8.5 C
İstanbul
Cuma, Nisan 3, 2020

10 madde ile internetin devi Google ve bilinmeyenleri

Teknoloji ve internet devi Google'ı biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz? Google'ı tanımak demek aslında çok iddialı bir söz, onu tanımak belki yıllar ve...

Bunlara bakmalısınız

Dünden bugüne: Nuri Bilge Ceylan

 Dünyanın en prestijli ödüllerinden Altın Palmiye'yi son filmi "Kış Uykusu"yla kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı ne kadar tanıyoruz? Güldal Kızıldemir'in bu büyük yönetmenle 1997'de yaptığı...

10 şairden 10 sonbahar şiiri

Yaz bitti artık, ilkbahar öncesinde bitivermişti zaten. Sıradaki mevsim sonbahar ve aylardan eylül. Gerek sonbaharın gerekse eylül ayının hüznü bir başkadır. Yaprak sadece sararmakla...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Ukraynalı Fotoğrafçı Vadim Stein, drama, heykelcilik ve grafik üzerine yaptığı çalışmalarının ardından dansçıların fotoğraflarını çekmeye karar verir.Fotoğrafçı Vadim Stein'in çalışmalarından küçük bir demeti sizin...

Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Frida Kahlo da her kadın gibi kurbanıydı toplumun, öteki idi. Ama köşesine çekilip acılarının öylece geçmesini beklemedi. Kendisi ile yüzleşirken aslında kadınlığı ile de...

Özdemir Asaf’ın enleri, ilkleri bilinmeyenleri!

Özdemir Asaf şiirleri, hayatı ve hikayeleriyle şiirimizin en nadide şairlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en önemli isimlerinden Özdemir Asaf'ın şiirleri dışında başına gelmiş bilinmeyen...

ZMO’dan alım fiyatlarına tepki: Dışa bağımlılık daha da artacak!

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarının yetersiz bulunduğunu dile getirerek ithalata bağımlılığın artarak devam edeceği öngörüsünde bulunmuş oldu.

Tahıl üretimi içinde son aşama mühim yere haiz bu iki ürünün 2019 yılı alım fiyatı geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafınca açıklanmıştı. Buna nazaran sert ekmeklik buğdayın 2018 senesinde 1050 lira/ton olan alım fiyatının yüzde 29 artış ile 1350 liraya, makarnalık buğdayın 1100 lira/ton olan alım fiyatının yüzde 32 artışla 1450 liraya, arpanın 825 lira/ton olan alım fiyatının yüzde 33 artışla 1100 liraya çıkarılmıştı.

Atalık yazılı açıklamasında bu alım fiyatlarının çiftçinin devamlı gerileyen alım enerjisini telafi edebilecek düzeyde olmadığını belirtti: Bu veriler gerek buğday gerekse arpa ekim alanlarının gelecekte de küçüleceğini, ithalata bağımlılığın artarak devam edeceğini göstermektedir.”

Ziraat mühendisi Atalık, beklentileri karşılamayan alım fiyatlarının önümüzdeki dönemde iki üründe fiyat artışlarına yol açacak bir sürece niçin olacağını savundu.

Şube başkanı şu şekilde devam etti: “Açıklanan fiyatların ithalat fiyatlarının oldukça altındadır. Bu durum buğday ve arpanın hammadde olarak kullanıldığı ürünlerde kaçınılmaz olarak fiyat artışını da bununla beraber getirecektir. Zira, ithalat bağımlılığımız ve ithal ürünün fiyatının da devamlı ve süratli bir artış eğiliminde olması iç piyasadaki tutarları da arttıracaktır. Buna rağmen ihracat için üretim meydana getiren sanayinin, ithal ürün fiyatlarındaki artış sebebiyle yerli üretime yönelmesi de tutarları arttıracaktır. Öteki taraftan ziraat politikaları ve ithalat sebebiyle devamlı satış fiyatı baskılanan ve emeğinin karşılığını bulamayan çiftçinin ekim alanlarını azaltması da fiyat artışına niçin olacaktır.”

‘Olumsuzlukları lobi faaliyeti olarak görmek…’

Atalık’ın açıklamasının tamamı şu şekilde:

“Hava şartlarının uygun gitmesi durumunda tahıl hasadına Mayıs ayının ortalarından itibaren başlanacaktır. Toplam ziraat arazileri içinde tahıl ekilen alanlar 2018 yılı itibarıyla yüzde 47, ekilen ziraat arazileri içinde ise yüzde 71 paya haizdir. Tahıl ekim alanı içinde ise buğday yüzde 67, arpa yüzde 24 yer kaplamaktadır.

Buğday insan beslenmesinde en temel besin hammaddesidir. Bu yönüyle öteki tarımsal ürünlere nazaran daha çok ehemmiyet arz etmektedir. Arpanın ise büyük bir kısmı yem sanayinde kullanılırken, bir kısmı direkt hayvan yemi olarak, bir kısmı bira sanayinde ve oldukca azca bir kısmı da besin olarak kullanılmaktadır.

TÜİK`in son 30 senelik verilerini incelediğimizde 1993 yıllında 9,8 milyon hektara ulaşan buğday ekim alanı 2,5 milyon hektar daralmayla 2018 senesinde 7,3 milyon hektara gerilemiş, kaliteli tohumlukların kullanılması yardımıyla üretim 20 milyon ton civarında durağan(durgun) tutulabilmiştir. Aynı şekilde, 1998 senesinde 3,8 milyon hektar olan arpa ekim alanı ise 1,2 milyon hektar daralmayla 2018 senesinde 2,6 milyon hektara gerilemiş, 9 milyon ton olan üretim ise 7 milyon tona düşmüştür.

Buğday üretimimiz ülke ihtiyacını karşılamakta olup ihracata yönelik kaliteli buğday ithalatı yapılmaktadır. Bu kapsamda ithalat bundan önceki yıla nazaran yüzde 16 artışla 2018 senesinde üstün dereceli düzeye ulaşarak 5,8 milyon ton olmuş ve 1,3 milyar dolar ödenmiştir. Arpa ithalatımız da bundan önceki yıla nazaran yüzde 71 artışla 2018 senesinde 655 bin tona ulaşmış ve 150 milyon dolar ödenmiştir. Son 16 yılda 52,2 milyon ton buğday ithalatına 14,1 milyar dolar, 3,2 milyon ton arpa ithalatına 794 milyon dolar ödenmiştir.

Ziraat ve Orman Bakanlığı Tarımsal Iktisat ve Siyaset Geliştirme Enstitüsü Müdürlüğü, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve TÜİK verilerine nazaran son 5 yılda çiftçinin 1 ton buğdayını satış fiyatı 740 TL’den yüzde 30 artışla 2018 senesinde 960 TLye terfi etmiştir. Arpasını satış fiyatı da 620 TLden yüzde 39 artışla 860 TL’ye terfi etmiştir. Buna rağmen aynı süreçte DAP gübresinin fiyatı yüzde 52, mazotun fiyatı yüzde 31, tohumluk fiyatı ise yüzde 30 artış göstermiştir.

Aynı dönem için buğdaya ton başına verilen prim desteği 50 TL ve sertifikalı tohum desteği 30 TL’de durağan(durgun) kalmıştır. Toprak analizi desteği 10 TLden 3 TLye, gübre desteği 30 TL’den 20 TL’ye gerilemiştir. Mazot desteği 20 TL’den 60 TLye terfi etmiştir. Bu kapsamda buğdaya ton başına verilen toplam destek 140 TL’den 5 yılda yüzde 16 artışla sadece 163 TL’ye çıkmıştır.

Arpada ise ton başına verilen prim desteği buğdayda olduğu şeklinde 50 TL’de durağan(durgun) kalmıştır. Toprak çözümleme desteği 11 TLden 3 TL’ye, gübre desteği 27 TLden 15 TLye gerilemiştir. Sertifikalı tohum desteği 27 TLden 32 TLye, mazot desteği 20 TLden 56 TLye terfi etmiştir. Bu kapsamda arpaya ton başına verilen toplam destek 135 TL’den 5 yılda yüzde 16 artışla sadece 156 TL`ye çıkmıştır.




Bitkisel üretim ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiye 2018 senesinde 14,5 milyar TL tarımsal destek verilmiştir. Tarımda ortalama 4 milyar litre mazot kullanılmaktadır. Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü 2018 yılı mazotun litre fiyat ortalamasını 5,80 TL olarak vermiştir. Buna nazaran ziraatçi kullandığı mazota 23 milyar 200 milyon TL ödemiştir. Mazot fiyatının yüzde 55-60’ının vergiden oluştuğu dikkate alındığında çiftçinin kullandığı mazota ödediği vergi ortalama 13 milyar TL’dir. Şu demek oluyor ki çiftçiye verilen desteğin neredeyse tamamı kullandığı girdilerden yalnız önde gelen mazotun vergisi ile geri alınmıştır.

Ziraatçi dolaylı vergi yükleri ve girdi maliyetleri artışı altında ezilmektedir. Mevcut desteklere rağmen emeğinin karşılığını alamayan ziraatçi son 5 yılda buğday ekimini 7,9 milyon hektardan 7,3 milyon hektara 600 bin hektar, arpa ekimini de 2,8 milyon hektardan 2,6 milyon hektara 200 bin hektar küçülmüştür.

Tahıl üretimi içinde son aşama mühim yere haiz bu iki ürünün 2019 yılı alım fiyatı Cumhurbaşkanı tarafınca açıklandı. Buna nazaran sert ekmeklik buğdayın 2018 senesinde 1.050 TL/ton olan alım fiyatının yüzde 29 artış ile 1.350 TL’ye, makarnalık buğdayın 1.100 TL/ton olan alım fiyatının yüzde 32 artışla 1.450 TLye, arpanın 825 TL/ton olan alım fiyatının yüzde 33 artışla 1.100 TL’ye çıkarıldığı duyuruldu.

Destekleneceği belirtilen 2019 yılı tahıllarının ekimi 2018 yılı sonbaharında yapılmıştır. Bundan önceki senenin aynı dönemine nazaran mazot fiyatı 2018 yılı Eylül-Ekim aylarında yüzde 33-35, üre gübresinin fiyatı yüzde 82-99, DAP gübresinin fiyatı yüzde 93-102, ziraat ilacı fiyatı da averaj yüzde 70 civarında artış göstermiştir. Bu tabloya nazaran buğday ve arpa için açıklanan alım tutarları çiftçinin devamlı gerileyen alım enerjisini telafi edebilecek düzeyde değildir. Bu veriler gerek buğday gerekse arpa ekim alanlarının gelecekte de küçüleceğini, ithalata bağımlılığın artarak devam edeceğini göstermektedir.

Sadece, ithalat da sorunlu hale gelmiştir. Geçen senenin aynı dönemine nazaran 2019 yılının ilk 3 ayında makarnalık buğdayın 1 kilogramının ithalatı için ödenen dövizin TL karşılığı 0,97 TL’den yüzde 53 artışla 1,48 TL’ye, öteki buğdaylarınki 0,80 TLden yüzde 70 artışla 1,36 TL’ye, arpanınki 0,84 TL’den yüzde 71 artışla 1,44 TL’ye terfi etmiştir.

Açıklanan 2019 yılı buğday ve arpa tutarları ithalat fiyatlarının oldukça altındadır. Bu durum buğday ve arpanın hammadde olarak kullanıldığı ürünlerde kaçınılmaz olarak fiyat artışını da bununla beraber getirecektir. Zira, ithalat bağımlılığımız ve ithal ürünün fiyatının da devamlı ve süratli bir artış eğiliminde olması iç piyasadaki tutarları da arttıracaktır. Buna rağmen ihracat için üretim meydana getiren sanayinin, ithal ürün fiyatlarındaki artış sebebiyle yerli üretime yönelmesi de tutarları arttıracaktır. Öteki taraftan ziraat politikaları ve ithalat sebebiyle devamlı satış fiyatı baskılanan ve emeğinin karşılığını bulamayan çiftçinin ekim alanlarını azaltması da fiyat artışına niçin olacaktır.

Buğdayın son 5 yıl averaj verimi hektara 2.700 kilogram olup çiftçinin ekmekten vazgeçmiş olduğu 2,5 milyon hektarlık alanın üretimde kullanımı halinde sağlayacağı ilave üretim 6 milyon 750 bin ton olacaktır. Bu durumda ihracat amaçlı da olsa buğday ithalatına gerek kalmayacaktır.

Arpanın da hektara averaj verimi 2.640 kilogram olup çiftçinin ekmekten vazgeçmiş olduğu 1,2 milyon hektarlık alanda arpa ekilmesi halinde sağlayacağı ilave üretim ortalama 3,2 milyon ton olacaktır ki, bu miktar 2018 senesinde ithal ettiğimiz 655 bin tonun oldukca üzerindedir.

Çiftçinin üretime yönlendirilmesi ile 2018 yılı için buğday ithalatına ödediğimiz 1,3 milyar dolar ile arpa ithalatına ödediğimiz 150 milyon doların vatanımızda kalacağı, üretim fazlamızın da ülkeye döviz katkısı sağlayacağı göz ardı edilmemelidir.

Üretimde verimi ve kaliteyi arttırmada sulamanın önemi büyüktür. Ekonomik ölçütlerde sulanabilecek 8,5 milyon hektar ziraat arazimizin bugüne dek 6,2 milyon hektarı sulamaya açılabilmiştir. Çağıl sulama şekillerinin kullanılmasıyla sulanabilecek arazi miktarını 12 milyon hektara çıkarmak mümkün olacaktır. Tahıl üretimimizin büyük kısmının kuru ziraat arazileri üstünde yapıldığı dikkate alındığında dışa bağımlılıktan kurtulabilmek için sulama yatırımlarının en kısa sürede bitirilmesi şarttır.

Kaliteli yemlik ve maltlık arpa için ürünün fizyolojik standardını yükseltecek verim ve kalite özelliklerine haiz, hastalık ve zararlılara dayanıklı, çevresel streslere dirençli yeni çeşitlerin geliştirilmesine gerekseme vardır. Bu yüzden ıslah programları teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

Tüm bu hususları göz ardı ederek yaşanabilecek olumsuzlukları lobi faaliyeti olarak görmek ve çözümü ithalatta aramak ülke tarımını daha da negatif bir yöne götürecek, tutarları daha da tırmandıracaktır.”








Bunları kaçırmayın

Gabriel García Márquez Nobel Konuşması: Latin Amerika’nın Yalnızlığı

Gabriel García Márquez'in Nobel Konuşmasında okuduğu Latin Amerika'nın Yalnızlığı adlı metini sizlerle paylaşıyoruz.Antonio Pigafetta, Macellan’ın dünya çevresinde yaptığı ilk seyahate katılan Floransa’lı denizci, Amerika’nın...

Kadın’ı varlıklarıyla hatırlatmaya çalışan iki kadın: Luiz Bakar ve Ester Zonana

Birbirlerini hiç tanımamış, aynı amaç uğruna mücadele eden iki kadının dillendirdikleri bir nokta. Onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde,...

Mutlaka izlemeniz gereken En iyi 18 Uzay Filmi

Yine bir sinema listesiyle karşınızdayız. Yaşadığımız evrenin büyüklüğünü düşünüp hayretler içinde kalmayan insan neredeyse yok.Bu listede de yüzünü evrene dönen sinema yapıtlarından en...

Özdemir Asaf’ın enleri, ilkleri bilinmeyenleri!

Özdemir Asaf şiirleri, hayatı ve hikayeleriyle şiirimizin en nadide şairlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en önemli isimlerinden Özdemir Asaf'ın şiirleri dışında başına gelmiş bilinmeyen...

Son haberler

Mevsimi: Meyve ve sebzeleri tarladan tüketiciye ulaştıran girişim [Özel Haber]

Türkiye’deki girişimcilerin yeni ürün ve hizmetlerini özel haber olarak paylaşmaya devam ediyoruz. Şimdi sizleri Can Kağıtcıbaşı‘nın kurucusu olduğu yeni girişim Mevsimi ile tanıştıralım....

Pawel Pawlikowski, belgesellerini çevrimiçi erişime açtı

Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski, belgesellerini çevrimiçi erişime açtı. Pawlikowski’nin “From Moscow to Pietushki”, “Dostoevsky’s Travels”,  “Serbian Epics”, “Tripping With Zhirinovsky” gibi yapımları yayımlanan belgeseller...

Yogaila: Canlı dersler ile yoga, fitness ve meditasyon eğitimleri alabileceğiniz platform [Özel Haber]

Yogaila, herkese evlerinden katılabilecekleri, eğitmenlerle etkileşime girebilecekleri, soru sorabilecekleri Yoga, Fitness ve Meditasyon başlıkları altında onlarca canlı ve gerçek zamanlı grup dersi sunan...

Grup Yorum üyelerine destek için internet konseri verilecek

Sanat Meclisi, açlık grevini ölüm orucuna çeviren Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’le dayanışma sağlamak için 11 Nisan’da internet üzerinden destek...

Zülfikar Doğan: Yabancılar dövizini alıp kaçıyor, yerliler bankadan ‘yastık altına’ geçiyor

Merkez Bankası (MB), Korona salgının ekonomideki etkilerine karşı daha önce açıkladığı önlemler yetersiz kalınca, parasal genişlemeyi ve piyasalarda likiditeyi bollaştırarak, bankaların ve şirketlerin...