadide şairlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en önemli isimlerinden Özdemir Asaf'ın şiirleri dışında başına gelmiş bilinmeyen...

Ataerkil bir toplumda 4 maddeyle kadınların giyimine göre takılan isimler

Ataerkil bir zihniyetin hakim olduğu dünyada tahakküm altındaki cins olan kadına da erkeklerin rol biçtiğini söylemek yanlış olmaz. Ne var ki hayatın her alanında...

Dünyanın en çok satan 20 kitabı

İnsanoğlu bu güne kadar kesin olmamak kaydıyla 130 milyana yakın kitap basmıştır. Biz bu listeyi hazırlarken bile basımda olan yeni kitaplar olduğunu biliyoruz. Bu...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Gabriel García Márquez Nobel Konuşması: Latin Amerika’nın Yalnızlığı

Gabriel García Márquez'in Nobel Konuşmasında okuduğu Latin Amerika'nın Yalnızlığı adlı metini sizlerle paylaşıyoruz.Antonio Pigafetta, Macellan’ın dünya çevresinde yaptığı ilk seyahate katılan Floransa’lı denizci, Amerika’nın...

Yılmaz Güney için bestelenen, 45 yıl sonra ortaya çıkan eserin hikâyesi

Sinema tarihine damga vuran ‘Çirkin Kral’ lakaplı Yılmaz Güney’in bugün 83’üncü yaş günü. Güney için bestelenen bir eser 45 yıl sonra yeniden ortaya çıktı. Eseri besteleyen Ozan İsmail İpek, bu selamı usta bir sanatçıya iletmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Mezopotamya Ajansı‘ndan Metin Yoksu’nun haberine göre, çektiği filmler ile Türkiye ve Kürt sinemasına adını ‘Çirkin Kral’ lakabıyla tanıtan Kürt Yönetmen Yılmaz Güney’in 1 Nisan 1937 yılında Adana’nın Yenice Köyü’nde dünyaya gelir. Annesi Muş Vartolu babası ise Urfa Siverekli olan ailenin yedinci çocuğu olarak dünyaya gelen Güney, maddi zorluklar nedeni ile Çukurova’da pamuk işçiliğinden, gazoz ve simit satmaya kadar birçok işte çalışarak yaşamını idame ettirmeye çalıştı.

Yaşamının 12 yılını cezaevinde geçiren Güney, 1980 askeri darbesinin ardından 1981 yılında yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Yurduna özlem duyarak yaşamını yitirdiği 9 Eylül 1984 tarihine kadar 114 filmde oyuncu, 26 filmde yönetmen, 15 filmde yapımcı, 64 filmde ise senarist olarak yer alarak başta Cannes Film Festivali olmak üzere yurt içi ve yurt dışında birçok ödül aldı.

Sinemada ezilenlerin gözüydü

1970’de ektiği “Umut” filmi ile Türkiye sinemasında adeta yeni bir sayfa açan Çirkin Kral, çektiği ve oynadığı filmler ile seyircinin gönlünde taht kurdu. 1971 yılında üç filmi “Ağıt”, “Acı” ve “Umutsuzlar” Adana Altın Koza Film Festivali’nde dereceye girerken 1972 yılında ise siyasi nedenler ile tutuklandı.

Cezaevlerini bir okul olarak göre Güney, “Boynu Bükükler” adlı romanını yeniden yazıp “Boynu Bükük Öldüler” adıyla yayımlamasının ardından kitap, 1972 yılında Orhan Kemal Roman Ödülü’nü kazandı.

Tutukluk döneminin bitmesi sonrasında, 1974’te önemli başyapıtları arasında olan “Arkadaş” filmini ardından ise Çukurova Tarım İşçileri “Endişe”yi çekti. Devam eden yıllarda Siirt’te feodal çözülmeyi “Sürü” filmi ile sinemasına katan Güney, “Yol” filmi ile dünya sinemasına ise adını altın harfler ile yazdırdı. Ölümüne yakın bir tarihte çektiği “Duvar” filmi ile Türkiye cezaevlerindeki işkenceyi ve ülkedeki faşizmi en çarpıcı şekilde anlattı.

Güney 83 yaşında

Çektiği ve oynadığı kovboy filmlerinde dahi sinemasına politik mesaj barındırmayı ihmal etmeyen Güney, toplumun tüm kesimlerince sevilirken, iktidarlar tarafından ise hiçbir zaman sevilmedi. Ölümünün ardından dahi uzun yıllar kitapları ve filmleri yasaklı kaldı.

Askeri faşist iktidara rağmen filmlerine “Kürdistan”ın adını yazmaktan çekinmeyen Güney, “Ezilen sınıfların sınıf kardeşliği en güçlü silahlarımızdan biridir. Dost ve düşman bilsin ki; kazanacağız mutlaka kazanacağız! Bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir” demeyi ölümünün son anına kadar sürdürdü.

Ölümünün üzerinden 36 yıl geçmesine rağmen yapıtları ile halkın gönlünde taht kuran Güney’in bugün 83’üncü yaş günü. Yaşamının önemli bir bölümünü cezaevlerinde geçirmiş olan Güney, kurduğu dostluk ve yoldaşlık ilişkileri nedeni ile de sayılıp sevilen bir yönetmendi. Sanatın birçok alanında kurduğu ilişkiler ile bir yandan halk sanatını da örgütleyen Güney, sanatını devrim mücadelesi için kullanmaktan bir an geri durmuyordu.

Âşıklar, Güney için besteledi

Güney’in kurduğu önemli dostluk ilişkilerinden biri de halk ozanlarıydı. 1968’li yıllarda Ozan İsmail İpek ile tanışan Güney’in yolları, 1974’lü dönemde Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde yeniden kesişir. İpek söylediği türküler nedeni ile o dönemde sık sık gözaltına alınır ve tutuklanır. Söylediği türkülerden dolayı yeniden tutuklanan İpek, şimdilerde “müze” olan Ulucanlar Cezaevi’nin 8’inci koğuşuna düşer.

Yılmaz Güney’in “Soba, pencere camı ve iki ekmek” adlı romanını da kaleme aldığı yıllar olan ve romanda da bahsettiği 8’inci koğuşta kalan İpek ve Güney’i, o yıllarda iki ozan ziyaret eder. Âşık Ozan Yener yazdığı şiiri, Ozan Feyzullah Çınar’la ziyaret ettiği Yılmaz Güney’e hediye eder. Ozan İsmail İpek ise şiiri alarak besteler. 85 plağı bulunan İpek’in bestesi, yıllar içinde tozlu raflara kaldırılarak unutulur. Güney’in siyasal yaşamının sinemasına etkilerini anlatan belgesel çekimlerinde (2014) yeniden ortaya çıkan beste, bir kez daha kayıt altına alındı.

‘Zorbalık dönemleri sanatçılar için sınavdır’

Bestenin uzun yıllar sonra bir kez daha ortaya çıkmasını Güney’in sanatının ve mücadelesinin halen yaşadığına dikkat çeken İpek, devrimci sanatın her zaman yaşayacağına inandığına anlattı. Besteyi yaptığı zaman sözlerden etkilendiğini ve tüm halkın Güney’e selam verdiğini ve bu selamı usta bir sanatçıya iletmenin mutluluğunu yaşadığını anlatan İpek, “Halkın sanatını yapanlar asla unutulmazlar. Diktatörlük, savaş, baskıcı, zorbalık dönemleri sanatçılar için bir sınavdır. Bu sınavda ya nitelikli bir şekilde çıkarak başları dik bir şekilde yaşar ve anılırlar ya da başları eğik bir şekilde unutulurlar. Yılmaz Güney ve halkın sanatını icra edenler başı dik bir şekilde bugün yaşamayı sürdürüyor ki unutulan bir beste yıllar sonra yeniden halkın önüne gelebiliyor” diyerek sanatçılara halkın yanında olma çağrısında bulundu.

Güney için yazılan şiir

Âşık Ozan Yener’in Güney için yazdığı şiir şöyle:

Doğuda batıda uzak yakından

Sana kucak kucak selam var Yılmaz

Senin çok sevdiğin fakir halkından

Sana kucak kucak selam var Yılmaz

 

Gönlüm sevgi dolu geldim ben sana

Kapanıp düşünme hücre odanda

Sana kucak kucak selam var Yılmaz

Sana kucak kucak selam var Yılmaz

 

Ceylan Yenice dertli ağlar

Deniz’den Yusuf’tan yiğit inandan

Nurhak dağlarında cesur Sinan’dan

Sana kucak kucak selam var Yılmaz

 

Biz öç alacağız halkı soyandan

Devrimci gençleri hapse atandan

Hüseyin Cevahir Mahir Çayan’dan

Sana kucak kucak selam var Yılmaz

 

Bir güneş doğar umut dağından

Yılmazlar gezecek hürlük bağından

Bütün memleketin dört bucağından

Sana kucak kucak selam var Yılmaz

 

Yolum insanlığa çıkar her yandan

Bakar feyz alırım fenden hünerden

Maraşlı Âşık Yener’den

Sana kucak kucak selam var Yılmaz

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Henüz izlemediyseniz ‘Mutlaka’ izlemeniz gereken 15 film!

Derleme/Eren Aşnaz Henüz izlemediyseniz izlemeniz gereken 15 filmi bu hafta sizler için derledik. Usta oyuncu ve efsane olmuş yönetmenlerden derlediğimiz filmlerin hepsini, yok olması imkansız...

Kitaplardan Sinemaya Uyarlanan ‘Baş Yapıtlar’

Derleme/Günel Abdullayeva Tekcan Her zaman sevdiğimiz kitapları defalarca okumak hoşumuza gidiyor ama bu kitapların film versiyonları da bir o kadar heyecanlı olmuyor değil. Hele bu...

Zygmunt Bauman: Sosyal medya çok kullanışlı ve keyifli bir tuzak

Zygmunt Bauman yakınlarda 90. doğum gününü kutladı ve Leeds’deki evinden İspanya’nın kuzeyindeki Burgos’taki bir etkinliğe gitmek için iki kez uçağa bindi. Söyleşiye başlarken yorgun...

Modern hayatlar, suni mutluluklar, senkronize yalnızlıklar

Yapmak isteyip de yapamayacağımız şeylerle doldu taştı dünya. İzlenecek tonla film, dizi, okunacak kitap, gidilecek, görülecek, gezilecek yerler ve ortalama 70 yıl ömür var...

Son haberler

EPDK, akaryakıt sektörüne son uyarıda bulundu

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, “Akaryakıt fiyat marjları olması gerekenin çok üzerinde. Daha önce 3 kere uyguladığımız gibi, gereken adımı atmaktan çekinmeyiz....

Haziran ayında Ay’ın boşlukta olduğu günlere dikkat!

Ay'ın boşlukta olduğu zamanlar bir nevi boş işler zamanıdır. Çünkü Ay boşlukta olduğunda duraklama dönemine girilir. Her türlü işler askıda ve havada...

Teknoloji girişimlerine yatırım yapmak için 200 milyon TL’lik TechOne fonu kuruldu

Türkiye’de erken aşama girişim sermayesi fonu olmak hedefiyle Actus Portföy ile Tarvenn ortaklığında TechOne fonu kuruldu.TechOne, Türkiye’den global pazarlara açılma potansiyeli olan teknoloji girişimlerine 5 yıl...

Klinik çalışma: Remdesivir orta dereceli ‘corona’ hastalarının iyileşmesine yardımcı oluyor

ABD’li Gilead Sciences şirketi son faz klinik çalışmalarda, antiviral ilaç remdesivirin Covid-19’un orta derecede seyrettiği hastaların iyileşmesine yardımcı olduğunun görüldüğünü açıkladı.Fotoğraf: ReutersABD Ulusal...

ABD’de ‘Floyd’ protestoları yasaklar ve asker konuşlandırılmasına rağmen devam etti

ABD’nin pek çok kentinde ırkçılık ve polis şiddetini protesto eden gösteriler sürüyor. Washington eylemleri bastırmakta zorlanıyor.Fotoğraf: ReutersGeorge Floyd adlı siyah vatandaşın yedi gün...