8.5 C
İstanbul
Pazar, Ekim 18, 2020

6 meyvenin ‘insan eli’ değmeden önceki ‘yabani’ hali

İnsanlık doğaya karşı verdiği "savaşta" görece üstünlük elde ettiğinden beri doğanın değişimine olan etkisi de arttı. Bunlardan bir örnek de sıklıkla tükettiğimiz meyve ve...

Bunlara bakmalısınız

Henüz izlemediyseniz ‘Mutlaka’ izlemeniz gereken 15 film!

Derleme/Eren Aşnaz Henüz izlemediyseniz izlemeniz gereken 15 filmi bu hafta sizler için derledik. Usta oyuncu ve efsane olmuş yönetmenlerden derlediğimiz filmlerin hepsini, yok olması imkansız...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Zygmunt Bauman: Sosyal medya çok kullanışlı ve keyifli bir tuzak

Zygmunt Bauman yakınlarda 90. doğum gününü kutladı ve Leeds’deki evinden İspanya’nın kuzeyindeki Burgos’taki bir etkinliğe gitmek için iki kez uçağa bindi. Söyleşiye başlarken yorgun...

Dünden bugüne: Nuri Bilge Ceylan

 Dünyanın en prestijli ödüllerinden Altın Palmiye'yi son filmi "Kış Uykusu"yla kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı ne kadar tanıyoruz? Güldal Kızıldemir'in bu büyük yönetmenle 1997'de yaptığı...

Çocuğunuzu ‘cinsel istismardan’ korumak için ‘İç Çamaşırı Kuralı’nı öğretin

Beş çocuktan biri cinsel şiddete, cinsel istismara maruz kalıyor. Çocuğunuzun böyle bir durumla karşılaşmaması için ona İç Çamaşırı Kuralı'nı öğretebilirsiniz. İç Çamaşırı Kuralı, Avrupa Konseyi'nin...

Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Frida Kahlo da her kadın gibi kurbanıydı toplumun, öteki idi. Ama köşesine çekilip acılarının öylece geçmesini beklemedi. Kendisi ile yüzleşirken aslında kadınlığı ile de...

Kadın’ı varlıklarıyla hatırlatmaya çalışan iki kadın: Luiz Bakar ve Ester Zonana

Birbirlerini hiç tanımamış, aynı amaç uğruna mücadele eden iki kadının dillendirdikleri bir nokta. Onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde, kadının adı olduğunu, varlıklarıyla hatırlatarak çalışıyorlardı.

 

 

Hukuk âleminde bu konulara gönlünü ve yıllarını vermiş avukat Diran Bakar’ın ismini anarak başlıyor bu kitap. Onun emeklerini kendi emeğiyle birleştirmiş ve yıllarca Ermeni Patrikhanesi’nin basın sözcülüğünü de yapan kız kardeşi; avukat Luiz Bakar’ın sunumunu da içeriyor. Ve aslında Luiz Bakar’a ismini vermiş olan anneleri; Madam Ağavni’nin hatırasını da taşıyor.

Madam Ağavni’nin İstanbul’a geldiği yıllarda kitabımıza konu kurumlar bugünkü gibi yok hükmünde değildi, o dönemde Patrikhaneler ve Hahambaşılıklar hukuken de varlardı. Ve bu varlığın, Madam Ağavni’nin yaşamında belirleyici yeri olmuştu.

Luiz Bakar

Nasıl olduğunu Luiz Bakar; nam-ı diğer Lulu mizahi üslubuyla şu sözlerle anlatıyor:

“Annem 1910 doğumlu, öyle diyordu yani belki de daha erken doğmuştu, tam bilemiyoruz. Annem, ailesi ile birlikte Der-Zor’a yazlığa gitmiş. Gezmeye! Orada, 1915’te, ailesinin dörtte üçü kaybolmuş ve geri geldiğinde yokluk içindeymiş. Köyden İstanbul’a gelmişler. Burada, Hahambaşı, Yahudilerin hahambaşısı ona sahip çıkmış ve almış bunu okula götürmüş. İki sene Esayan’da okumuş, sonra ‘ben Fransızca öğrenmek istiyorum’ demiş. Saint Benoit’ya götürmüşler onu. Para yok, pul yok. Soeurler  de demiş ki, ‘eğer bu kız Katolik olursa biz onu burada barındırırız. Hem yer, hem yatar, hem de okula gider.’ Böylece annem Katolik olmuş. Çok severdi ama okulunu. Ölene kadar o Saint Benoit soeurleri, Fransız kültürü, Fransız dili… O sevgiden de bizim şansımıza, adımız Luiz oldu.”

 

Luiz adı Ermeni cemaat vakıflarının davaları ile özdeşleşti. Yıllar boyunca onlarca dilekçe yazdı, yüzlerce davada savunma yaptı, milyonlarca kez resmi dairelerde dil döktü, sıra bekledi. Ama bir duruşma anı vardı ki, o an Luiz Bakar için farklı oldu çünkü var olanların nasıl yok sayıldığını AİHM’de anlatmak o kadar da kolay değildi.

 

Nasıldı?

Şöyle anlatıyor Lulu:

“Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı’nın davasında AİHM’e gittik sonunda, benim için çok değişik bir andır. Savunmayı Fransızca olarak yaptım. Esasında davayı ağabeyim Diran takip ediyordu, ben de yamaklığını yapıyordum, ama içindeydik. Ağabeyim, 35 sayfalık bir savunma hazırladı, ben de onu çevirdim ve orada gittim okudum. Çok heyecanlıydı, neredeyse kapıdan geri dönüyordum. Üşümeye başladım, üst üste ceketler giydim. Baya etkileyiciydi; karşında bir sürü hâkim oturuyor ve sen ortada kalkıp anlatıyorsun. Bir de anlatırken,  hâkim anlıyor mu anlamıyor mu diye düşünüyorsun, çünkü o kadar acayip bir dava ki! Bir Avrupalı hâkimin bunu anlamasına imkân yok, anlamaz. Onun için bütün kelimeleri seçtik. Aynı cümleyi 10 farklı şekilde kurdum.

 

“Yabancı bir insan bu 36 Beyannamesi davasını anlayamaz. ‘36 yılında beyanname verdik’ diyoruz, ‘Beyanname verdin, peki niye? Bu senin statün mü?’ diyorlar! E adama nasıl anlatacaksın? Emlak beyannamesi veriyoruz ya, beyanname odur, öyle bir şeydir. Halbuki bizim burada tuttular diyorlar ki, ‘bu vakfın kuruluş senedi beyannamedir.’ Peki niye bunu yaptılar? Bu sorunun cevabı, şu laf da çok güzel: ‘Kamu düzeni bozuluyor.’ Yani azınlık vakıfları mal edinirse kamu düzeni bozuluyormuş! Anlat kolaysa! Biraz dini vecibelere bağladık, dedik ki; ‘Biz Türkiye’de çok rahat dini vecibelerimizi yerine getiriyoruz, bir sorunumuz yok ama bu vakıf denilen kuruluşların; kilise vakfı, okul vakfı sorunu büyük.’ Sen kilise vakfının malını elinden alırsan, o ayinleri hangi parayla yapacak, papazına nasıl maaş verecek? Bu olayları anlattık. Adamlar tahta perde gibi oturuyor karşımda, dinliyor mu, anlıyor mu anlamıyorsun. Fakat bu yeni Vakıflar Yasası’nın çıkmasında AİHM’in de etkisi oldu, bence bütün bu davalar, kararlar etkili oldu.”

 

Bütün bu kararların alınmasında Luiz Bakar’ın yol arkadaşlarından biri Türkiye Hahambaşılık’ının avukatı Ester Zonana oldu. Hahambaşı artık Luiz Bakar’ın annesine sahip çıkan hahambaşı değildi. Yıllar geçmişti, zaten Luiz Hanım da hahambaşılık için hiç çalışmadı.

 

Luiz Bakar ile Ester Zonana hiç dava arkadaşı olmadılar, birlikte bir dava yürütmediler. Fakat meseleleri aynıydı. Amaçları, karşı durdukları, dillendirdikleri birdi. Yüklendikleri de benzerdi. Haksızlığa uğramış yüzyıllık dini kurumların adına ve çoğu zaman dini liderlerin vekâletnameleri ile çalışıyorlardı. Üstelik onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde, kadının adı olduğunu, varlıklarıyla hatırlatarak çalışıyorlardı.

ester

Çalışmalarında toplumların dini ihtiyaçlar dışında ihtiyaçları olduğunu vurguluyorlardı. Mesela avukat Ester Zonana şöyle söylüyordu: “Cemaatler, sosyal topluluklardır. Dini gereksinimleri yanında, sosyal gereksinimleri de vardır. Bu gereksinimlerin sadece seçimle iş başına gelen dini reisler tarafından karşılanması, mümkün değildir.”

 

 

Zaten avukat Ester Zonana’yı da meslek hayatında en zor durumlarda bırakan; yalnızca dini reisleri değil, inanan inanmayan tüm Yahudileri hedef alan antisemitizm olmuştu. Ulusal hukukun çare üretmekte yeterli kalamadığı nefret söylemi hakkında defalarca kez dilekçe yazmış, ilgili makamlara şunun gibi sözlerle şikâyetlerde bulunmuştu: “Şüphelinin  ‘tweet’ini okuyan Yahudi dini inancına sahip kişiler, daha önce de olduğu gibi ibadethanelerinin ve kendilerinin her an saldırıya uğrayabilecekleri, vahşice katledilebilecekleri  endişe ve korkusuyla dini inançlarını,  Anayasa’nın  sağladığı temel hakka rağmen, yaşayamamaktadırlar.”

 

Temel hakların, yüzlerce yıllık kurumlarımız gibi “yok hükmünde” olmaması, avukat Luiz ile avukat Ester’in yıllardır devam eden dostluklarının ve Madam Ağavni hatırasının bu kurumlarca da unutulmaması dileğiyle… (RT/ÇT)

 

(Bianet)






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Edebiyatın karanlık kahini: Aldous Huxley

Bütün zamanlarda raslayabileceğimiz, zamanını aşmış, hatta zaman hakkında öngörüde bulunmuş ve bu öngörüleri gerçekleşmiş insanlar vardır. Bu gün sizler için Aldous Huxley'in hayatından sahneleri...

Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Frida Kahlo da her kadın gibi kurbanıydı toplumun, öteki idi. Ama köşesine çekilip acılarının öylece geçmesini beklemedi. Kendisi ile yüzleşirken aslında kadınlığı ile de...

Erkeğin dünyasında zincirlerini kırmış 20 kadına adanmış 20 film

Tarihte bazı kadınlar toplum yapısına sirayet etmiş cinsiyet algısını öyle zorladılar ki, bugün onlar sayesinde bir nebzede olsa daha eşit bir dünya oluştu. Bu...

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Son haberler

Emrah Lafçı: Faiz mi kur mu daha önemli?

Ekim 14, 2020 AB, Kapalı Maraş’ın 46 yıl sonra bir kesiminin açılmasına tepkisini sürdürdü. Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler veGüvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep...

Timothee Chalamet, Bob Dylan rolüne nasıl hazırlandığını anlattı

Müzisyen Bob Dylan’ı canlandıracak Timothee Chalamet role nasıl hazırlandığını anlattı.‘Call Me By Your Name‘ filmiyle geniş bir hayran kitlesi kazanan genç oyuncu, ‘Going...

13 yıl 10 ay hapsi istenen Halil Sezai hakkındaki iddianame kabul edildi

İstanbul Tuzla’da komşusunu darp ettiği gerekçesiyle tutuklanan Halil Sezai hakkında 13 yıl 10 aya kadar hapis istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi. Tuzla’da 15 Eylül’de...

Fransa ve Almanya’dan Türkiye’ye bir hafta süre: Tahriklerini durdur

Fransa ve Almanya Türkiye’yi Doğu Akdeniz’deki eylemleriyle Avrupa Birliği’ni (AB) tahrik etmeyi sürdürmekle suçladı ve tutumunu netleştirmesi için bir hafta süre verdi.İki ülke...

Gök, yeni gıda ve tarım politikalarına ihtiyaç var

Bu haber 23 kez okunmuştur. Dünya Gıda Günü nedeniyle yaptığı basın açıklamasında güvenli ve yeterli beslenmeye dikkat çeken...