Ana SayfaHaberlerPolitikaDireniş Suflesi: Hayır
Google Haberler'de takip et!

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.

Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.

İnsanın yaşadığı çağı maziyle mukayese ederek anlatma gayesi çok anlaşılır. Yaşanmış ve bitmiş olana dair berrak bir fikir sunmak ziyadesiyle kolay. Çünkü hem bitmiş olmasının yarattığı sorumsuzluk duygusu hem de dışarıdan bakma fırsatı bulmuş olmanın dayanılmaz kudreti söz konusu.

Belki bizler de, bundan yaklaşık 20 yıl sonra şu yaşanılan sürece dair artık ‘bitmiş’ olmasının ve ‘dışarıdan’ bakıyor olmanın yarattığı rahatlık ile çok ‘sıhhatli’ analizler yapabileceğiz. Tarihin affına sığınarak şimdi gayet ‘içeriden’ bir ses verme kaygısı yaşıyoruz. Süreç utandırmasın!

sur

‘meğer taşa tohum ekilmez imiş’

‘pantolon dar, yukarı çıkmıyor polis amca’

13 yaşında bir çocuğun harabeye çevrilmiş sokağında elleri havada silahlı kimselere doğru yürümeye çalışması, bu yolculuk esnasında iki adımda bir durdurularak kazağını kaldırmaya, teşhire, eğilmeye kalkmaya zorlanması başka hiçbir izaha ihtiyaç duymayan ‘taş’ haline vücut verir. Dolayısıyla, düşlerimize süs, envai çeşit çiçek bahçelerinin bu zeminde tohum tutması mümkün değildir. Bu durumu ne hendek ile açıklayabilirsiniz ne de güvenlik kaygısı ile. Bölünmez bütünlük 13 yaşında kalbi parça parça edilmiş bir çocuğun karşısında titremelidir.

Eski libas gibi gönüllerimiz. Katliam, zulüm, işkence ile olağanüstü bir tahribata uğradık. Sökük dolu tüm coğrafyamız ve dikilmesi mümkün görünmüyor.

Bahsini ettiğimiz ve büyütüp çığlığa dönüştürmek ile yükümlü saydığımız ‘hayır’ sözü; tüm yara beremizi iyileştirme irademizdir. Hayır, tek başına hayır demek değildir. Her çeşit yöntemi kullanarak şaşırmamıza dahi izin vermeden sistematik zulümlerini perdelemekte beis görmeyenlere direniş suflesidir.

sur

‘ibrişimden nazik sandığım güzel

 meğer pulat gibi bükülmez imiş’

‘Burasının bizim değil, bizi öldürmek isteyenler ülkesi’ cümlesi bir gerçekliği ifade ediyor olsa da, ilk elden bizim olanı sahiplenmelerini engellemek gerekiyor. Evet, siz de buradasınız. Evet, bizi öldürmek istiyorsunuz. Ama burası bizim ülkemiz. Tutuklanmış, mahpus damlarınıza doldurulmuş, spor salonlarında, izbe binalarında işkence tezgahlarından geçirilmiş, alanlarda, meydanlarda, bodrum katlarda vızır vızır kurşun ve yüksek tesirli bombalarla katledilmiş olsak da gücümüzü hafife almayın. İbrişimden (ipek ipliklerden) nazik sayarsınız belki ama pulat (çelik) gibi bükülmez bir iradedir karşınızda duran.

Biz umudunu kesmeyenler, umuttan beslenenler, umudu yarına katık edenler olarak yine bildiğimizi okumalıyız. Tarihin her diliminde bir dilim ekmek için bile direnmesi gerekenlerin en iyi bildiği sözdür ‘hayır’. Bu sefer bildiğimiz yerden çıktı. Bu sınavı geçeceğiz!

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Sanatçı Mesut Kul’dan inanılmaz Micro Sanatı!

Sanatçı Mesut Kul'dan anılamayacak derecede harika micro sanatı icraatları. Diğer listelerimize...

2015’in en iyi 10 fotoğrafı

Amerika'nın ünlü dergisi TIME, 2015'in en iyi 10 fotoğrafını seçti. En...

İTÜ’de kendi alanında ilk birçok teknolojik tarihi eser yeşiller giydi

İstanbul Teknik Üniversite’sinde (İTÜ) emektar eserleri doğa ile buluşturan sergi açıldı....

Akkuyu Nükleer Santrali için Rusya’ya tanınan kapitülasyonlar

Son dönemde Rusya ile arası gerilen Türkiye'nin, zamanında ''Akkuyu Nükleer Santrali''...

Tartışı-Yorum

Slavoj Zizek: Türkiye’nin bir devlet olması devletin işlediği suçları aklamaz

Dünyaca ünlü filozof Slavoj Zizek, Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın'ın “PKK'nın Marksist-Leninist bir terör örgütü olması, işlediği suçları aklamaz” sözlerine yanıt verdi. Zizek yanıtında "Evet, Türkiye’nin bir devlet olduğu gerçeği de Türk...

Murat Sevinç’ten Yılmaz Özdil’in “şarjör” benzetmesine dair bir yazı

Murat Sevinç'ten Yılmaz Özdil'in "kalaşnikof'a sürülen şarjör" benzetmesine göndermeli bir yazı kaleme aldı: "Kürtler mevzubahis olduğunda, gerisi teferruat ve utanç…"Sözcü yazarı Yılmaz Özdil'in HDP'ye verilecek oyları "kalaşnikof'a sürülen şarjör"e...

Taraflı insan, taraflı medya

“Her insan kendi içerisinde ayrı birer kainattır”, yazıp-konuştuğu şeyleri kendi fikir dünyasının renkleriyle boyar. Aristo’nun bu felsefik söylemini, laboratuvar çıktıları ile vermenin daha anlaşılır ve kalıcı olacağı kanaatindeyim. Son...