Ana SayfaHaberlerPolitikaCizre'den bir ilkokul öğretmeninin...

Cizre’den bir ilkokul öğretmeninin anıları

Google Haberler'de takip et!

Cizre’den bir ilkokul öğretmeni: “Burada cephane yok, sivil insanlar öldürülüyor. Barikat kuranlar doksanlı yıllarda doğan gençler, kendilerini korumaya çalışıyorlar.Tamamen düşman bir nesil yetişiyor.” Bu yazıyı yazdıktan üç gün sonra Bianet muhabiri İsa Uğur Erdoğan öğretmene ulaştı.

İsa Uğur Erdoğan

İşte o mektup ve röportaj:

“Yasağın Yedinci Gününde Cizre’de

“Cizre’ de altı yıldır görev yapan bir öğretmen olarak, insanlığımdan utanıyorum. 4 Eylül saat 20:00’dan itibaren yürürlüğe konan ve güya benim can güvenliğim için sokağa çıkma yasağı yedinci gününde. İnsanlığımdan utanıyorum 21. yüzyılda devlet halkın yaşadığı yerlere toplarla saldırıyor.

“İnsanlığımdan utanıyorum. Dünya 4.5G’yi kullanıyorken burada telefonlar kesik.

“İnsanlığımdan utanıyorum. Yaralılar hastaneye götürülemiyor.

“İnsanlığımdan utanıyorum. Cenazeler buzdolaplarında bekletiliyor.

“İnsanlığımdan utanıyorum. Tüm Türkiye buna sağır, kör, dilsiz ve daha utanmam gereken onlarca sebep varken büyük bir patlama sonra, elektrikler kesiliyor. Acaba hangi öğrencim ya da ailesi öldü veya yaralandı.

“Sokakta öğrencilerim soruyor; ‘ Öğretmenim şu öldü ya da şunların evine bomba düştü biliyor musunuz, diye. Ağlıyorum gözyaşlarımı içime akıtarak. Soruyorlar bizim suçumuz ne, biz ne yaptık ki’ diye.

“Devlet yarın bana, bize diğer öğretmenlere diyecek ki; ‘ Çocuklara vatan, millet, bayrak, polis sevgisi kazandırın’. Arkadaşı, akrabası, abisi, kardeşi öldürülen birine öldürdüğünü düşündüğü birini sevdirebilir miyim? Sevdirebilir misiniz?

“Yazacak daha çok acı var. Karanlıktayım, karanlıktayız. Kimse var mı diye seslenmeyin. 140 bin insan var, insanlık adına yardım edin…”

 

“Yasakta bir öğretmen” imzasıyla bu satırları yazan ilkokul öğretmenine 10 Eylül günü telefonla ulaştık.

4 Eylül’den beri süren sokağa çıkma yasağının aniden yapılan anonslarla başladığını, hiç bir şekilde sokağa çıkma yasağının ihtiyaçları karşılamak için dahi esnetilmediğini buna rağmen halkın kendisini korumak için sokakta olduğunu belirtti.

İsminin açıklanmasını istemeyen öğretmen gazetelere ve diğer medya organlarına ulaşmaya çalıştığını, Cizre‘de yaşananların medyada görülmediğini söyledi.

“Cephane yok, siviller öldürülüyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve valiliğin gerçekleri söylemediğini ifade etti.

“Burada cephane yok, sivil insanlar öldürülüyor, halk kendini korumaya çalışıyor. Gençler barikat kurmuş kendilerini korumak için. Evinin önünde oynayan çocuklar öldürülüyor’.”

“Kurşunun üzerine adres yazmıyorlar”

cizre direnen halk

Kolluk kuvvetlerinin memurlara yaklaşımın da aynı olup olmadığını sorumuzu “Burada memur, halk, PKK, gençlik ayrımı yok. Hangi kurşunun üzerine adres yazıp yolluyorlar” diye yanıtladı.

Devletin basın aracılığıyla PKK ile çatıştığının ifade ettiğini söylediğimiz öğretmen ” Eğer tüm Cizre PKK ise haklılar PKK ile savaşıyorlar” dedi.

“Komünal bir şekilde yaşıyoruz “

Günlük yaşamlarını nasıl idame ettiklerini şöyle anlattı:

“Burada komünal bir şekilde yaşıyoruz şu an. Herkes elinde ki en ufak bir şeyi paylaşmaya çalışıyor. Geceleri bodrumda kalıyoruz. Top seslerinden kaynaklı üç yaşımdaki çocuğumun kulağına pamuk tıkayarak yatırıyorum..

HDP heyeti ve halkın Cizre’ ye gelmesinin bir umut olduğunu fakat engellendiğini 9 Eylül gecesi en şiddetli saldırıların yaşandığını aktardı.

“Düşman nesil yetişiyor”

Yedi gündür Nur mahallesinde elektrik olmadığı için haber alamadıklarını söyleyen öğretmen, küçük bir çocuğun keskin nişancılar tarafından vurulduğunu, öğrenebildiği kadarıyla öldürülen beş kişinin soğuk hava deposunda bekletildiğini söyledi.

“Cizre’nin 140 bin nüfusu var. Buradan 400 vekil çıkmaz, öyle bir irade yok. Burada barikat kuranlar doksanlı yıllarda doğan gençler, kendilerini korumaya çalışıyorlar . Tamamen düşman bir nesil yetişiyor.” (Bianet)

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Sosyal Medyadan 20 maddeyle Beşiktaş yenilgisi

UEFA Avrupa Ligi'nde Clup Brugge ile kendi evinde oynayan Beşiktaş 3-1...

10 fotoğrafla Rus fotoğrafçısı Aleksandr Yakovlev’den Büyük Patlama Teorisi

Rus fotoğrafçısı Aleksandr Yakovlev, Büyük Patlama Teorisi adlı çalışmasında un, dans...

Başını alıp gitmek isteyenlere 12 ülke ve kabul şartları

Usta şair Özdemir Asaf bir şiirinde şöyle diyor: "Kolay mıdır bir...

Sputnik’in seçimiyle en güzel 10 Rus model

Sputnik'in deyimiyle "güzellik ve zarafetleri" ile Rus kadınlarının moda dünyasında fırtına...

Tartışı-Yorum

Bir Halkın Futbol Tarihi: Filistin

Ulvi Koçu / Tartışı-Yorum  "Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi." der Nobel ödüllü edebiyatçı Albert Camus. Günümüz futbol algısının dışında olan bu...

Murat Sevinç’ten Yılmaz Özdil’in “şarjör” benzetmesine dair bir yazı

Murat Sevinç'ten Yılmaz Özdil'in "kalaşnikof'a sürülen şarjör" benzetmesine göndermeli bir yazı kaleme aldı: "Kürtler mevzubahis olduğunda, gerisi teferruat ve utanç…"Sözcü yazarı Yılmaz Özdil'in HDP'ye verilecek oyları "kalaşnikof'a sürülen şarjör"e...

Zannımın kıpırtıları

Kendi öz farklılığı insanı değerli kılan en önemli unsurdur. Farklı bakış açıları, farklı soluk alış-verişler ve hayatı farklı yudumlayışlar hayat tuvalinde manzarayı ısıtan en canlı renklerdir. Bütün bu farklılıkları...