Ana SayfaHaberlerBilimAntonio Gramsci'nin 1916'da yazdığı...

Antonio Gramsci’nin 1916’da yazdığı “Ermeni sorunu üzerine” adlı makalesi

Google Haberler'de takip et!

Tartışı-Yorum / Antonio Gramsci 

Bu yazı Antonio Gramsci’nin gençlik yıllarında yazdığı ve 11 Mart 1916’da Il Grido del Popolo’da (Halkın Çığlığı) yayımlanmış “Ermeni sorunu üzerine” makalesinin tam metninidir.

Hep aynı hikâye. Bir olayın bizi ilgilendirmesi, bizi etkilemesi için özel hayatımızın bir parçası olması, kökeninin bizden uzak olmaması, tanıdığımız insanların, insani alanımızın çevresine ait insanların söz konusu olması gerekiyor.ermeni sorunu, antonio gramsci, ermeni sorunu üzerine, 1915 ermeni soykırımı, ermenistan, gramsci, tartışma, makale, tarih, yorum, bilimsel makale, halkın çığlığı,

Goriot Baba’da Balzac Rastignac’a şu soruyu sordurur: “Her portakal yediğinde bir Çinli ölecek olsaydı, portakal yemekten vazgeçer miydin?”. Rastignac da şuna yakın bir cevap verir: “Portakallar yakınımda, onları iyi tanıyorum; oysa Çinliler o kadar uzaktaki gerçekten var olup olmadıklarını dahi bilmiyorum.”

Belki de hiçbir zaman Rastignac’ın bu sinik cevabını verecek kadar ileri gitmeyeceğiz. Ancak, Türklerin milyonlarca Ermeni’yi katlettiğini gördüğümüzde, ıstıraplara ve can çekişmelere ya da Almanların Belçika’yı istila edişine tanık olduğumuzda yaşadığımız aynı keskin acıyı acaba yaşıyor muyuz? Tanınmıyor olmak büyük bir adaletsizliktir. Bu, başkalarının desteğine güvenme ya da kıyaslama imkânı olmadan yalıtılmış kalmak, kendi kişisel acısında hapsolmak anlamına gelir. Bir ulus için bu, yavaş yavaş çürüme, dünya ile bağlarının gitgide yok edilmesi anlamına gelir. Bu, terk edilmiş olmak, şirazeden çıkmış olan ama kılıç kuşanıp, küffarın yok edilmesiyle dini bir vecibeyi yerine getirdiklerini söyleyenler karşısında savunmasız kalmaktır. Nitekim Ermenistan, en dramatik anlarında, kendisine karşı gösterilen çok az sözlü merhamet ifadesi ve cellâtlarının kınanması dışında bir şeye mazhar olmamıştır. “Ermeni katliamları” dillere destan olmuş, ancak bu, somut insan imgelerini betimlemeyi başaramayan boş laflardan ibaret kalmıştır. Bütün Avrupa uluslarına bağımlı olduğuna göre, Türkiye’yi, tek arzuları rahat bırakılmak olanlara işkence etmemeye zorlamak mümkün olabilecekti.

Hiçbir şey ya da en azından somut sonuçlar yaratan bir şey olmamıştır. Vico Mantegazzo doğu siyaseti üzerine açıklamalarında Ermenistan’dan ara sıra biraz bahsetmiştir. Birinci Dünya Savaşı Ermeni sorununu bir kez daha gönülsüzce yeniden gündeme getirmiştir. Erzurum Rusların eline düştüğünde, Türklerin Ermeni topraklarından çekilmesi, basınımızda Zeplinin Fransa’ya inişinden daha az yer almıştır. Bütün Avrupa’ya dağılmış olan Ermenilerin bize ülkelerinden, ülkelerinin tarihinden, edebiyatından bahsetmeleri gerekirdi. Ermenistan’ın başına, bir zamanlar Perslerin başına gelen gelmiştir. Büyük Arapların (başkalarının yanı sıra İbn-i Sina, İbn-i Rüşd) aslında Fars olduğunu kim bilmektedir? Arap medeniyetine ait olan hemen her şeyin aslında Fars olduğunu kim bilmektedir? Ya da içinizden kim, Türkiye’yi modernleştirmek için son dönemde harcanan bütün çabaların Yahudilerden ve Ermenilerden kaynaklandığının farkındadır?

Ermenilerin Ermenistan’ı tanıtmaları gerekirdi. Onu, onu tanımayanların, onun hakkında hiçbir şey bilmeyenlerin ve bu nedenle de sempati duymayanların yaşamlarına ve zihinlerine taşımaları gerekirdi.

Torino’da bir şeyler oluyor. Ermenistan başlıklı bir dergi yayımlanıyor ve dergiye katkıda bulunan çeşitli yazarlar Ermeni halkından bahsediyorlar: Ermeniler kimdir? Kendilerini neye dönüştürmeye çalışmaktadırlar?

Yine bu proje kapsamında, Ermeni halkının tarihini, kültürünü, şiirini ve dilini daha inandırıcı bir tarzda ve daha büyük güçle tanıtan çok sayıda kitabın yayımlanması öngörülmektedir.

Kaynak: Yeniyol dergisi Mart-Nisan 2015 tarihli Sayı: 13, Çeviri: Osman Binatlı.

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Godard’tan Haneke’ye Avrupa sinemasından en iyi 10 sanat filmi

Press Haber | Avrupa sinemasının kuşkusuz Hollywood ile ayrılan en büyük...

Gezi Parkı eylemlerinin 3. yılında hatıralarda kalan duvar yazıları!

Gezi Parkı eylemlerinin üçüncü yılında, eylemcilerin geride bıraktığı duvar yazıları bu gün...

Ankara tarım müzesinden tarım tarihimize ışık tutan 20 antika

Tarih kokan Türkiye'nin ilk ve en kapsamlı tarım müzesi olan Ankara...

Karadeniz’de Mutlaka Gidilmesi Gereken Yerler

Karadeniz kıyıları, keşfedilmeyi bekleyen zengin kültürel ve tarihi mirasıyla gizli bir...

Tartışı-Yorum

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor...

Ankara’da Gayrimenkulün Son Durumu

Ankara, bilindiği üzere memur kenti olarak da bilinmektedir. Fakat son yıllarda oluşan konut projeleri ve Büyükşehir Belediyesi’nin çıkarmış olduğu sosyal projeler ile   arsaların yüksek  noktada fiyatlanması aslında hiçte öyle...

Murat Sevinç’ten Yılmaz Özdil’in “şarjör” benzetmesine dair bir yazı

Murat Sevinç'ten Yılmaz Özdil'in "kalaşnikof'a sürülen şarjör" benzetmesine göndermeli bir yazı kaleme aldı: "Kürtler mevzubahis olduğunda, gerisi teferruat ve utanç…"Sözcü yazarı Yılmaz Özdil'in HDP'ye verilecek oyları "kalaşnikof'a sürülen şarjör"e...