Ana SayfaDerlemelerLendman: Parisliler yas içindeyken...

Lendman: Parisliler yas içindeyken Filistin yanıyor

Google Haberler'de takip et!

Flashpoint in Ukraine: How the US Drive for Hegemony Risks World War III kitabının yazarı Stephan Lendman, Paris saldırısı sonrası İsrail-Filistin savaşını yazdı.

 

Yazar Lendman Globalresearch’te yer alan yazısında şu ifadelere yer verdi:

İsrail, Filistinlileri kitlesel olarak hapsederek ve onlara günlük işkence yaparak zalimce davranıyor, tasarlayarak öldürüyor ve İsrail’in kurbanları suçlayarak işlediği bu ağır ve vahim suçlar Batı ve İsrail medyası tarafından görmezden geliniyor.

 

Parisliler ölülerinin yasını tutmakta haklılar. Zarar görmüş bir ulus ve onun aile üyeleri dünya çapında bir sempati ile destekleniyor. Filistinliler ise tek başlarına tecrit edilerek acı çekiyorlar. Dünya kamuoyu onların çektiği bu korkunç çileyi görmezden geliyor. Onlar için önemli olan sadece Yahudi hakları.

 

İsrail, 1 Ekim tarihinden bu yana, büyük çoğunluğu yargısız infaz olmak üzere, soğukkanlılıkla, 86 Filistinliyi öldürdü. Açıklanan rakamlar “bıçak-kullanan teröristler” efsanesini yerle bir etti. 8000’den fazla Filistinli yaralandı, günlük tutuklama skoru kırıldı, erkeklere yapıldığı gibi kadınlar, yetişkinlere yapıldığı gibi vahşice çocuklar mağdur edildi.

 

İsrail, devlet destekli terör tertiplemekten suçludur. Washington tarafından cömertçe desteklenen, ağır ve vahim suçlarda birbirleriyle suç ortaklığı yapan, dünyanın en acımasız rejimlerinden birine karşı büyük ölçüde çıplak elleriyle direnen, savunmasız insanlara karşı uzun süredir istedikleri özgürlüğü reddeden askerler ve polis, onların yaşam hakkını elinden alıyor.

 

Birden fazla bağımsız günlük rapor İsrail’i devlet destekli terörizmle suçluyor. Ancak İsrail anlaşılmaz bir şekilde, Filistinlilere hak ettikleri adaleti sağlamayı reddediyor.

 

Dünya kamuoyu Parislilerle dayanışma içinde duruyor, onların kaybı için yasta ama aynı zamanda kiralık İsrail, ceza almadan Filistinlilere acımasızca davranmaya ve onları öldürmeye devam ediyor. Uzun süredir savunmasız olan milyonlarca insana işkence yapılması büyük oranda göz ardı ediliyor.

 

1948 yılında kendi ulusunun % 78’ini kaybettikten sonra, 1967 yılı Haziran ayında geriye kalanları da kaybeden, İsrail’in baskıcı tekmesi altında korkunç acılar çeken, Jefferson’un açıkladığı yola zorlanan ve özgürlük için direneceğini açıklayan Filistin, uzun süredir acı çekiyor.

 

Cuma günü yaşanan saldırıların ertesinde Parisliler dünya çapında destek gördüler. Zalim İsrail’in baskısı altında 70 yıldan fazla bir süredir zulme maruz kalan Filistinliler ise bu desteği çok daha fazla hak ediyorlar.

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Her sosyal bilimcinin okuması gereken 10 akademik kitap

Akademi dünyasına adım atmak isteyen her öğrencinin yapması gereken ilk işlerden...

Şubat Avrupa’da ‘Karnavallar’ zamanıdır!

Şubat Avrupa’da karnavalların zamanıdır. Venedik, Nice, Köln, Düsseldorf ve Santa Cruz...

Tarihinden günümüze sevilen oyun FIFA’nın 21 kapağı

Futbol severlerin en çok sevdiği oyunlardan FIFA'nın tarihten günümüze kapaklarını sizin için...

Gülüşünü gizleyen insanlar; Vietnamlılar!

Dünya tarihinde ismi önde yazılan ülkelerden olan Vietnam'da, Fransız fotoğraf sanatçısı...

Tartışı-Yorum

Ahlâksız modernite – Hamdi Şekeroğlu yazdı

“Her yeni güne acı haberlerle uyanan, gazete manşetleri kan kırmızısı ile tektipleştirilen, acı, terör, tecavüz ve cana kıyma sıradan eşik-altı haberler olarak adledilen daha da kötüsü bütün bu olup...

Ankara’da Gayrimenkulün Son Durumu

Ankara, bilindiği üzere memur kenti olarak da bilinmektedir. Fakat son yıllarda oluşan konut projeleri ve Büyükşehir Belediyesi’nin çıkarmış olduğu sosyal projeler ile   arsaların yüksek  noktada fiyatlanması aslında hiçte öyle...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey...