8.5 C
İstanbul
Cumartesi, Ağustos 1, 2020

Ayın Kitabı ‘Nazım Hikmet’ oldu!

Emin Karaca tarafından kaleme alınan ''Nâzım Hikmet: Mistik Romantik Ağır Mahkûm ve Göçmen Şair” adlı kitap PEN Türkiye tarafından ayın kitabı seçildi.Nazım Hikmet'in yaşam...

Bunlara bakmalısınız

Tomris Uyar ve aşıkları

Sizce en kıskanılan, çoğu kişinin yerinde olmak istediği kadın kim? Öyle bir kadın var ki en güzel isimler, en güzel eserlerini onun için yazdı.O...

Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Frida Kahlo da her kadın gibi kurbanıydı toplumun, öteki idi. Ama köşesine çekilip acılarının öylece geçmesini beklemedi. Kendisi ile yüzleşirken aslında kadınlığı ile de...

Sema Moritz’in hikayesi ve taş plak sesi

Sema Moritz, Türkiye Müziğinde Taş plak sesli şarkıcı olarak kendine yer edinmiş, bir daha onun gibisi gelir mi acaba dedirten bir müzisyen. Nokta dergisine...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Yaşar Kemal: Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne

Siz ne derseniz deyin, ben bıktım. Nah burama geldi. Neredeyse öfkeden, çaresizlikten boğulacağım. Kendimi kandırmaya çalışıyorum. İyi olacak, iyi olacak! Başkalarını da kendimle birlikte...

Kadın’ı varlıklarıyla hatırlatmaya çalışan iki kadın: Luiz Bakar ve Ester Zonana

Birbirlerini hiç tanımamış, aynı amaç uğruna mücadele eden iki kadının dillendirdikleri bir nokta. Onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde,...

Karayılan, AKP kendi kayıplarını gizliyor

Murat Karayılan, Başbakan Davutoğlu’nun ‘terörün belini kırdık’ söylemlerine cevap verdi. Karayılan açıklamasında “Anaşılıyor ki AKP, 1 Kasım’a kadar kendi kayıplarını daha fazla gizleyecek, savaş konsepti bu” dedi.
PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan son günlerde kendisi ile ilgili medyada çıkan haberlere yanıt verdi. Karayılan, “kendisine en yakın ismin teslim olup konuştuğu” yönünde servis edilen haberleri “asparagas” olarak nitelendirirken, “Öyle görünüyor ki aslında AKP basını da belli bir kamuoyu çevresine hitap ediyor. Bu yüzden çok rahat yalan söyleyebiliyorlar,” değerlendirmesinde bulundu. Karayılan, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “terörün belini kırdık” söylemi için de “Madem ‘belini kırdık’ diyorsunuz; o zaman buyurun karayoluyla Çukurca ilçesine gelin veya şimdi Beytüşşebap’ın en yakınındaki bir tepeye çıkıp etrafa bakın. Eğer Çukurca ile Hakkari arasındaki yolu Türk devleti olarak açıp da çalıştırabiliyorsanız size ‘bravo’ derim,” dedi. Karayılan ayrıca PKK’nin askeri faaliyetlerine ve kayıplarına ilişkin de bilgiler aktardı. “Hiçbir kaybımız yokken kayıp var gibi gösteriyorlar,” diyen Karayılan, “Anaşılıyor ki AKP, 1 Kasım’a kadar kendi kayıplarını daha fazla gizleyecek, savaş konsepti bu” dedi.

MEDYADA KARAYILAN’LA İLGİLİ ÇIKAN HABERLER

Devletin yarı resmi haber ajansı Anadolu Ajansı (AA) ve Doğan Haber Ajansı (DHA) güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberlerinde Karayılan’ın ‘en yakınındaki bir ismin‘ açıklamalarını yazdığını iddia ederek; haberde Karayılan’ın “Yok olup gideceğiz, polisle jandarma uyumlu çalışıyor” dediğini öne sürmüştü.

Karayılan’ın YDG-H’den (Yurtsever Demokrat Gençlik Hareketi) de ‘garabet’ diye bahsettiğinin ileri sürüldüğü haberlerde YDG-H için, “YDG-H denen garabet, halka niye saldırdı? Biz, ‘ezin dedik, korkutun’ dedik, adamlar halkın çatılarından içeri roket attılar, ambulansları yakarak acil hastaların ölümüne neden oldular, bebeği buzdolabında öldürdüler. Kim inanır sizin ‘T.C. yaptı’ demenize. Halk bize sırtını döndü” ifadelerini kullandığı öne sürülmüştü.

Öte yandan Karayılan’ın “T.C. ordusu adeta çıldırdı, üzerimize çullandılar. Polis, jandarma çok uyumlu çalışıyor. Ordu bunları kucaklamış hep birlikte üstümüze geliyorlar. Çok dikkatli olalım. Dinliyorlar, gözlüyorlar, vuruyorlar.” dediği de iddia edilmişti.

KARAYILAN’DAN HABERLERE YALANLAMA: “AKP’NİN SAVAŞ KONSEPTİNİN PARÇASI”

ANF’ye konuşan Karayılan’ın bu haberlere verdiği yanıtlar ve bazı açıklamaları özetle şöyle:

[“Özellikle sizin telsiz konuşmalarınız olduğu iddiasıyla metinler yayınlanıyor, size en yakın ismin teslim olup konuştuğu ileri sürülüyor. Bütün bunlardan ne anlaşılmalı?” sorusuna yanıt olarak]

“Evet… Bu tür asparagas haberlere biz aslında gülüp geçiyoruz. Bu haberler o kadar seviyesiz ki cevap verme gereği bile duymuyoruz ama siz sordunuz; bunun için bu konuda bazı şeyleri söyleyebilirim:

“Bu tür yalan haberlere halkımızın inanmadığını biliyorum. Bu yüzden de aslında şimdiye kadar hiç cevap verme gereği duymadım. Fakat Türkiye toplumundan, devletine-hükümetine dürüstçe inanan bazı çevreler bu haberlere inanıyor olabilir. Öyle görünüyor ki aslında AKP basını da belli bir kamuoyu çevresine hitap ediyor. Bu yüzden çok rahat yalan söyleyebiliyorlar. Yani bakıyorsun, hiç kimsenin inanmayacağı bazı olguları ha bire gündemleştiriyorlar. Aslında, ‘nedendir, ne içindir, acaba böyle midir’ diyemeyen çevrelere hitap etmiş oluyorlar. Yani kendi tabanlarını tutmaya çalışıyorlar. Tabii bununla kendi dışlarındaki aynı yaklaşım içinde olan bir kısım MHP tabanına da seslenmiş oluyorlar. Çünkü bize ilişkin, yine daha başka bir çok olguya ilişkin söyledikleri şeyler tamamen yalandır. Mesela Erdoğan o 2 bin gerillanın öldüğünü nereden çıkarmış? Hangi veriye dayanmış? Polis mi onlara vermiş, ordu mu onlara vermiş? Çünkü sanmıyorum onlar versin. Çok çok abartılı ve tamamen yalan bilgiler bunlar. Amiyane tabirle çuvallamayı gösteriyor.

“AKP 1 KASIM’A KADAR BİR SAVAŞ KONSEPTİ BELİRLEMİŞ”

“Belli ki AKP yönetimi 1 Kasım’a kadar bir konsept belirlemiş:

* Birincisi; şiddeti gündemde tutacaklar; yani savaşı sürdürecekler. Sürekli ‘biz başardık, çok öldürdük, bilmem ne kadarını yok ettik’ diyerek, PKK’ye karşı en iyi savaşan ve PKK’yi tasfiye eden bir güç olduğunu belirtip başarılı bir komutan edasıyla toplumun karşısına çıkmayı hedefleyecekler. Bakın dün, ABD’de Davutoğlu, ‘yapılan operasyonlarla terörün belini kırdık’ dedi, DAİŞ’e karşı da çok savaştıklarını ve ona da büyük darbeler vurduklarını söyledi. Bu tam anlamıyla palavradır. Aslında şimdi AKP bir palavra savaşı yürütüyor. Stratejileri, topluma PKK’ye karşı çok yüksek başarı elde ettiklerini empoze etmedir. Bunun için büyük yalanlar söylüyorlar.

* İkincisi; HDP’nin de aslında PKK’yle aynı konumda olduğunu iddia ederek HDP’nin meşruluğunu tartışmaya sokma ve böylece baraj altına düşürme gayretindeler. Toplum üzerinde baskı kurup seçimlere çeşitli yollarla hile katarak taşımalı sandık, vb. yöntemlerle HDP’yi barajın altına düşürmek ve 400 milletvekili hedefine ulaşmak istiyorlar.

YDG-H DEĞERLENDİRMESİ

“YDG-H için yaptığım değerlendirme, YDG-H’nin kendi direnişiyle kendisini bize de, topluma da, devlete de kabul ettirmiş olan yeni bir güç olduğu, Kürt gençliğinin yeni bir iradeleşmesi olduğu yönündedir. Ancak o haberlerde benim YDG-H’nin halka zarar verdiğini belirttiğim ve eleştirdiğim yönünde şeyler var ki hiç alakası yok. Son dönemlerde ben genellikle YDG-H’yi hep takdir eden şeyler söylemekteyim. Tüm Türkiye kamuoyu, özellikle de AKP’ye inanmış çevreler şunu iyi bilmeli ki, bunlar hep yalan söylüyorlar; kandırıyorlar. Bunların bu yalanlarının dozajı aslında topluma hakarettir; insan aklıyla alay etmedir. Psikolojik savaş olur da bu kadar yalana dayalı olmaz. Gerçekten psikolojik savaşın en büyük yalanları bu AKP’liler döneminde geliştirildi. Önceden de vardı ama bunlar çok fazla ölçüsüz bir biçimde geliştirmektedirler. Nihayetinde o haberlerin hiçbir doğruluğu yoktur; bir temele dayanmamaktadır.

“KİMMİŞ TESLİM OLAN SAĞ KOLUM? İSMİNİ NİYE SÖYLEMİYORLAR?”

“Benim bir sağ kolum güya teslim olmuş, ihanet etmiş, konuşmuş diyorlar. Kimmiş bu sağ kolum? İsmini niye söylemiyorlar? Böyle bir şey yoktur. Sıradan, eski bir kadromuz bile kaçmış olsaydı, onun ismini verip ‘bu sağ kolu’ derlerdi.

“Kendi zaaflarını örtmek için neye ihtiyaç hissetmişlerse o konularda cümleler dizmişlerdir. Dikkat edin; ‘çarpıtma’ demiyorum; öyle bir konuşmam yoktur ki ‘çarpıtmışlardır’ diyeyim. Cümlelerin tamamen kendileri tarafından kurulduğu yalana dayalı bir psikolojik savaş haberidir. Ayrıca konseptleri bu çerçevede olduğu için belli ki, bundan sonra da bu tür şeyleri üretecekler, yürütecekler. Kamuoyu bunu dikkate almalı. Biz her konuda netiz; gizlediğimiz hiç bir şey yoktur. Biz açık bir devrim yürütüyoruz. Evet, halkın çocukları var tabi bizim denetimimizde. Halkın çocukları şehit düşerse tabii ki söyleriz. Ama hepsini gömdüğümüz ve cenazeleri gizlediğimiz haberleri tamamen yalan olan ve AKP savaş hükümetinin kendisini topluma başarılı gibi yansıtmak için özel savaş masaları tarafından uydurulan senaryolardır.”

DAVUTOĞLU’NUN ‘TERÖRÜN BELİNİ KIRDIK’ AÇIKLAMASINA YANIT

“Davutoğlu’nun ‘terörün belini kırdık’ demesi gülünç bir şeydir. Madem ‘belini kırdık’ diyorsunuz; o zaman buyurun karayoluyla Çukurca ilçesine gelin veya şimdi Beytüşşebap’ın en yakınındaki bir tepeye çıkıp etrafa bakın. Eğer Çukurca ile Hakkari arasındaki yolu Türk devleti olarak açıp da çalıştırabiliyorsanız size ‘bravo’ derim. Yani böyle palavralarla, halktan her şeyi gizleyerek oy hesapları yapmak beyhude bir çabadır. Hem barış masasını devirip savaşı başlattılar hem de her şeyi Türkiye kamuoyundan gizleyerek alçakça yöntemlerle savaşta başarılı olduklarını ve iktidarlarını sürdürmek istediklerini söylemektedirler.

1 KASIM’DA PKK’NİN POZİSYONU NE OLACAK?

“İleride, yani böyle tansiyonu düşüren veya halkın gerek Türkiye’de gerekse de Kürdistan’da güvenlik içerisinde seçimlere gidecek ortamın yaratılması konusunda biz üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmek isteriz. Umarım bundan sorun çıkarmazlar. Biz bunun üzerinde tartışıyoruz; ileriki günlerde kendi tutumumuzu netleştiririz. Ama belirttiğim gibi, yani seçimin üzerinde herhangi bir etki yaratmak ya da engellemek gibi bir çabamız olmaz. Tersine elden gelirse tansiyonu düşüren, ortamı sakinleştiren ve netleştiren bir yaklaşımımız olur. Bunu söyleyebilirim.

“Yani biz gerilla tarafı olarak seçimlerin güvenlik ve istikrar içerisinde yapılmasını isteriz. Bu konuda bize düşenleri yapmaya çalışırız. Ama AKP’nin mevcut yaklaşımları hiç güven vermiyor. Seçime hile katmak ve halkımızın iradesini hiçe saymak için her türlü yönteme başvurmaya dönük hesapları olduğu anlaşılıyor. Hareketimizin yönetimi kuşkusuz bütün bu durumları değerlendirecek ve ona göre bir tutum geliştirecektir.

PKK’NİN KAYIPLARI

“Savaşın ikinci ayında verdiğimiz şehitlerin sayısı 48’dir. Yani öyle Türk devletinin uçakları geliyor vuruyor, vuruyor, sonra diyor ‘bilmem ne kadar kayıp verdirildi.’ Yok, biz darmadağın olmuşuz, tüm depolarımız yerle bir edilmiş; barınacak yerimiz kalmamış, bilmem ben İran’a gitmişim. Bunların hepsi topluma saygısızlıktır. Aşırı yalancılıktır. Böyle bir şey yok. Bizim verdiğimiz rakamlar nettir. Onların ise bu ikinci ayda verdiği kayıpları daha fazladır.

“İkinci ayda gerillanın savaş performansı daha da yetkinleşmiştir. Bunu görünce belli düzeyde kendilerini toparladılar; Bolu’dan Kayseri’den güç getirdiler. Bütün yetkin güçlerini getirdiler; savaş sahasına soktular. Bu temelde ikinci ay gelişti. İkinci ayın sonuçlarına bakıyoruz; Eylem sayısı yaklaşık 2 kat artmıştır. Sonuç alma düzeyi daha yükselmiştir.”

karayılan

 

 

 

 

 

 

 

 

DemokratHaber






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Felsefe tarihinde ‘erkekliğin’ gölgesinde kalmış 19 kadın filozof

Kadınlar tarih boyunca birçok alanda olduğu gibi felsefe alanında da gölgede bırakılmış ve yaptıkları çalışmalar yok sayılmıştır. Bazı dönemlerde ise bir biçimde bilim ya da...

Mutlaka izlemeniz gereken En iyi 18 Uzay Filmi

Yine bir sinema listesiyle karşınızdayız. Yaşadığımız evrenin büyüklüğünü düşünüp hayretler içinde kalmayan insan neredeyse yok.Bu listede de yüzünü evrene dönen sinema yapıtlarından en...

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Ukraynalı Fotoğrafçı Vadim Stein, drama, heykelcilik ve grafik üzerine yaptığı çalışmalarının ardından dansçıların fotoğraflarını çekmeye karar verir.Fotoğrafçı Vadim Stein'in çalışmalarından küçük bir demeti sizin...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Son haberler

SABAH Raporu:   CDS’lerde satış dalgası, dışarda kaygılı piyasalar

Corbyn’in sola çektiği İşçi Partisi’nin dümenini sağa kıran Starmer’a tepki büyük. Tabandan kopuşlar devam ediyor. Gerekçe yeni liderin Blair benzeri neoliberal politikalara geri...

Yunanistan: Türkiye ile diyalog kurmaya açığız ama tehdit altında olmaz

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, ülkesinin Türkiye ile diyalog kurmaya açık olduğunu ancak bunun tehdit altında yapılamayacağını söyledi.Türkiye, Meis Adası’nın güney ve doğusunda...

Frances McDormand’lı ‘Nomadland’in ilkgösterimi Venedik ve Toronto’da eş zamanlı yapılacak

Chloé Zhao’nun Frances McDormand’lı yeni filmi “Nomadland”, ilkgösterimini 11 Eylül’de Venedik ve Toronto film festivallerinde eş zamanlı olarak yapacak. FilmLoverss’ın Deadline’dan aktardığı habere göre,...

İşKur verileri  işsizlik Haziran’da yüksek seyredecek diyor

Almanya, BM’nin Libya’ya yönelik silah ambargosu kararını denetlemek için İrini misyonu kapsamında Libya açıklarına asker gönderecek. Almanya, Libya’da çatışan taraflara yasa dışı yollarla silah...

İmalatta üretim artışı enflasyonist baskı yaratıyor

Corbyn’in sola çektiği İşçi Partisi’nin dümenini sağa kıran Starmer’a tepki büyük. Tabandan kopuşlar devam ediyor. Gerekçe yeni liderin Blair benzeri neoliberal politikalara geri...