8.5 C
İstanbul
Cuma, Temmuz 10, 2020

Sanatçı Mesut Kul’dan inanılmaz Micro Sanatı!

Sanatçı Mesut Kul'dan anılamayacak derecede harika micro sanatı icraatları. Diğer listelerimize göz atmayı unutmayın. 1. Sanatçı Mesut Kul Micro Art’ın ülkemizde ki en başarılı temsilcilerinden biri.  2. Tezhip...

Bunlara bakmalısınız

Tomris Uyar ve aşıkları

Sizce en kıskanılan, çoğu kişinin yerinde olmak istediği kadın kim? Öyle bir kadın var ki en güzel isimler, en güzel eserlerini onun için yazdı.O...

Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Frida Kahlo da her kadın gibi kurbanıydı toplumun, öteki idi. Ama köşesine çekilip acılarının öylece geçmesini beklemedi. Kendisi ile yüzleşirken aslında kadınlığı ile de...

Erkekler için 7 maddelik “eril düzene katılmama” rehberi

Erkekler karşılarında bir feminist olduğu zaman “Ben kadınları ezmiyorum ki.”, “Bütün erkekler aynı değil” gibi argümanlara sarılabiliyorlar. İlginçtir, kadınların eziliyor olduğu gerçeğini kendilerine kişisel...

Edebiyatın karanlık kahini: Aldous Huxley

Bütün zamanlarda raslayabileceğimiz, zamanını aşmış, hatta zaman hakkında öngörüde bulunmuş ve bu öngörüleri gerçekleşmiş insanlar vardır. Bu gün sizler için Aldous Huxley'in hayatından sahneleri...

Yaşar Kemal: Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne

Siz ne derseniz deyin, ben bıktım. Nah burama geldi. Neredeyse öfkeden, çaresizlikten boğulacağım. Kendimi kandırmaya çalışıyorum. İyi olacak, iyi olacak! Başkalarını da kendimle birlikte...

Zygmunt Bauman: Sosyal medya çok kullanışlı ve keyifli bir tuzak

Zygmunt Bauman yakınlarda 90. doğum gününü kutladı ve Leeds’deki evinden İspanya’nın kuzeyindeki Burgos’taki bir etkinliğe gitmek için iki kez uçağa bindi. Söyleşiye başlarken yorgun...

Yılmaz Güney ile yapılan röportajın eksik bölümü 37 yıl sonra gün yüzüne çıktı

Sinemanın “Çirkin Kral”ı Yılmaz Güney ile 1982 yılında yapılan röportajın bugüne kadar yayımlanmamış bölümü yıllar sonra gün yüzüne çıktı.

Belgesel yapımcısı Süleyman Özdemir’in arşivinden çıkan kayıtta, Güney’in “Yol” filmi ile Kürt ve kadın sorunu üzerine değerlendirmeleri bulunuyor.

MA‘dan Cahit Özbek’in haberine göre, vefatının 35’inci yılında anılan Türkiye sinemasının usta ismi yönetmen, oyuncu ve senarist Yılmaz Güney’in bugüne kadar yayımlanmamış bir görüntüsü ortaya çıktı. Yıllar sonra gün yüzüne çıkan görüntü, senaryosunu yazdığı “Yol” filmi ile 1982 yılında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülü kazanan “Çirkin Kral” lakaplı Yılmaz Güney ile Belçika devlet televizyonu için sinema, siyaset ve kadın üzerine röportaj yapan gazeteci Nazım Alfatlı’nın 30 dakikalık röportajına ait.

Yapılan bu röportajın 20 dakikalık bölümü o dönem bir belgesele konu edilerek yayımlanmıştı.

37 yıl sonra paylaştı

Röportajın bu güne kadar yayımlanmayan diğer 10 dakikalık kısmı ise, Brüksel’de yaşayan belgesel yapımcısı Süleyman Özdemir’in kişisel arşivinden çıktı.

Özdemir, arşivinde yer alan bu görüntüyü 37 yıl sonra sosyal medya hesabından paylaştı.

Özdemir’in geçtiğimiz Mayıs ayında paylaştığı fark edilen görüntülerde Yılmaz Güney, Türkiye’de 19 yıl boyunca yasaklı kalan, izleyenlere dahi cezaların verildiği en cesur yapıtlarından biri olarak bilinen “Yol” filmi, Kürt sorunu ve kadın sorunu üzerine değerlendirmelerde bulunuyor.

‘Film yapmak mücadelenin, direnmenin, başkaldırmanın aracı’

Güney, yapılan bu röportajda film yapmanın kendisi için “mücadelenin, direnmenin, başkaldırmanın aracı” olduğundan bahsediyor.

“Yol”un çekildiği zamanlarda Türkiye’de şartların çok kötü olduğunu, sinemaların bombalandığını, sinemacıların tehdit edildiğini söyleyen Güney, bütün bu kötü şartlara rağmen film yapılabileceğinin mesajını vermeye çalıştığını ifade ediyor. Güney, “sinemanın tek başına ne devrim yapacağını ne de demokrasi mücadelesini zafere ulaştıracağını” vurgulayarak, devamında şunları ekliyor:

“Fakat onun çok önemli bir parçası olarak bir tartışma ortamı yaratır. Biz ‘Yol’ filmi aracılığıyla iki baskıyı gösterdik. Feodal ahlakın ve değer yargılarının hala yaşadığı bir ülkede bizzat o anlayıştan gelen baskılar, ikincisi ise resmi devlet baskısı. Bu asıl anlatılmak istenen iki düşman, iki hedef. Yani kapitalizme dayanan burjuva devletin baskısı ile hala halkın içinde bulunduğu ahlak anlayışının, değer yargılarının geleneklerin getirdiği ikili baskı. Bunlar bir elmanın iki yarısı gibi birbirini tamamlıyor. Bu nedenle biz Türkiye’de demokrasi kurmaya çalışırken, bir yanıyla devlet temelindeki baskı güçlerine karşı savaşmalıyız, bir yanıyla da halkı eğitmeli, halka gerçek doğruların neler olduğunu göstermeliyiz.”

Kadın devrimi

Türkiye’de kadın kurtuluşunun devrim sorunu olduğunu, kadınların da meseleyi sadece kadın-erkek eşitliği üzerinden ele almamaları gerektiğini belirten Güney, öbür türlü “kadınlara özgürlük” söyleminin daha çok “erkeklere özgürlük” anlamına geldiğini ve Avrupa’daki hastalıklara düşülebileceğini kaydediyor. Güney, sözlerini şöyle sürdürüyor:




“Ben kendi eşimi bile kurtaramıyorum. Şu anlamda söylüyorum. Biz o kadar devrimciyiz, ilericiyiz, normal olarak bazen öyle tavırlarımız oluyor ki, teraziye koyduğunuz zaman gericiliği ifade ediyor. Çünkü bu mesele kişisel bir mesele değil. Yani şunu söyleyemem; ‘Türkiye’de bu adamlar farklı, ben farklıyım.’ Bende de o toplumdan gelmiş olmaktan kaynaklı bir yığın aksaklık var. Şu var ki ben bunun bilincindeydim ve bunu düzeltmeye çalışıyorum. Adım adım değiştirmeye çalışıyorum. Biz ne kadar eleştiriye tahammüllüyüz desek de dışımızdan gelen bazı eleştiriler karşısında eski bir alışkanlıkla tepkisel davranıyoruz. Kadınların daha zeki olduklarına inanıyorum. Kadınların daha dayanıklı olduklarına inanıyorum. Kadınların daha fedakâr ve şefkatli olduklarına inanıyorum.”

‘Kürt halkı kendi kaderini tayin edecektir’

Kürt sorununun ise, Türkiye ve Ortadoğu’da kilit bir role sahip olduğu tespitinde bulunan Güney, Türk solunun da bu konuya her zaman pederşahi, yani üstten baktığı eleştirisinde bulunuyor. Güney, şunları söylüyor:

“Kürt sorunu bugüne kadar Türk solu açısından kuyruk bir sorun olarak göründü. Yani esas olarak olaya bakarken işte; ‘Biz Türkiye’de devrim yapacağız. Yaptıktan sonra size bir siyasi hak bağışlayacağız’ anlayışı vardı. Hâlbuki Marksist literatürde olsun, devrimci demokratik literatüründe olsun ‘bağışlama’ diye bir şey söz konusu değildir. Kürt halkı kendi kaderini kendisi tayin edecektir. Eğer Türk solu daha önceleri Kürt halkına ve Kürt devrimcilerine gerçekten bir güven vermiş olsaydı, bugün Türkiye Kürdistan’ın da ayrı örgütlenme gereği ortaya çıkmazdı. Çünkü yıllar yılı Kürt devrimcileri birlikte örgütlenmeden yana tavır takındılar. Fakat Türk solu bu meseleye hep pederşahi bir tarzda yani tepeden baktı.”

Yine Türk solunu kast ederek, yaşanan yenilginin esas nedeninin devrimi gerçekleştirecek siyasi, ideolojik ve örgütsel olgunluktan yoksun olmaktan kaynaklandığı ifade eden Güney, yenilginin zafere dönüştürülmesinin temel koşulunun ise, yapılan hatalara cesaretle eğilebilmekten geçtiğini söylüyor.

Güney, konuşmasını şöyle noktalıyor:

“Benim inancım o ki önümüzdeki yıllar halkın umduğunu bulamamasının getirdiği kendiliğinden bunalımlara, kendiliğinden patlamalara ve kendiliğinden tepkilere yol açacaktır. Ancak bu kendiliğindenlik gerçekten devrimci bir tarzda örgütlenemezse yenilgi yine kaçınılmazdır.”

Yılmaz Güney hakkında:

1937 yılında dünyaya gelen ve sinema dünyasında “Çirkin Kral” olarak tanınan Yılmaz Güney, Türkiye’de sinema tarihine damga vuran isimlerin başında geliyor. Yaşamının 12 yılını cezaevinde geçiren Güney, “At Avrat Silah”, “Seyyit Han”, “Pire Nuri”, “Bir Çirkin Adam”, “Umut”, “İbret”, “Ağıt”, “Arkadaş”, “Sürü” filmlerini yönetti, “Karacaoğlan’ın Kara Sevdası”, “Ala Geyik”, “Bu Vatanın Çocukları”, “Koçero”, “Kamalı Zeybek”, “Krallar Kralı”, “Aslanların Dönüşü”, “Hudutların Kanunu”, “Çirkin Kral Affetmez”, “Aç Kurtlar”, “Umutsuzlar”, “Baba”, “Çirkin ve Cesur”, “Düşman”, “Yol” ve “Duvar” filmlerinin senaryosuna imza attı.

Eserleriyle yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda ödüle değer görülen Güney, 114 filmde oyuncu, 26 filmde yönetmen, 15 filmde yapımcı, 64 filmde ise senarist olarak yer aldı.

Hayatının son yıllarını Türkiye’de gördüğü baskılar sonucu Fransa’da geçiren Güney, 9 Eylül 1984’te mide kanseri sebebiyle hayata veda edip, Paris’teki Pere Lachaise Mezarlığı’na defnedildi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Dresden’de Gezilecek 8 Yer

Doğu Almanya’nın mücevheri Dresden, nefes kesici güzelliğiyle şehri çevreleyen Elbe Nehri‘ne nazır nefis bir kent.

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Özdemir Asaf’ın enleri, ilkleri bilinmeyenleri!

Özdemir Asaf şiirleri, hayatı ve hikayeleriyle şiirimizin en nadide şairlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en önemli isimlerinden Özdemir Asaf'ın şiirleri dışında başına gelmiş bilinmeyen...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Son haberler

Çetin Ünsalan Yazdı: “İhtiyaç olan öteleme değil”

Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la 26 Haziran’da yaptığı telefon görüşmesinden bu yana Erdoğan’la arasındaki buzların eridiğine işaret eden açıklamalar yaptı. Yunanistan’ın...

Cüneyt Akman:  Borsa’da yabancı çıkışı neyin göstergesi?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la Başbakan Jean Castex’in belirlediği yeni hükümet, kadın bakan sayısı erkek bakan sayısından fazla olmasına rağmen feministleri kızdırdı. Kabinede bulunan...

Uzmanlar: Yaban hayatı korunmazsa hayvandan insana bulaşan hastalıklar artar

Bilim insanları, yaban hayatı ve çevrenin korunması için harekete geçilmediği takdirde hayvanlardan insanlara geçen hastalıkların (zoonotik hastalık) artacağı konusunda uyarıda bulundu.Birleşmiş Milletler...

Yeğeni, Trump’ın üniversite sınavına para karşılığı başkasını soktuğunu iddia etti

ABD Başkanı Donald Trump’ın yeğeni Mary Trump, gelecek hafta yayınlanacak kitabında, Trump’ın, üniversite sınavına para karşılığı başkasını soktuğunu iddia etti.Mary Trump’ın yazdığı, ‘Çok...

Çin, ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü’nden ayrılma kararını eleştirdi

Çin, corona virüsü salgını devam ederken ABD’nin Dünya Sağlık Örgütünden (DSÖ) çekilmesini eleştirdi.ABD’de Donald Trump yönetimi, Dünya Sağlık Örgütü’nden resmi olarak çekildiğine dair 7 Temmuz’da...