8.5 C
İstanbul
Cuma, Nisan 3, 2020

Ünlü 19 tabloyu fotoğraflarla yeniden düşünmek

Pek çoğumuzun bazılarını yakından tanıdığı ünlü tabloları günümüz şartlarında yeniden düşünmek nasıl bir fikir? Aralarında Vincent van Gogh, Picasso, Leonardo da Vinci gibi ünlü ressamların...

Bunlara bakmalısınız

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Dresden’de Gezilecek 8 Yer

Doğu Almanya’nın mücevheri Dresden, nefes kesici güzelliğiyle şehri çevreleyen Elbe Nehri‘ne nazır nefis bir kent.

Modern hayatlar, suni mutluluklar, senkronize yalnızlıklar

Yapmak isteyip de yapamayacağımız şeylerle doldu taştı dünya. İzlenecek tonla film, dizi, okunacak kitap, gidilecek, görülecek, gezilecek yerler ve ortalama 70 yıl ömür var...

Henüz izlemediyseniz ‘Mutlaka’ izlemeniz gereken 15 film!

Derleme/Eren Aşnaz Henüz izlemediyseniz izlemeniz gereken 15 filmi bu hafta sizler için derledik. Usta oyuncu ve efsane olmuş yönetmenlerden derlediğimiz filmlerin hepsini, yok olması imkansız...

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Metin Altıok – Fil Beklemek: Bizim elimizden ne gelir

Metin Altıok Fil Beklemek adlı Haziran 1993’te kaleme aldığı yazısında “Eğer demokrasi halkın yönetime ağırlığını koyması demekse biz bu tepkisiz toplumla demokrasiyi daha çok bekleriz.” diye yakarıyor. Yazıyı sizin için yeniden gündeme taşıdık.

 

Serçe kuşu yağmurlu bir günde, şimşekler çakıp gök olanca hızıyla gümbürderken, yere sırtüstü yatmış, havaya kaldırdığı incecik ayaklarıyla boşluğu dövermiş. Bu tuhaf durumu görenlerin “Neden böyle yapıyorsun?” sorusuna, “Bunca mahlûkat var yeryüzünde, gök yıkılıp üstümüze düşerse hepsi telef olacaklar. Ben de göğü tutmak için kaldırdım ayaklarımı” cevabını vermiş. Sonra içtenlikle, “Kaldırdım kaldırmasına, ama yine de korkudan yüreğimin kırk kantar yağı eriyor” diye eklemiş. Çevresindekiler, “Amma yaptın ha, sen kendin beş dirhem etmezsin. Bu kırk kantar yağ da neyin nesi!” diyerek alaya almışlar serçeyi. Serçecik şöyle bir bakmış yüzlerine, “Siz bunu anlayamazsınız” demiş.

 

“Varın gidin işinize. Herkesin kendine göre kantarı, topuzu var.”

Güzel değil mi? Pertev Naili Boratav’ın derlediği bir Anadolu masalı bu. Geçen hafta masal üstünde düşünmüştük. Masalla başladık bu hafta. Yıllar önce okumuş ve çok sevmiştim bu masalı. Aklımda kaldığı gibi yazdım buraya. Kendimi biraz o serçeyle özdeşleştirdiğim için midir, nedir; “Herkesin kendine, göre kantarı, topuzu var” sözleri uzun süre düşmemişti dilimden. Düşmemişti, ama bir yandan da kendimle hesaplaşma aşamasında, “Serçe kadar olamadım” diyordum içimden. O zamanlar 12 Mart dönemiydi ve masaldaki gibi gök ha düştü, ha düşecekti üstümüze. Ama serçeler nedense pek görünmüyordu ortalıkta.

 

Herkes kendini dışarıda tutarak bir şeyler bekliyordu birilerinden. Kim olduklarını bile bilmeden.

 

Türkiye’de her dar dönemde toplum olarak bunun tekrarı yaşanır. Herkes ağız birliği etmişçesine aynı şeyi söyler durur birbirine. “Bizim elimizden ne gelir!” bahanesidir bu. Hem Don Quijote’luğun ne gereği vardır! Böyle diye diye kendi elini kolunu kendi bağlar insanlarımız. Bir de bu düşünceye kör olası hanedeki evlad ve hayal eklenince haklılıkları tartışılmaz olur. İşte bu düşünce Türk aleminin en büyük düşmanıdır ve her görüldüğü yerde ezilmelidir. Şakayı bir yana bırakırsak; kendi gücünü tanımayan ya da küçümseyen insanın çağdaşlıktan nasibini almadığını söyleyebiliriz. Bu insan bırakın “vatandaş” olmayı, birey olmanın bile anlamını kavrayamamıştır. Böyle insanlardan oluşan bir toplumun ise çağdaş ve demokrat olması elbette beklenemez. Eğer demokrasi halkın yönetime ağırlığını koyması demekse biz bu tepkisiz toplumla demokrasiyi daha çok bekleriz. Çünkü halkın katılımı olmadan gerçek anlamda bir demokrasiden söz edilemez. Bizim gibi gücünden habersiz teslimiyetçi toplumlarda demokrasi değil, demek/razı olur ancak. Doğallıkla burada çuvaldızı aydınlara batırmak gerekir. “Yine mi aydın?” demeyin ya da deyin isterseniz, ama gerçek budur. Aydın sorumluluğu ve etkinliği bir toplumun lokomotifidir. Eğer “Aydının gücü nedir?” diye soracak olursanız; masaldaki serçe örneği aydın sorumluluğunun kendisinin, kendiliğinden bir güç olduğunu söylemek olasıdır. Yeter ki bir toplum oturduğu yerde ille de güç diye fil beklemesin.

 

Ayrıca şurası unutulmamalıdır ki, demokrasi sütten çıkmış kaşık da değildir.

 

Eğer halkın baskısı ve denetimi olmazsa, hâkim sınıflar tarafından yürütülen bir diktatörlüğe dönüşebilir. Bu, demokrasinin doğasında her zaman var olan bir sapkınlıktır. Aslına bakarsanız demokrasilerdeki kuvvetler ayrılığı ilkesi bir hinoğlu­hinlik örneğidir. Düzenin işleyişi bakımından karşılıklı denetim yokluğu kadar kâğıt üzerindeki temel hak ve özgürlükler konusundaki güvenceyi ortadan kaldırmaya da yöneliktir.

 

Nitekim 92’nin Aralık ayında “Temel İçgüdü” adlı filmin müstehcenlik suçlamasıyla gösteriminin yasaklanmasına, o zaman başbakan olan Süleyman Demirel’in getirdiği yorum çok anlamlıdır. Demirel, “Eğer filmin gösterilmesini icra yasaklamışsa onu ortadan kaldırırız. Ama mahkeme yapmışsa kuvvetler ayrılığı prensibine uymak lazımdır” diyor, sorumluluğu yasamaya bırakarak yürütmeyi temize çıkarıyordu. Bu örnekte de görüldüğü gibi kuvvetler ayrılığı ilkesi, zihniyet değişimini gerçekleştirememiş toplumlarda bazen bir haksızlığa dayanarak olabilmektedir. Zaten yaşadığımız da bu değil midir? (7 Haziran 1993)

Biricik şair Metin Altıok’un bestelenen 10 şiiri

Metin Altıok bugün 75 yaşında ve dim dik ayakta!






Bunları kaçırmayın

Edebiyatın karanlık kahini: Aldous Huxley

Bütün zamanlarda raslayabileceğimiz, zamanını aşmış, hatta zaman hakkında öngörüde bulunmuş ve bu öngörüleri gerçekleşmiş insanlar vardır. Bu gün sizler için Aldous Huxley'in hayatından sahneleri...

Çocuğunuzu ‘cinsel istismardan’ korumak için ‘İç Çamaşırı Kuralı’nı öğretin

Beş çocuktan biri cinsel şiddete, cinsel istismara maruz kalıyor. Çocuğunuzun böyle bir durumla karşılaşmaması için ona İç Çamaşırı Kuralı'nı öğretebilirsiniz. İç Çamaşırı Kuralı, Avrupa Konseyi'nin...

10 şairden 10 sonbahar şiiri

Yaz bitti artık, ilkbahar öncesinde bitivermişti zaten. Sıradaki mevsim sonbahar ve aylardan eylül. Gerek sonbaharın gerekse eylül ayının hüznü bir başkadır. Yaprak sadece sararmakla...

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Son haberler

Grup Yorum üyelerine destek için internet konseri verilecek

Sanat Meclisi, açlık grevini ölüm orucuna çeviren Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’le dayanışma sağlamak için 11 Nisan’da internet üzerinden destek...

Zülfikar Doğan: Yabancılar dövizini alıp kaçıyor, yerliler bankadan ‘yastık altına’ geçiyor

Merkez Bankası (MB), Korona salgının ekonomideki etkilerine karşı daha önce açıkladığı önlemler yetersiz kalınca, parasal genişlemeyi ve piyasalarda likiditeyi bollaştırarak, bankaların ve şirketlerin...

Sabahattin Ali ‘Sabah Yıldızı’yla anılacak

Şair ve yazar Sabahattin Ali, ölümünün 72’nci yılında “Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali” belgeseliyle anılacak. Tüm dünyada etkisini gösteren ve Dünya Sağlık Örgütü’nün pandemi olarak...

İhracat Mart’ta yüzde 18 düştü…

İhracat mart ayında yüzde 17.81 düşüşle 13.43 milyar dolar oldu. 2020 yılının ocak-mart döneminde ihracat yüzde 3.93 azalışla 42,8 milyar dolar olarak gerçekleşti....

Caz piyanist Ellis Marsalis Jr. koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti

New Orleans cazının efsane isimlerinden Ellis Marsalis Jr., yeni tip koronavirüs kaynaklı zatürre sebebiyle hayatını kaybetti. Ünlü piyanist, 85 yaşındaydı. Ellis Marsalis III, AP‘ye yaptığı...