Ana SayfaHaberlerSağlık“Polikistik over anneliğe engel...
Google Haberler'de takip et!

Özellikle fazla kilosu olan kadınlarda görülen “Polikistik Over Sendromu”, çocuk sahibi olmayı zorlaştırabiliyor. Bu sorunu yaşayan kadınların da tüp bebek tedavisiyle anne olabilme şansına sahip olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Tayfun Kutlu ile Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Çocuk sahibi olmak isteyen kadınların yüzde 30-40’ında görülen polikistik over sendromu; sağlıklı bir yumurtlamanın olmaması, adet düzensizliği, tüylenme şikayetleri ve kısırlık (infertilite) gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Tedavisinde ise, sorunun yarattığı bu şikayetlere göre farklı yollar izleniyor” dedi.

“POLİKİSTİK OVER SENDROMU BİR HASTALIK DEĞİL, DOĞUŞTAN GELEN BİR ÖZELLİK”

Kadınlar için can sıkıcı bir sorun olan “Polikistik Over Sendromu” yumurtalıklarda, büyüyemeyen çok fazla yumurta birikmesiyle ortaya çıkan hormonal bir bozukluk. Polikistik over sendromunun bir hastalık değil, doğuştan gelen bir özellik olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Tayfun Kutlu “Sorunun temelinde yatan ise insülin direnci ve dolayısıyla fazla kilosu olan kadınlar polikistik over sendromu açısından riskli grup içinde. Polikistik over sendromunun getirdiği tüm şikayetlerde, tedavi açısından ilk olarak fazla kiloların atılması için bir diyet ve egzersiz planı uygulanıyor. Hastadaki bu yaşam tarzı değişikliği ideal kiloya gelmeyi sağlamakla kalmıyor, tüylenmeyi de azaltıyor” açıklamasında bulundu.

“ İLAÇ TEDAVİSİYLE AMAÇ YUMURTLAMA SAĞLAMAK”

Tüp bebek aşamasına geçmeden önce iki basamaklı bir tedavi sürecinin olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Tüp Bebek Merkezi Direktörü Doç. Dr. Tayfun Kutlu “Hasta ideal kilosuna geldikten sonra, ilk basamakta yumurta üretimini sağlamaya yönelik ve genellikle 3 kür şeklinde planlanan bir ilaç tedavisiyle başlıyor süreç. Hastanın insülin direncini azaltan ilaçlar da bu aşamada tedaviye eklenebiliyor. Eğer tedavi sonunda yumurtlama olursa, hasta doğal bir ilişkiyle dahi gebe kalabilme şansı yakalıyor. Ancak yumurtlama sağlanamazsa bu kez tedavinin ikinci basamağına geçiliyor; yani iğne ve aşılama tedavilerine” şeklinde konuştu.

İğne tedavisinin daha kaliteli yumurta gelişimini sağlamak için yapıldığını ve böylelikle elde edilen bir ya da daha fazla yumurtanın olgunlaştırılıp çatlamasının sağlandığını belirten Doç. Dr. Tayfun Kutlu “Bu tedavinin devamında, aşılama kısmında ise erkekten alınan spermler daha kaliteli olması için laboratuvar ortamında yoğunlaştırılarak, en ideal döllenme için yumurtanın çatladığı saatlerde ona en yakın yere bırakılarak birleştiriliyor. İğne ve aşılama tedavisi de 3’er kür şeklinde uygulanabiliyor. Tabii bu aşamalarda tedavinin en büyük rakibinin “yaş” kriteri olduğunu hatırlatmalı ve şunun da mutlaka altını çizmeliyiz: Hastanın çocuk sahibi olmayla ilgili alınan öyküsünde bazı ek risk faktörleri varsa (ileri yaş, ameliyat öyküsü, tüp tıkanıklıkları vs) bahsettiğimiz basamakların bazıları atlanarak bir üst basamağa geçilebilir. Örneğin hastanın yaşı 35 üstündeyse ilaç, iğne ve aşılama tedavilerindeki başarı şansı çok az olacağı için doğrudan tüp bebek tedavisine geçilebiliyor. Bu tip hastalarda tüp bebek tedavisinde başarı oranları, diğer basamak tedavilerine göre daha yüksektir” dedi.

“BİRDEN FAZLA DENEME ŞANSI VAR”

Tüp bebek tedavisinde sayıca fazla yumurta gelişiminin sağlandığının, bu nedenle de birden fazla deneme şansı olduğunun altını çizen Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, “Bu tedavide, nispeten daha düşük dozdaki ilaçlarla yumurta uyarısı yapılabiliyor ve elde edilen yumurtalar toplanıyor. Fakat polikistik over sendromlu hastalarda yumurta sayısı beklenenin üzerinde olursa bazı riskler doğabiliyor. Bunlardan biri; yumurta sayısının fazla olmasıyla, oluşan embriyoların rahim içine tutunma şanslarının azalması. Diğeri ise yumurtalıkların aşırı uyarılması” açıklamasında bulundu.

“YUMURTALAR ÖNCE DONDURULUYOR, RAHİM VE VÜCUT DİNLENDİRİLDİKTEN SONRA TRANSFER EDİLİYOR” Riskleri bertaraf etmenin yolunun olduğunu vurgulayan Op. Dr. Ebru Öztürk Öksüz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elde edilen yumurtaların taze transfer yerine, en iyi oldukları aşamada dondurulup bir sonraki adet dönemine kadar saklanması, rahmin ve vücudun da dinlenmesini sağlıyor. Böylece hem hormonal dengelerin normal fizyolojik sınırlara gelmesi için zaman kazanılıyor. Bu rahim dinlendirme tekniğiyle hastanın gebelik şansı da artırılmış oluyor. Tüm bunlara rağmen ilk denemede hamilelik olmazsa, daha önce elde edilip kullanılmayan embriyolarla (5-10 yıla kadar saklanabiliyorlar) yeni denemeler yapılabiliyor. Bu açıdan tüp bebek tedavisinin, kadınlara tekrar tekrar şans veren bir yöntem olduğunu bir kez daha belirtmiş olalım.”

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Araç bahar bakımı nasıl olmalı?

Araçlarda bahar bakımı nasıl olmalı? Kış aylarında artan yağışlar, zorlaşan yol koşulları, hava kirliliği ve nem oranlarının artması araçların yıpranmasına ve performansının düşmesine neden oluyor. Bu durum bahar aylarında araçların birtakım bakım, onarım ve kontrollerini beraberinde getiriyor.

Yalnız yaşamak için 10 sebep

Toplum olarak sıcak kanlıyız ve geleneksel aile yapıları günümüzde ne kadar...

Koalisyon hükümetlerle yönetilen 14 ülke

Türkiye siyaseti 7 Haziran seçimleriyle birlikte yeni bir sürece girdi ve...

En güzel sahneleriyle Erdal Tosun

Tiyatro ve sinema sanatçısı Erdal Tosun geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını...

Tartışı-Yorum

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan...

Enflasyon nedire birde böyle bakmak! (Tolga Yumrukaya)

Yazı/ Tolga Yumrukaya  Tolga Yumrukaya'nın kaleminden ekonomi-enflasyon nasıl yazısı.‘Sefagiller ile Cefagiller’Eşit topraklara ve eşit işgücüne sahip birbirinden bağımsız iki ayrı ada da yaşayan iki toplum düşünelim. Sefagiller ve Cefagiller.Her ikisi...

İsmail Beşikçi: Ahmet Ümit’in yeni kitabı Elveda Güzel Vatanım’da İttihatçılar…

15 Haziran 1926’da, Mustafa Kemal’e karşı gerçekleşen İzmir suikast teşebbüsü, eski İttihatçılara yönelik bir politikanın yaşama geçmesini gündeme getirir. Eski ittihatçılar, izlenmekte, tutuklanmakta, kaçırılmakta, yok edilmektedir. İstanbul’da bu politika...