Ana SayfaListelerKamp yapacaklara altın değerinde...

Kamp yapacaklara altın değerinde 5 ipucu

Google News presshaber.com

Şehir hayatının yoğun trafiği ve yaz mevsiminin gelmesiyle beraber artan seyahat özlemini gidermenin alternatif yolu olan kamp tatili için on ipucunu sıraladık.

Beş yıldızlı otellerin cazibesini yitirmesi, beton ve hapishane havası veren tatil köylerine alternatif olarak özellikle gençler tarafından popülerleşen kamp tatilini ele aldık. Güne, güneşin doğuşuyla uyanmanın verdiği mutluluk ve  çalar saatin değil kuş sesiyle gözü açmanın verdiği hazzı hiç tatmadıysanız yazımızı dikkatli okumanızı öneririz.

Çadır kamp denince akla gelen ilk şey bir çadır ve bir mat alıp yola çıkmak. Fakat büyük bir heyecanla çıktığınız bu seyahat size eziyette olabilir. Evde ya da otel de aldığınız konforu istiyorsanız aşağıda yer alan önerileri dikkate almanız şiddetle tavsiye edilir.

1.Rota

Nereye, ne kadar zamanda, neyle, nasıl gibi soruları sormadan kendinize sakın tatile çıkmayın. Nerede kalacaksınız, nereleri görmelisiniz, ne yemelisiniz bunları tatile çıkmadan en az bir ay önceden araştırmalı blokları okumalı ve planlı şekilde hareket etmelisiniz. Yoksa umduğunuzu bulamaya bilirsiniz.

2.Kamping

Çadırımı aldım sırtıma düştüm yola, nerede yoruldum orada kurarım çadırımı diyorsanız büyük hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Doğanın bir ucunda elektrik, su, tuvalet, mutfak olmadan yapmayı planladığınız kamp en başta büyük bir pişmanlığa sebep olabilir.  O yüzden, İlk kamp deneyimiz ise mutlaka bunu cüzi bir ücret ödeyerek bir kampingde gerçekleştirin.

3.Çadır

Özellikle Karadeniz gibi bol yağış alan bir bölgeye gidiyorsanız, sabah içi su dolu bir çadırda uyanmak zorunda kalabilirsiniz.  Bunu engellemek için mutlaka mevsime uygun çadır seçmelisiniz. Sadece yaz aylarında kamp yapıyorum derseniz dahi üç mevsim özelliği olan bir çadır tercih etmelisiniz.


4.Mat değil şişme yatak

Uyku önemli diyorsanız, bel ağrısı yaşamak istemiyorsanız, evinizdeki yatağı ararım derseniz mutlaka şişme bir yatak alın yanınıza. Otellerin o yaylı yatakları gibi olmasa da güne ağrısız sızısız uyanmanızı sağlayacaktır.

5.Böcek ilacı

Benim cildim hassas eminim sizin de öyledir. Yaz aylarının olmazsa olmaz haşeresi sinek tatilinizde sizi üzen sebeplerden olabilir. Hava sıcaklarının artmasıyla ve kamp alanlarında sinekler için potansiyel gıda bolluğundan dolayı uykunuzdan sinek ısırığı ya da sesiyle uyanmak istemiyorsanız mutlaka organik sinek ilacı alın yanınıza.

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Pedro Almodóvar’dan karantina günlükleri

Madrid’de, 2019 yapımı “Dolor y Gloria” (Acı ve Zafer) filminde gördüğümüz...

Şempanzeler de dans etmeyi seviyor!

Şempanzeler de dans etmeyi seviyor! Japonya'da yapılan bir araştırma, insana özgü...

Martin Scorsese: ‘The Irishman’ belki de son filmim olabilir’

Sinema salonlarına ‘sanat değil’ dediği süper kahraman filmlerinin el koyduğunu...

Dr. Ozan Bingöl: “Dövizin kendisi de, vergisi de dalgalı”

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici 1 Ekim’den itibaren başlayan yeni ‘Sosyal...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...