Ana SayfaHaberlerTüm HaberlerEmre Kınay: ''Erdoğan korkumuzdan...

Emre Kınay: ”Erdoğan korkumuzdan fikrimiz söyleyemiyoruz”

Google Haberler'de takip et!

Karadağlı’nın ardından, Duru Tiyatro’nun kurucusu, tiyatrocu Emre Kınay da, “Sayın Cumhurbaşkanımızdan korkumuzdan fikrimizi beyan edemiyoruz, korkuyoruz” dedi.
Kınay son olarak, Suudi Arabistan’ın önceki gün hayatını kaybeden 90 yaşındaki kralı Abdullah bin Abdülaziz El Suud için ilan edilen ‘yas’ kapsamında Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları’nın bir günlük perde kapatmasına, “Yas tutulacak bir sürü ‘milli’ kayıp varken yas ilan etmeyip Arap kralına yas ne demek? PESSSSSS PESSSSS PESSSS” mesajıyla isyan etmişti.

1980 dönemi dahil böyle bir baskı yaşanmadı

Millet gazetesinden Başak Çokan’a konuşan Kınay özetle şunları söyledi:

*Türkiye’de sanat baskı altında. Bu kadar bir sessizlik, ‘Biz karışmıyoruz bir şey yapmıyoruz’ diyerek baskı altında olunan bir dönem daha yaşanmadı. Buna 1980 dönemi de dahildir.

Yavuz Bingöl özgür mü?

*Mesela Yavuz Bingöl özgür mü? Yavuz’un beni arayıp neler söylediğini hatırlıyorum. Bir ülkede oto sansür gelişmişse orada demokrasiden bahsedemeyiz. Madem Yavuz Bingöl özgür, o zaman çıkıp neden şimdi Ermeni türküleri söylemiyor. Anadolu’da 19 aksanın bir arada olduğu bir konser yapsın. Yapamaz çünkü baskı altında.

Erdoğan’ın en büyük düşmanı etrafındakiler

*Türkiye’de artık ‘kraldan çok kralcılık’ sisteminin sona ermesi gerek. Benim bu açıklamalarımdan sonra insanlar şimdi belki bana sahnelerini kiraya vermeyecekler. İnsanlar cumhurbaşkanı ve başbakana yaranmak için hamlelerde bulunuyor. Erdoğan’nın en büyük düşmanı etrafındakiler. Onun arkadaşları dostları ve yönlendiren akıl verenleri.

Tıpkı 1938-1940’lardaki Hitler Almanya’sı gibi

*Sayın Cumhurbaşkanımızdan korkumuzdan fikrimizi beyan edemiyoruz, korkuyoruz. Halk bile bu korku silsilesi için hikayeler uyduruyor. Yaşlı bir amca kahvede Cumhurbaşkanı konvoyuna elle işaret yaptığı için bir adamın apar topar götürüldüğünü anlatıyor. Herkes evinden alınmaktan korkuyor. Tıpkı 1938-1940’lardaki Hitler Almanya’sındaki gibi…

‘Köşk’ün sevmediği biri olmak benim için bir gurur vesilesi

*Bir kere, Abdullah Gül’ün döneminde resepsiyona davet edilmiştim. Sonra pişman oldu sanırım edenler, geri aldılar daveti. Çok heyecanlanmıştım. Fakat sonra düşündüm Köşk’ün sevmediği biri olmak benim için bir gurur vesilesidir. Özal, Demirel ve Ecevit zamanında da çağırılmadığım için sorun yok yani.

Cumhurbaşkanı ve hükümetin gözünde değersiziz

*Ben ve bir çok tiyatrocu arkadaşım cumhurbaşkanı ve hükümetin gözünde son derece kıymetsiz ve değersiz olduğumuzu düşünüyoruz. Benim için cumhurbaşkanlığı makamı önemlidir, saygıda kusur etmedim, etmem de. Ayrıcalık istemiyorum ama değersiz olduğumu biliyorum. Bu da insana kendisini kötü hissettiriyor.

Büyük Türkiye’yi bertaraf ederek mi kuracaksınız?

*Büyük Türkiye nasıl kurulacak? Fikirleri sizinle uyuşmayanları bertaraf ederek mi kuracaksınız? Büyük Türkiye demokrat haklarla kurulacak. İftira atmakla veya sosyal paylaşım sitesinde iktidara yakın vatandaşların ölmüş anneme küfür etmesiyle mi kuracaklar. Bu nasıl Müslümanlık?

Yasama ile yargı tepişiyor, benim davam eziliyor

*Hakim gibidir sanatçı. Ancak yargı da tarafsız olmalıdır. Bir örnek vereyim; Kültür Bakanlığı’nın yardım yönetmenliğine itiraz etmek için Genco Erkal ve ben aynı şikayet maddeleriyle dava açtık. Ancak, ben kaybettim. Genco Erkal kazandı. Bana fikir beyan etme diyenler var ya ben beyan ettim. Yani, hakkımı aradım. Ve sonuçta o kazandı ben kaybettim. Yahu aynı durum üzerine aynı maddelerle şikayet ettik. Bu nasıl çelişki. Ürktükleri için bu kararı verdiklerini düşünüyorum. Yasama ile yargı tepişiyor, arada benim davam eziliyor. Filler tepişirken altta çimenler yani bizler eziliyoruz.

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Nikita Nomerz’den 18 çalışmayla şehrin ruhunu duvarlara yansıtan estetik

Nikita Nomerz, şehrin ruhunu sprey boyalarıyla eski yapılara yansıtmaya çalışan Rusyalı...

13 madde ile turist ile gezgin arasındaki fark

İnsanların tatil veya bir ülkeyi ziyaret etme algısı farklıdır. Kimisi gezgindir,...

Ahmet Kaya albümlerinden alternatif bir siyasi tarih

Halk ozanı Ahmet Kaya, 16 yıl önce aramızdan ayrıldı. Adıyaman'a bağlı Çelikhan'da,...

14 örnekle Sovyet sanatçılarından uzaydaki komünist yaşam

Sovyetler Birliği 1917'deki Büyük Ekim Devrimi'yle yıkılan Rusya İmparatorluğu'ndan sonra aynı topraklar üzerinde kuruldu...

Tartışı-Yorum

İsmail Beşikçi: Ahmet Ümit’in yeni kitabı Elveda Güzel Vatanım’da İttihatçılar…

15 Haziran 1926’da, Mustafa Kemal’e karşı gerçekleşen İzmir suikast teşebbüsü, eski İttihatçılara yönelik bir politikanın yaşama geçmesini gündeme getirir. Eski ittihatçılar, izlenmekte, tutuklanmakta, kaçırılmakta, yok edilmektedir. İstanbul’da bu politika...

Marksist ve sosyalist bir siyasetçi olarak Yaşar Kemal

Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te direne direne ölümünün ardından değişik yönleriyle tanıtıldı. Romancılığı, hikâyeciliği, şairliği, gazeteciliği, doğaya olan tutkunluğu, insana olan aşkı, neşeli kişiliği onu tanıyanlar tarafından anlatıldı. Ancak...

Oruç nedir?

Oruç, insanın bedenini kontrol etmek, disiplin ve denetim altına almak, ruhsal yapısını güçlendirmek için yaptığı bir ibadettir. Oruç ibadeti belirli zamanlarda yeme, içme, cinsellikve eğlenmekten mahrum bırakma gibi; istekleri/duyguları  terk ederek, zihinsel/ruhsal yapıya...