8.5 C
İstanbul
Perşembe, Nisan 2, 2020

İnternet’in en tatlı 10 sevimli hayvanı

Sosyal paylaşım sitelerinden derlediğimiz internet dünyasının en tatlı 10 sevimli sakinini sizin için listeledik.  1.2.3.http://i.imgur.com/c1CAnds.webm4.5.6.http://i.imgur.com/fzniY36.webm7.http://i.imgur.com/X9ZBSVH.webm8.9.10.1.Bonushttp://i.imgur.com/rIMKXLR.webm2.Bonus

Bunlara bakmalısınız

Felsefe tarihinde ‘erkekliğin’ gölgesinde kalmış 19 kadın filozof

Kadınlar tarih boyunca birçok alanda olduğu gibi felsefe alanında da gölgede bırakılmış ve yaptıkları çalışmalar yok sayılmıştır. Bazı dönemlerde ise bir biçimde bilim ya da...

Edebiyatın karanlık kahini: Aldous Huxley

Bütün zamanlarda raslayabileceğimiz, zamanını aşmış, hatta zaman hakkında öngörüde bulunmuş ve bu öngörüleri gerçekleşmiş insanlar vardır. Bu gün sizler için Aldous Huxley'in hayatından sahneleri...

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Ukraynalı Fotoğrafçı Vadim Stein, drama, heykelcilik ve grafik üzerine yaptığı çalışmalarının ardından dansçıların fotoğraflarını çekmeye karar verir.Fotoğrafçı Vadim Stein'in çalışmalarından küçük bir demeti sizin...

Modern hayatlar, suni mutluluklar, senkronize yalnızlıklar

Yapmak isteyip de yapamayacağımız şeylerle doldu taştı dünya. İzlenecek tonla film, dizi, okunacak kitap, gidilecek, görülecek, gezilecek yerler ve ortalama 70 yıl ömür var...

10 şairden 10 sonbahar şiiri

Yaz bitti artık, ilkbahar öncesinde bitivermişti zaten. Sıradaki mevsim sonbahar ve aylardan eylül. Gerek sonbaharın gerekse eylül ayının hüznü bir başkadır. Yaprak sadece sararmakla...

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Frida Kahlo da her kadın gibi kurbanıydı toplumun, öteki idi. Ama köşesine çekilip acılarının öylece geçmesini beklemedi. Kendisi ile yüzleşirken aslında kadınlığı ile de yüzleşiyordu her fırçayla. Frida’nın en çok bilinen bir şeyi de Diego Rivera‘ya duyduğu aşkıydı şüphesiz. Punk rock’ın efsanevi ozanı Patti Smith Firda Kahlo Müzesi‘ni gezerken Diego‘ya yazdığı bir mektupla karşılaşır. Bunun üzerine Firda ve Diego ikilisinin aşkını anlatan bir aşk mektubu yazmaya karar verir Smith. Yazar ve yazdığı mektupta şu ifadelere yer verir: “Frida’dan Diego’ya ithaf edilen bu mektup, Frida’nın hastanede kalışı süresince değerli eşyalarını sakladığı bir zarfın üzerine aceleyle yazılmıştı. Frida’nın 1940’da San Francisco’dan ayrılırken yazdığı bu mektup, neden ayakta kaldıklarının bir kanıtıydı.” Biz de Patti Smith‘in Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya yazdığı bu mektubu buraya taşımak istedik.

 

İşte o mektup, o aşk:

“Garsonluk yapan annem, bana doğru kitapları alabilmek için nelere düşkün olduğum konusunda oldukça dikkatliydi. Bana 16’ncı doğum günümde ‘The Fabulous Life of Diego Rivera’ adlı meşhur biyografik kitabı almıştı.

 

Sanatçı olmaya karar vereli çok olmuştu, aynı zamanda başka bir sanatçıyla tanışmanın ve birbirimizin çalışmalarının destekçisi olmanın hayalini kuruyordum. Kitap tek kelimeyle muhteşemdi. Patti SmithDiego Rivera’nın yaşadığı bütün ilişkiler ilginçti fakat Frida Kahlo’yla olan ilişkisi en merak uyandırıcı ve en kalıcı olanıydı. Frida Kahlo’yu seviyordum. Güzelliği, çektiği ızdırap ve sanatı beni büyülüyordu. Uzun boylu ve örgülü siyah saçlara sahip bir kız olarak, bana saçlarımı örmek için yeni bir model göstermişti. Bazen de Diego Rivera’nınkilere benzer hasır bir şapka takıyordum.

 

Bir şekilde benim için bir örnek teşkil ediyorlardı ve Robert Mapplethorpe’la olan hayatım için bilenmeme gerçekten katkıda bulundular. Onlar birbirine inanan ve sanatlarında birer yol gösterici olarak görecek kadar birbirine güvenen iki sanatçıydı. İşte bu bütün aşk maceralarının, kavgaların, hayal kırıklıklarının ve tartışmaların üstesinden gelmek uğruna çabalamaya değiyordu. Birbirleri olmadan kaybolurlardı. Robert ortaya koyduğu eserlerin ben gözden geçirmeden tamamlanmış hissettirmediğini söylerdi. Diego ise fresklerinin yapım aşamalarını Frida’ya göstermek için sabırsızlanırdı, Frida da ona defterlerini gösterirdi. Frida son tablosu ‘Yaşasın Yaşam’da karpuzları resmetmişti ve Diego hayatının sonuna kadar karpuzları resmetti. Bunun hep güzel olduğunu düşündüm: açılmış bir yeşil meyve, posası, kanı andıran rengi ve siyah çekirdekleri.

 

Hayranlık beslediğimiz insanlarla tanışabilmeyi ve hayatımızda bir kez olsun onları görebilmeyi hayal ederiz. Bu dürtü içimde hep vardı. İnsanlar neden Aziz Francis’in kuşlara, kuşların da ona şarkılar söylediği Assisi’ye gider? İnsanlar neden Kudüs’e, Mekke’ye gider? Bunun dini olgularla ilgili olması gerekmiyor. Emily Dickinson’ın elbisesini ve çay fincanlarını gördüm. Babamın doğduğu evi bulmak için yola koyuldum. Oğlumun bebeklik kıyafetini saklıyorum çünkü o giydi. Benim için Aziz Francis’in terliklerinden ne daha çok ne de daha az değerli.

 

2012 yılında birlikte yaşam sürdükleri eve, Meksiko’daki Casa Azul’a (Frida Kahlo Müzesi) gittim. Dolaştıkları caddeleri ve oturdukları bahçeleri gördüm. Bir sokak satıcısının kâğıt bardağından karpuz suyu yudumladım. Artık bir müze olan Casa Azul, her yönüyle açıktı. Sanat eserlerini, nerede uyuduklarını, nerede çalıştıklarını görebilirdiniz. Frida’nın koltuk değneklerini, ilaç şişelerini ve bacağını kaybettikten sonra güzel bir manzaraya bakabilmesi için yatağının üstüne yerleştirilmiş kelebekleri gördüm. Elbiselerine, deri korsesine dokundum. Diego’nun eski tulumunu, pantolon askısını gördüm ve varlıklarını iliklerime kadar hissettim. Migrenim tutmuştu ve müzenin yöneticisi uyumam için beni Diego’nun odasına yönlendirdi. Oda, Frida’nınkinin bitişiğindeydi. Çok mütevazı bir odaydı, sadece üstünde beyaz bir örtü olan ahşap bir yatak. Beni iyileştirdi ve sakinleştirdi. Orada öylece uzanırken aklıma Frida’nın yatağının üzerindeki kelebeklerle ilgili bir şarkı düştü. Uyandıktan kısa bir süre sonra bahçede 200 misafirin önünde o şarkıyı söyledim.

Frida-ve-Diego

Her şeyi romantikleştirmek gibi bir amacım yok. Bu iki insanı rol modelim olarak da görmüyorum. Artık bir yetişkin olduğum için onların hem güçlü yönlerini hem de zayıflıklarını görebiliyorum. Frida’nın hiçbir zaman çocuğu olamadı. Bir bebek sahibi olduğunuzda benmerkezci tutumunuzdan feragat etmeniz gerekir, fakat onlar tüm yaşamları boyunca birbirlerine şımarık çocuklar gibi davranabildiler. Çocukları olsaydı bu gidişat değişirdi.

 

Çıkarılacak en önemli ders düşüncesizlikleri veya aşk maceraları değil; sadakatleri. Onları birleştiren şey kişilikleriydi. Hayatlarının sonuna kadar inişler ve çıkışlar yaşadılar, ayrı düştüler, tekrar bir araya geldiler. Bunu 16 yaşındayken bile hissedebiliyordum. Bu Robert ve benim deneyimlediğimiz asla eksilmeyen bir şeydi.

 

Frida’dan Diego’ya ithaf edilen bu mektup, Frida’nın hastanede kalışı süresince değerli eşyalarını sa”kladığı bir zarfın üzerine aceleyle yazılmıştı. Frida’nın 1940’da San Francisco’dan ayrılırken yazdığı bu mektup, neden ayakta kaldıklarının bir kanıtıydı. Tutkusu yok olup gitmiş bir ilişki değildi onlarınki. Aksine, ayakları yere basan fani bir aşk yaşadılar; devrimsel bir gündemin ve sanatlarının yüceliğiyle birlikte. Mektubun derinlemesine işlenmiş ögeler içermemesi onu bir şekilde daha özel kılıyor. Mektubun başlığının en alelade, en basit karşılık olarak gösterebileceğimiz ‘Diego, aşkım’ şeklinde yazılmış olmasına rağmen, Frida aşklarını ve yakınlıklarını hissettiriyor. Mektubu ellerinde tutmuş, dudaklarıyla öpmüş olması, Diego’nun mektubu almış ve ellerinde tutmuş olması… Bu küçücük kâğıt parçası tüm yalınlıklarını ve samimiyetlerini; hayatlarının dünyeviliğini barındırıyor.

 

Sanatçılar için her kâğıt parçası ayrı bir anlam taşır. Bu kahverengi, katlanmış. Diego biriktirmiş. Bir başkası saklamış. Hâlâ yaşıyor.” (Smithsonianmag)

Bunlara da bakabilirsiniz:

Frida Kahlo: Ressam, Feminist, Komünist ve Aşık
Tutkunun kadını Frida Kahlo’yu anlatan 5 film






Bunları kaçırmayın

Dünden bugüne: Nuri Bilge Ceylan

 Dünyanın en prestijli ödüllerinden Altın Palmiye'yi son filmi "Kış Uykusu"yla kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı ne kadar tanıyoruz? Güldal Kızıldemir'in bu büyük yönetmenle 1997'de yaptığı...

Henüz izlemediyseniz ‘Mutlaka’ izlemeniz gereken 15 film!

Derleme/Eren Aşnaz Henüz izlemediyseniz izlemeniz gereken 15 filmi bu hafta sizler için derledik. Usta oyuncu ve efsane olmuş yönetmenlerden derlediğimiz filmlerin hepsini, yok olması imkansız...

Modern hayatlar, suni mutluluklar, senkronize yalnızlıklar

Yapmak isteyip de yapamayacağımız şeylerle doldu taştı dünya. İzlenecek tonla film, dizi, okunacak kitap, gidilecek, görülecek, gezilecek yerler ve ortalama 70 yıl ömür var...

Dresden’de Gezilecek 8 Yer

Doğu Almanya’nın mücevheri Dresden, nefes kesici güzelliğiyle şehri çevreleyen Elbe Nehri‘ne nazır nefis bir kent.

Son haberler

Evden ve masa başında çalışanlara özel egzersiz yazılımı: Pergono

Corona Virüs salgınının tüm dünyayı etkisi altına almasıyla büyük ölçekli şirketler başta olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluş, çalışanlarını evde çalışmaya teşvik...

ARAŞTIRMA: Virüs online alışverişe nasıl bulaştı?

Türkiye’de corona virüs (Covid-19) vakasının ilk kez ortaya çıkmasının ardından evlerinden çıkamayan milyonlarca tüketici online alışverişe yüklendi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan pandemi...

Nisan ayında Ay’ın boşlukta olduğu günlere dikkat!

Ay'ın boşlukta olduğu zamanlar bir nevi boş işler zamanıdır. Çünkü Ay boşlukta olduğunda duraklama dönemine girilir. Her türlü işler askıda ve havada...

PMI: Mart’ta COVID-19 etkisiyle 52,4’ten 48,1’e geriledi

Istanbul Sanayi Odası ve IHS Markit’ten elde edilen PMI® anket verileri, ilk çeyrek sonunda koronavirüs (COVID-19) salgınının Türk imalatçılarının faaliyet koşulları üzerindeki etkilerini...

Tufan Cömert yazdı:  Piyasalar neyi beğenmiyor, ne zaman mutlu olacak?

Bu aralar tartışacak konu gerçekten çok. Bir süre önce tabu olan konular da bundan muaf değil: Merkez Bankası’nın para basması gerektiğini, kamu borcunun...