8.5 C
İstanbul
Pazar, Eylül 20, 2020

Düzenli cinsel hayatın 10 faydası

Batı ülkelerinde 16 yaşlarına kadar inen cinsellikle tanışma yaşı Türkiye’de de giderek aşağılara inmektedir. Çocukluktan itibaren bir tabu olarak öğretilen cinselliğin aslında biyolojik bir...

Bunlara bakmalısınız

Kadın’ı varlıklarıyla hatırlatmaya çalışan iki kadın: Luiz Bakar ve Ester Zonana

Birbirlerini hiç tanımamış, aynı amaç uğruna mücadele eden iki kadının dillendirdikleri bir nokta. Onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde,...

Üretim ve Tüketim üzerine bir film

Gıda üretimi ve tüketiminin bugünkü halini gösteren çok etkileyici bir kısa belgesel. Samsara film şirketinin Mark Magidson yapımcılığında gerçekleştirdiği 102 dakikalık filmin 6 dakikalık bir...

Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Frida Kahlo da her kadın gibi kurbanıydı toplumun, öteki idi. Ama köşesine çekilip acılarının öylece geçmesini beklemedi. Kendisi ile yüzleşirken aslında kadınlığı ile de...

Dünyanın en çok satan 20 kitabı

İnsanoğlu bu güne kadar kesin olmamak kaydıyla 130 milyana yakın kitap basmıştır. Biz bu listeyi hazırlarken bile basımda olan yeni kitaplar olduğunu biliyoruz. Bu...

Yapay Zeka: Dost Mu, Düşman Mı?

Londra'daki Kraliyet Cemiyeti'nde sıradan bir Haziran'ın bir Cumartesi sabahı. Bilgisayar bilimcileri, halk arasında ünlü isimler ve gazeteciler, onlarca yıldır süregelen bir mücadeleye tanıklık etmek...

Sema Moritz’in hikayesi ve taş plak sesi

Sema Moritz, Türkiye Müziğinde Taş plak sesli şarkıcı olarak kendine yer edinmiş, bir daha onun gibisi gelir mi acaba dedirten bir müzisyen. Nokta dergisine...

Etyen Mahçupyan “Kaybedilen oylar yapısal yanlışların sonucu”

Etyen Mahçupyan, AKP‘nin 7 Haziran seçimlerinde kaybettiği “Doğu oyları”yla ilgili olarak, “Bölgede kaybedilen oyun bir bölümü bugüne kadar sürdürülen yapısal yanlışların üzerine yatılmasının sonucuydu” dedi.

Ahmet Davutoğlu‘nun eski başdanışmanı ve Akşam gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan “Kürtlerin ekseriyeti meseleyi PKK’nın çözeceğine inanmadılar ama onun varlığının devleti çözüme yönlendirebileceğini düşündüler. Meseleyi çözebilecek olan AKP’nin yönettiği devletti. O nedenle Süreç’in durması AKP’nin çözebilecekken çözmemesi olarak sunulabiliyor ve kabul görüyor” diyen Mahçupyan, klasik anlamda bir milliyetçi bütünleşme yaşamayan Kürt coğrafyasındaki insanların, “AKP’den Kobani’nin nasıl ihya edileceğini, Rojawa’nın geleceğine ilişkin AKP tasavvurunun ne olduğunu da duymak istediklerini” iddia etti.

Etyen Mahçupyan’ın Akşam’da yayınlanan “AKP Kürtler için ne diyecek?” başlığıyla yayımlanan 27 Eylül tarihli yazısı şöyle:

“Yaklaşan seçimde AKP’nin en kritik sınavlarından biri Kürt coğrafyasında verilecek. Soru iktidarının büyük kısmında ‘toplumun yanında’ olarak algılanan AKP’nin şimdi ‘toplumun karşısında’ görülme tehlikesi karşısında nasıl bir adım atacağıdır. Bugün iktidarın içinde ve çevresinde ‘ders verme’ psikolojisinin revaçta olduğu görülüyor. Ama başarı gerçeklerden ders alınarak gelebilir ancak…

Bölgede kaybedilen oyun bir bölümü bugüne kadar sürdürülen yapısal yanlışların üzerine yatılmasının sonucuydu. Örneğin barajın düşürülmemesi fırsatçı bir bakıştı ve kendiniz ‘doğru’ işler yaptığınız sürece bir denge unsuru olarak alınan desteğe fazla zarar vermiyordu. Ama bir noktadan sonra apaçık bir haksızlığı sürdürmek AKP’li Kürtlere de fazla geldi, çünkü savunulması mümkün değildi. Dahası bu blokaj kendisini PKK’ya çok uzak hissedenlerin bile AKP’ye mesafe almasına neden oldu. Haziran seçim kampanyasında HDP’nin hedef alınması ise o zamana dek AKP’ye oy veren Kürtlerin önemli bölümünün ‘bu sefer’ HDP’yi desteklememesini çok zorlaştıran bir atmosfer yarattı. Buna Erdoğan’ın seçim söylemi eklendiğinde son psikolojik bariyer de ortadan kalktı ve yığınsal kayma ‘doğal’ hale geldi.
Söz konusu AKP stratejisinin çok ‘düşünülmüş’ olduğunu söylemek zor. Temelde Kürt zihni ve gönül dünyasında olanların iktidar tarafından algılanmaması ve anlaşılamaması yatmakta… Meseleye siyasi aktör üzerinden yaklaşıp PKK’nın yaptıklarını veya HDP’nin tutarsızlıklarını baz alarak analiz yapanlar gerçeği ıskalarlar. Çünkü Kürtler açısından PKK/HDP tarafında beklentiler hiçbir zaman yüksek olmadı. Buradaki çiğliği kendi çocuklarının anlaşılır ve bir yere kadar tahammül edilebilir eksiği olarak gördüler. Oysa AKP’den beklenti hep yüksek oldu… Yıllarca onlara eziyet etmiş olan devlet şimdi yeni bir görünümle ortaya çıkmış ve eskiyi silme adımları atmıştı. Kürtlerin ekseriyeti bu meseleyi PKK’nın çözeceğine inanmadılar ama onun varlığının devleti çözüme yönlendirebileceğini düşündüler. Meseleyi çözebilecek olan AKP’nin yönettiği devletti. O nedenle Süreç’in durması AKP’nin çözebilecekken çözmemesi olarak sunulabiliyor ve kabul görüyor.
Kürt coğrafyası klasik anlamda bir milliyetçi bütünleşme yaşamıyor. Nitekim ayrılıkçılık hala çok zayıf… Ama ortada bir ulusal ‘uyanışın’, bir ‘ortak kimlik hissiyatının’ olduğu da çok açık… Bu duygunun yüzyılların ardından, özel bir dünya ve bölge konjonktüründe ortaya çıktığını unutmamak lazım. Bunun anlamı görünen fırsatın kaçma tehlikesinin bir Demokles kılıcı gibi Kürtlerin üzerinde sallanmasıdır. Suriye’de yaşananlar söz konusu kimlikleşmeyi daha da kırılgan yaptı. AKP ise karşısında rencide olmaya bu denli yatkın bir psikososyal oluşum olduğunu idrak etmedi.
Bu bağlamda Kobani de sanıldığı kadar siyasi anlama sahip değildi. İnsanların öz saygısının, hayat hakkının siyasette karşılık bulma momentiydi. İktidarın duyarsız kalması, duygusal tepkinin ve radikalizmin kapısını açtı. Şimdi seçime giderken insanlar AKP’den Kobani’nin nasıl ihya edileceğini, Rojawa’nın geleceğine ilişkin AKP tasavvurunun ne olduğunu da duymak istiyorlar. Türkiye’yi Kürtlerle birlikte ‘büyük’ oynarken hayal ediyorlar…
Not: HDP bölgede bazı sandıkların birleştirilmesine karşı çıkıyor. Soru şu: Seçmenin oy vermesini fiziksel olarak zorlayacak bir düzenleme olmadıkça, demokratik bir seçimin gerçekleşmesi açısından sandıkların olabildiğince birleştirilmesi mi daha doğrudur, yoksa olabildiğince bölünmesi mi? Kriter gizli oy olduğuna göre tabii ki birleştirilmesi. Çünkü kimin nereye oy verdiği belli olmayacağı için seçmen üzerinde baskı kuramazsınız. Ama HDP bunu istemiyor… Kim nereye vermiş, herkes vermiş mi bilmek istiyor… “

etyen-mahcupyan






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Dresden’de Gezilecek 8 Yer

Doğu Almanya’nın mücevheri Dresden, nefes kesici güzelliğiyle şehri çevreleyen Elbe Nehri‘ne nazır nefis bir kent.

Zygmunt Bauman: Sosyal medya çok kullanışlı ve keyifli bir tuzak

Zygmunt Bauman yakınlarda 90. doğum gününü kutladı ve Leeds’deki evinden İspanya’nın kuzeyindeki Burgos’taki bir etkinliğe gitmek için iki kez uçağa bindi. Söyleşiye başlarken yorgun...

Kadın’ı varlıklarıyla hatırlatmaya çalışan iki kadın: Luiz Bakar ve Ester Zonana

Birbirlerini hiç tanımamış, aynı amaç uğruna mücadele eden iki kadının dillendirdikleri bir nokta. Onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde,...

Ataerkil bir toplumda 4 maddeyle kadınların giyimine göre takılan isimler

Ataerkil bir zihniyetin hakim olduğu dünyada tahakküm altındaki cins olan kadına da erkeklerin rol biçtiğini söylemek yanlış olmaz. Ne var ki hayatın her alanında...

Son haberler

‘Minnoşlar’ filminin ardından Netflix’te abonelik iptalleri beş kat arttı

‘Çocukları cinsel obje haline getirmekle’  eleştirilen “Minnoşlar” (Cuties) filminin ardından Netflix aboneliğini iptal edilen kişilerin sayısı, önceki 30 güne kıyasla son beş günde...

Türk firmasından ilaç sanayinde dev satınalma!

108 yıldır ilaç sektöründe faaliyet gösteren ve 18 yıldır kesintisiz pazar lideri olan Abdi İbrahim, ilaç sektörünün öncü ülkesi İsviçre’de kurulu 83 yıllık...

Halil Sezai tutuklanarak cezaevine gönderildi

Tuzla’da 15 Eylül’de, 67 yaşındaki Hüseyin Meriç’i darp ettiği görüntüler ortaya çıkan ve tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edilen şarkıcı Halil...

Kıbrıs İktisat Bankası: ‘Bilinmeyen sularda seyreden bir para birimi; Türk Lirası’

Bilinmeyen sularda seyreden bir para birimi: Türk Lirası Dün açıklanan verilere göre, TCMB’nin sadece bu sene brüt döviz rezervleri %40 azalarak 45,2 milyar dolar...