izmir escort
Ana SayfaKadınFrida Kahlo'nun ölümünden 60...

Frida Kahlo’nun ölümünden 60 yıl sonra ortaya çıkan özel eşyaları

Google News presshaber.com

Frida Kahlo, mücadeleci ruhu, feminist dünya görüşü, portreleri ve aşklarıyla yirminci yüzyılın en tanınan kadın ikonlardan biri. Ölümünden 60 yıl sonra ortaya çıkan özel eşyalarıyla Frida Kahlo‘yu daha yakından tanıyacaksınız. Geçirdiği trafik kazası sonucu değişen ve iniş çıkışlarla dolu hayatı ve çok yönlü kişiliğiyle tanınıyor ve seviliyor. 1954 yılında hayatını kaybetmesinin ardından eşi Diego Rivera, ona ait eşyaları Mexico City’deki evlerinin bir odasında sakladı ve bu eşyalar ölümünden sonraki 15 yıl boyunca odada kilitli kaldı. Aslına bakarsanız bu oda 2004 yılına kadar açık değildi. Daha sonra bu eşyalar Ishiuchi Miyako tarafından, Mexico City’deki Frida Kahlo Müzesi’nde sergilenmek üzere fotoğraflandı.

İşte, güneş gözlüğünden Kahlo’nun sakat bacağından dolayı giymek zorunda olduğu özel ayakkabılara, kendisinin boyadığı korselerden kül tablasına kadar Frida’ya ait, onu anlatan eşyalar…

 

1.

Frida’nın arkadaşları onun hissettiği acının, mağduriyetin kıyafetlerindeki detaylara yansıdığını belirtiyor.

Frida'nın arkadaşları onun hissettiği acının, mağduriyetin kıyafetlerindeki detaylara yansıdığını belirtiyor.

 

 

2.

Geçirdiği çocuk felci nedeniyle Frida’nın sağ bacağı sol bacağından daha inceydi. Daha sonra bu bacağı trafik kazası sonucu 11 yerinden kırıldı. Dolayısıyla Frida, her zaman, bacaklarını boydan boya örten uzun, geleneksel Tehuana elbiseleri giymeyi tercih etti.

Frida Kahlo elbiseleri

 

 

3.

Taşınabilir kül tablası…

Taşınabilir kül tablası...

 

 

4.

Frida’nın mint yeşili mayosu…

Frida'nın mint yeşili mayosu...

 

 

5.

Yeşil ipekten etek ve ona bağlanmış beden korsesi…

Yeşil ipekten etek ve ona bağlanmış beden korsesi...

 

 

6.

Frida’nın kedi gözü şekilli güneş gözlüğü…

Frida'nın kedi gözü şekilli güneş gözlüğü...

 

 

7.

Frida’nın bir bacağı 1953 yılında kesildi. Bu protez bacağı kırmızı botlu olarak kendisi tasarladı.

Frida'nın bir bacağı 1953 yılında kesildi. Bu protez bacağı kırmızı botlu olarak kendisi tasarladı.

 

 

8.

Frida’nın ojeleri…

Frida'nın ojeleri...

 

 

9.

Trafik kazasından sonra Frida üç ay boyunca vücudu alçılı olarak yattı. Bu, hayatının geri kalanı için de büyük acılar bırakan bir dönemdi. Korselerini ve alçılarını boyayarak, medikal eşyaları birer sanat eserine dönüştürdü.

Frida Kahlo elbisesi

 

 

10.

Frida’nın kullanmak zorunda olduğu korselerden biri.

Frida, 18 yaşındayken bir trafik kazası geçirdi. Okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, trenin demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıktı. Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçti; omurgası ve sağ bacağında dinmeyen bir acıyla yaşadı. 32 kez ameliyat edildi ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1953’te kangren yüzünden kesildi.

Frida Kahlo korsesi

 

 

11.

Frida’nın, altı yaşındayken geçirdiği çocuk felci sonucu bir bacağı özürlü kalmış, kendisine “Tahta Bacak Frida” denmişti. Sağdaki botun topuk boyunun daha yüksek olmasının sebebi bu.

Frida Kahlo Ayakkabısı

Frida Kahlo ile ilgili diğer içerikler:

Frida Kahlo’nun hayatı sahneye taşınıyor
Apartman dairesinden sahneye: Ben Frida Kahlo
Tutkunun kadını Frida Kahlo’yu anlatan 5 film
Frida Kahlo: Ressam, Feminist, Komünist ve Aşık
Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Kargo sürecini pratik hale getiren Git Kargo, 5 milyon TL değerleme ile yatırım aldı

Kargo sürecini daha pratik ve etkili hale getirmeyi amaçlayan girişim...

Diyarbakır Kobaniye Destek için yürüdü!

Diyarbakır'da, 'İnsanlık İçin, Kobani İçin 1 Kasım'da Küresel Eylem' adı altında...

Dikkatler Soçi’ye çevrildi

Türkiye’nin ABD’nin yoğun baskısı altında Suriye harekatına ara vermesinin ardından...

Dr. Ahmet Büyükduman: Kur ve enflasyon konut satışlarını nasıl etkiliyor?

Covid-19 salgını ile birlikte Türkiye ve Avrupa’da son dönemde artan...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...