8.5 C
İstanbul
Cumartesi, Ağustos 8, 2020

Başını alıp gitmek isteyenlere 12 ülke ve kabul şartları

Usta şair Özdemir Asaf bir şiirinde şöyle diyor: "Kolay mıdır bir anda vazgeçip gitmek,/Yoksa gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek?".  Ardından eklemiş yine: "Ben cevap veremedim,...

Bunlara bakmalısınız

Sema Moritz’in hikayesi ve taş plak sesi

Sema Moritz, Türkiye Müziğinde Taş plak sesli şarkıcı olarak kendine yer edinmiş, bir daha onun gibisi gelir mi acaba dedirten bir müzisyen. Nokta dergisine...

Dünyanın en çok satan 20 kitabı

İnsanoğlu bu güne kadar kesin olmamak kaydıyla 130 milyana yakın kitap basmıştır. Biz bu listeyi hazırlarken bile basımda olan yeni kitaplar olduğunu biliyoruz. Bu...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Henüz izlemediyseniz ‘Mutlaka’ izlemeniz gereken 15 film!

Derleme/Eren Aşnaz Henüz izlemediyseniz izlemeniz gereken 15 filmi bu hafta sizler için derledik. Usta oyuncu ve efsane olmuş yönetmenlerden derlediğimiz filmlerin hepsini, yok olması imkansız...

Modern hayatlar, suni mutluluklar, senkronize yalnızlıklar

Yapmak isteyip de yapamayacağımız şeylerle doldu taştı dünya. İzlenecek tonla film, dizi, okunacak kitap, gidilecek, görülecek, gezilecek yerler ve ortalama 70 yıl ömür var...

Aman doktor, Canım doktor: August Bier

Bilim kurgu filmlerin favori tiplemesi hafif(!) kaçık bilim insanları en sevdiğim klişe karakterlerdendir. Mary Shelley’le aynı kumaştan mı dokunduk bilemeyeceğim ama bilim insanları ve...

Kendi dönemlerinde listeleri alt-üst edenler!

Yaşadıkları dönemde, sergiledikleri performanslarla listeleri alt üst edip efsaneleşen sanatçıları bilmek ister misiniz?

 

1.

-John Lennon

John Lennon, 9 Ekim 1940’da İngiltere’nin Liverpool kentinde dünyaya geldi. Birer işçi olan anne ve babası Lennon iki yaşındayken boşandılar. Teyzesi ( Mary “Mimi” Smith ) ve amcası tarafından büyütülen Lennon, annesini ancak lise çağında tanıyabildi. Annesi 1958 yılında trajik bir kaza sonucu öldü.

1955’te Teyzesi ona ilk gitarını hediye etti. Bu sırada Paul McCartney’le tanıştı. Şubat 1958’de Paul McCartney, George Harrison’ı Lennon’a tanıttı. Daha sonra yakın arkadaşı Stu Sutcliffe basçı olarak gruba katıldı ve grubun adının ‘The Silver Beatles’ olmasını önerdi.

Temmuz 1960’ta grubun ‘The Silver Beatles’ olan adı ‘The Beatles’ adına çevrildi. Bir yıl sonra da Ringo Starr gruba katıldı. Grubun ilk 45’liği olan ‘Love Me Do’ Ekim 1962’de piyasaya çıktı. The Beatles ile dünya çapında başarı kazandılar, bazı eleştirmenler tarafından dünyanın gelmiş geçmiş en iyi grubu olarak nitelendirildiler.

 

Hem bu kadar ünlü olmak, hem de aykırı tavır takınmak elbette birtakım problemlere de yol açacaktı. 1966’da Filipinler’e gittikleri bir sırada devlet başkanının grubu davet etmesinin ve Beatles’ın da resmi davetleri kabul etmediğini açıklamasının ardından ülkeden ayrılırken yanlarına koruma verilmedi ve havaalanında saldırıya uğradılar.

 

Daha sonra Amerika’daki bir röpörtajında John Lennon o olay yaratacak sözü söyledi:Beatles şu anda İsa’dan daha popüler. Her ne kadar espri olsun diye söylemişse de bu söz elbette dokunduğu konu dolayısıyla toplumun büyük bir kesiminin tepkisiyle karşılaştı. Amerika Birlesik Devletleri’nde büyük sorun yaratan bu açıklama sonrasında Beatles plakları yakılmaya başlandı. Daha sonra ABD basınına yaptığı açıklamada: “Eğer televizyon İsa’dan daha popüler deseydim muhtemelen yakamı kurtaracaktım. Ben İsa’dan daha iyiyiz, mükemmeliz demiyorum veya karşılaştırmıyorum. Sadece söylediğim şekilde söyledim; ama yanlış bir ifadeydi ya da yanlış algılandı; hepsi bu. Bunun için üzgünüm; din karşıtı bir söylem değildi. Hala bu kadar yanlış ne yapmış olduğumu tam olarak anlamıyorum. Size ne demek istediğimi anlatmaya çalıştım; ama benden mutlaka bir özür bekliyorsanız ve bu sizi mutlu edecekse özür dilerim.” şeklinde konuşmuştu.

Bu dönemden sonra Lennon’ın hayatında birçok iniş ve çıkış oldu. Beş yıl aradan sonra müziğe dönme hazırlıkları yaptığı dönemde, akli dengesi yerinde olmadığı iddia edilen Mark David Chapman tarafından 1980 yılında New York’ta kaldığı otelin önünde silahla öldürüldü.

Ölümünden bir ay önce son albümü olan ‘Double Fantasy’ yayınlanmış ve Lennon, eski politik çizgisinden uzaklaşmış hayatı ve yaşamayı kucaklayan bir çalışma hazırlamıştı.John-Lennon

 

 

2.

-Led Zeppelin

İngiliz Rock grubudur ve Rolling Stone dergisi tarafından; “tartışmasız rock tarihinin en uzun soluklu gruplarından biri”[1] olarak tanımlanmıştır. Led Zeppelin, gitarda Jimmy Page, davulda John Bonham, bas gitarda John Paul Jones ve vokalist olarak da Robert Plant tarafından dört kişilik bir grup olarak kurulmuştur. Grup, Deep Purple ve Black Sabbath ile Hard Rock ve Heavy Metal‘in öncülerinden sayılır.

1968 yılında kurulan grup daha çok Heavy Metal müzik tarzının öncülerinden biri olarak tanınsa da yaptığı müzikle Blues, Rockabilly de dahil olmak üzere birçok farklı popüler müzik türünü aynı potada eritti. Popüler ve kolay erişilebilir kalmakla beraber istikrarlı bir şekilde yenilikçi olunabileceğini de kanıtlamışlardır. 1980 yılında John Bonham’ın ölümüyle dağılan grup hâlâ Rock müzik tarihindeki etkileri nedeniyle saygı görmeye devam etmektedir.

Grup, bugüne kadar 111 milyonu Amerika’da olmak üzere dünya genelinde toplam 300 milyonun üzerinde albüm satışına ulaşmıştır (Amerika’da satış sıralamasında The Beatles’ın ardından ikinci sıradadır).

 

3.

-Queen

1970 yılında kurulmuş tüm dünyada albümleri 300 milyondan fazla satmış İngiliz rock grubudur. 1960’ların sonlarında Smile grubunun dağılma sürecine girmesi sonrasında Brian May, Roger Taylor ve Freddie Mercury tarafından Londra’da kurulmuştur. Bir yıl sonra John Deacon’un katılımıyla grup tamamlanmıştır. 70’lerin ilk yıllarında üne kavuşan grup bugün hâlâ geniş bir hayran kitlesine sahiptir. Stadyum rock, hard rock, heavy metal, opera rock ve bunun gibi daha nice müzik türüne büyük katkılarda bulunmuştur.

1999 yılında Channel 4 tarafından düzenlenen “Music of the Millenium” anketinde Queen tüm zamanların en iyi ikinci grubu, rock opera tarzının ilk örneği olarak da gösterilen şarkıları Bohemian Rhapsody ise en iyi şarkı seçilmiştir. Queen’in toplamda 18 albümü, 18 single’ı ve 8 DVDsi 1 numaraya yükselmiş ve bu sayede en çok satan gruplar arasındaki yerini almıştır. Queen, İngiltere listelerinde en uzun süre yer alan müzik grubu olma özelliğini de taşımaktadır..[2] Grubun 1981’de yayınlanan ilk derleme albümü olan Greatest Hits, 25 milyondan fazla kopya ile İngiltere’de tüm zamanların en çok satan albümü olmuştur.

 

4.

– Chuck Berry

Asıl adı Charles Berry olan rock’n’roll’un varlık nedeni ve efsanesi Chuck Berry, 18 Ekim 1926 yılında Kaliforniya, ABD’de doğdu. 1940’lı yılların sonunda Gibson’un gitarı elektriklendirmesi yeni bir devrimi müjdeliyordu. O güne kadar blues ve rock’n’roll gruplarında solo enstrümanı saksafon ya da piyano iken; mucid’i azam Gibson’un Les Paul model elektrikli gitarından sonra yerler değişecekti. İşte elektro gitar ile rock’n’roll’un günümüze taşınması da bu köprüyle başlayacaktı. Chuck Berry de bugünkü birçok müzisyeni etkileyecekti. Bunların başında da AC/DC ve Angus Young gelecekti, öyle ki onun gitarla sahnede seke seke dolaşması tamamen Chuck Berry’den gelenekselleşmiş bir tavırdır. Aynı şekilde Young’un ustalarındandır. Şimdi burada ismini yazamayacağım farklı biçim ve türevlerde birçok rock kökenli müzisyeni etkileyen bir ekolün ismidir; Chuck Berry… 88 Yaşında Usta gitarist ve rock’n’rollcu, 1950 yılında ilk olarak bir kulüp ya da bar grubu diyebileceğimiz St Louis, Mo adlı trio ile müzik kariyerine başladı. Bu grupta usta gitarıyla yer alırken, Johnson piyanoda, Ebby Harding de davuldaydı.

1955 yılının Mayıs ayında Chicago’da blues’un efsane adamı Muddy Waters onları Chess Records’a önerecekti. Bir ay sonra da ‘Maybeline’ adlı şarkıları piyasaya çıkacaktı. Ağustos’ta listelere giren bu tanınmanın sadece ABD ile sınırlı kalması, single’ın İngiltere’de çıkmamasından dolayıydı.

Bu başarıyı 1956 Haziran’ında çıkan ‘Roll Over Beethoven’ adlı şarkısıyla da sürdürecekti. Ardından ‘You Can’t Catch Me’, ‘Scholl Day’, ‘Oh Baby Doll’ gibi hit parçaları gelecekti. AC/DC’ninde ilk yıllarında Avustralya’da çıkan ilk albümlerinde cover’ını yaptıkları ‘Scholl Day’ 1 milyonun üzerinde satış yapmış ve listelerde 1 numaraya yükselmişti. Bu parça ile Berry, ilk önce İngiltere’de tanınacak ve ardından da tüm dünyaya yayılacaktı.

1957 sonunda ‘Rock’n Roll Music’ single’ı çıktı. Bunu takiben ‘Sweet Little Sixteen’, ‘Johnny B Goode’, ‘Back’ın The USA’ gibi muhteşem parçalarla ününe ün katacaktı.

1960’lı yıllara girerken polisle başı derde girecekti. Indiana’daki Federal Hapishane’de iki yıl yatan Berry’nin parçaları o günlerin yeni grupları olan Rolling Stones ve Beatles tarafından da yorumlanacaktı. Aynı zaman sürecinde de Berry’nin parçaları 3 albümde toplanıp, piyasaya çıkacaktı.

1964 yılının başında hapisten çıkan Berry, Chicago’daki stüdyosuna kapanıp, yeni parçalar hazırlamaya koyulur. 1 ay sonra ‘Nadine (Is It You?) single’ı geldi. Ardından da İngiltere tunesine çıkar. 9 Mayıs 1964’de Animals ile birlikte Finsbury Park Astoria’da konser verirler.

1985 yılında Grammy tarafından “Yaşam Boyu Başarı” ödülüne layık görüldü

Chuck Berry artık tüm dünyaya yayılmış öncü ve de efsaneleşmiş bir fenomendi. Adına “Hail Hail Rock’n ‘Roll” gibi filmler çekilecek, kitaplar yazılacaktı.

 

5.

– The Rolling Stones

1962’de Londra, İngiltere’de kurulan rock müzik grubu. Kuruluşunun ilk yıllarında kadrosunda Brian Jones (gitar, mızıka), Ian Stewart (klavye, piyano), Mick Jagger (ana vokal, mızıka), Keith Richards (gitar, vokal), Bill Wyman (bass gitar) ve Charlie Watts (bateri) vardı. Wyman’ın 1993’te gruptan ayrılmasından sonra grubun tam kadrosu Jagger, Richards, Watts ve gitarist Ronnie Wood’tan oluşuyordu. Darryl Jones (bass gitar) ve Chuck Leavell (klavye) da devamlı katkıda bulundular fakat tam üye değillerdi. Grup 1989’da Rock and Roll Hall of Fame’e dahil oldu. Rolling Stone dergisi, grubu “Tüm zamanların en büyük 100 sanatçısı” listesinde 4. sıraya koydu. Dünya çapında 200 milyonun üzerinde albüm satmışlardır.

The Rolling Stones başlarda Avrupa’da popülerlerdi, daha sonra şöhretleri 1960’ların ortasında yaşanan “British Invansion” denilen İngiliz rock müzik furyasıyla beraber Güney Amerika’ya da yayıldı. Toplam 22 adet stüdyo albümü (24 adet A.B.D.’de) yayımladılar. Son albümleri, A Bigger Bang, 2005’te yayımlanmıştır. 2008’de, Billboard dergisi grubu yaptığı “Tüm zamanların en iyi sanatçıları” listesinde 10. sıraya yerleştirdi ve onları “Billboard Hot 100 Chart” listesinde en iyi ikinci başarılı sanatçı seçti.

 

6.

– Eric Clapton

1945 yılında, Patricia Molly Clapton ve Edward Walter Fryer’ın evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya geldi. 9 yaşına kadar büyükanne ve babasını kendi anne ve babası, annesi Patricia’yı ise ablası olarak bildi.

1964 yılında, The Yardbirds adlı blues-rock grubunda çalmaya başladı, fakat 1965’in Mart ayında bu grubun pop müziğe kaydığını düşünerek gruptan ayrıldı.

Aynı yıl John Mayall & Bluesbreakers grubuna katılarak kendini bir blues gitaristi olarak kanıtladı. Hayranları, bu grupla çaldığı dönemde ona “God” (Tanrı) lakabını taktılar ve duvarlara “Clapton is God.” sloganları yazılmaya başladı.

1966 yılının ortalarında Clapton yanına Jack Bruce ve Ginger Baker’ı (bateri) da alarak Cream adlı grubu kurdu, bu grupla yaptıkları 3 albümün ardından grup 1968 yılında dağıldı. Yapımcıları 1969 yılında “Goodbye” adlı, konser kayıtlarından oluşan albümü piyasaya sürdü.

1969’da Blind Faith ile çıkardığı, grubun adını taşıyan bir albümden sonra, Derek and the Dominos adlı grup içerisinde Bobby Whitlock (vokal ve klavye), Jim Gordon (bateri), Carl Radle (bas) ile çalmaya başladı. Grupla çıkardığı Layla and Other Assorted Love Songs albümündeki Layla, en çok bilinen şarkılarından oldu. Clapton bu şarkıyı, Pattie Boyd-Harrison için yazmış ve Leyla ile Mecnun hikâyesinden esinlenmiştir. George Harrison’ın eşi olan Pattie ile yaşadığı ilişki ve ayrılık sonucu eroine başladı. Müzik kariyerine 2 yıllık bir ara verdi. Eroinle mücadelesi sırasında çektiği sıkıntılar sonucu Eric Clapton, bağımlılara yardım için Crossroads adında bir madde ve alkol bağımlılığı rehabilitasyon merkezi kurdu. Bu rehabilitasyon merkezine gelir sağlayabilmek için 2004’ten beri 3’er yıl arayla (2004-2007-2010-2013) “Katılan sanatçıların her birini, alanında en iyilerden kendim seçip davet ediyorum” dediği “Crossroads Guitar Festival” adında bir hayır organizasyonu düzenlemektedir. Bu konserlerde efsane sanatçıların yanı sıra yetenekli gençler de kendilerini gösterme fırsatı yakalayabilmektedirler. Bu konserlerden elde edilen gelir, bahsi geçen rehabilitasyon merkezine aktarılmaktadır.

1991 yılında Clapton, Tutti Frutti kızlarından biri olan Lori Del Santo’dan doğan 4 yaşındaki oğlu Conor’u bir apartmanın 53. katından düşmesi sonucu kaybetti. Ona yazdğı ‘Tears In Heaven’ şarkısı Billboard hot 100 listesinde 2. sıraya kadar çıktı. Toplam 19 Grammy ödülü bulunmaktadır.

 

7.

– James Brown

Sorunlu çocukluğu kariyerini de belirlemiştir. 16 yaşında silahlı soygun suçundan ilk kez hapise girdi. 4 sene demir parmaklıkların arkasında kaldıktan sonra kilise korosunda şarkı söylemeye başladı. Kısa zamanda sesi ve ilahilere getirdiği özgün yorumları ile dikkati çekti. 20. yüzyıl dünya müzik tarihinin kilometre taşlarından biri olan James Brown, 1955 yılında ilk albümü “Please Please Please” i çıkarttı. Büyük ses getiren ilk albümünün ardından rock’n roll’un babalarından sayılan Little Richard ile tanıştı ve upsetters grubu ile çalışmaya başladı. 1958 yılında R&B single’ı “Try Me” ile listelerde üst sıralara yerleşerek ününü pekiştirdi. 1992 yılında “grammy hayat boyu başarı ödülü” alan James Brown, filmlerde de rol aldı ve şarkıları film müziği olarak da kullanıldı. Sanatçı yaşamının son yılında 12 Temmuz 2006 tarihinde İstanbul Parkorman’da bir konser verdi. 24 Aralık 2006 tarihinde ağır akciğer iltihabı ve zatürre sebebiyle Atlanta’daki Emory Crawford Long hastanesine kaldırılan James Brown, 25 Aralık hastanede hayatını kaybetti.

25 Aralık’ta zatürre teşhisiyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden soul müziğin babası James Brown, 31 Aralık günü ABD’nin Georgia eyaletine bağlı Atlanta kentine gömüldü.1401x788-73906846

 

8.

–  Bill Haley

“Four Aces of Western Swing” adlı toplulukla çalışmaya başlayan Haley, 1943 yılında “Cousin Lee Band” adlı grupla profesyonelliğe adım attı. Gitar ve ağız mızıkası çalarak “western” şarkıları söyleyen Haley, 1945 yılında Candy Kisses adlı şarkısıyla tanınmaya başladı. Down Homers ve Kenny Roberts gibi isimlerle ve değişik western swing topluluklarıyla çalıştı. 1946’da radyo yapımcılığına başladı. 1952 yılında bir kuyruklu yıldızın adından esinlendiği Bill Haley & His Comets topluluğunu kurdu. Yaptıkları plaklar Amerika müzik listelerinde ilk 5 arasında yer aldı.

1955’lerde Rock and Roll tarzının yaygınlaşmasıyla Bill Haley’in Rock Around The Clock albümü satış rekorları kırdı. Aynı albüm adıyla iki filme imza atan sanatçı, Rock and Roll’un gizli kahramanı, fazla tanınmayan yaratıcılarından olarak bilindi. Münih’te adına bir müze açılmış olan sanatçı, kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi.

 

9.

– Bob Marley

Jamaikalı reggae sanatçısı. Bob Marley, 130’un üzerinde plağı, her biri dillere destan olmuş yüzlerce şarkısı bulunan bir reggae efsanesi olarak kabul edilir.

5 yaşındayken, annesi Kingston’a taşınmaya karar vermiş ve orada Bob ve ailesi, yaşamı boyunca Bob’un en iyi arkadaşlarından biri olan Bunny Livingston ve ailesi ile birlikte yaşamışlar. Bob ve Bunny, o yıllardan beri müzik ile uğraşmışlar.

Bob Marley, reggae müziğinin sadece Jamaika sınırlarında kalmamasını sağlayıp, onu bütün dünyaya duyuran en önemli isimlerden biridir. Büyük bir kesim tarafından bu tür müziğin kralı olarak ifade edilen Bob Marley, söz yazarı, şarkıcı ve gitaristtir. Profesyonel anlamda müziğe The Wailers grubu ile başlamıştır. The Wailers, Peter Tosh ve Bunny Livingston’dan oluşuyordu ki, bu isimlerde daha sonradan Bob Marley gibi solo kariyer çalışmalarına devam ettiler. İlk hitleri “Simmer Down” olmuştu.

Bob, The Wailers’dan ayrıldıktan sonra, üç kadın reggae sanatçısının oluşturduğu The I-Threes adlı gruba müzikal alanda yardım etti. Topluluğun elemanlarından Juddy Mowatt, tecrübeli sanatçı için şu ifadeyi kullanmıştı; “Bob Marley’in şarkı sözü ve müzik altyapısı öylesine gelişmiş ki, kendisi bir müzik ansiklopedisi gibi”

Bu ünlü Jameikalı söz yazarı, sadece kendisi ile değil bu grubu ile de, “ada müziğinin” evrensel bir boyut kazanmasını sağladı. Şarkılarında politik ancak basit bir içerik vardı.

“Catch A Fire”ı 1972 yılında yayımladı. Bu çalışmayı; 1973 çıkışlı “Burnin’”, 1975’te kaydedilen “Natty Dread” ve 1975 tarihli “Live” albümleri izledi. İngiltere, Almanya gibi önemli Avrupa ülkelerinde de hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip oldu. Bu sayede Avrupa’da özellikle o yıllar için büyük önem taşıyan konserler verdi.

En popüler şarkılarından biri olan “Get Up, Stand Up”, sosyal karmaşayı konu edinir. ” No , Woman No Cry” gibi politik olmayan içerikte parçaları da vardır.

Birleşmiş Milletler “Barış Madalyası”, 1978’de Afrika insanına yapılan insancıl yardımlara şarkılarıyla destek olduğu için, Bob Marley’e verilmiştir. Ve bu ödülü aldığı sene insancıl yardım amacıyla Jamaika’da konsere çıkmıştır. Müzisyenliğiyle uluslararası alanda kabul gören Marley, insani yönüyle de büyük takdir kazanmıştır.

Yaptığı “I Shot The Sheriff” ve “Get Up, Stand Up” gibi şarkılar ünlü sanatçı Eric Clapton tarafından yıllar sonra yeniden düzenlenmiştir.

Bob Marley çok az kişinin inandığı Rastafarianizm dinine mensuptur. Bu din eski Etiyopya topraklarından çıkmıştır ki saçını “Rasta” yapmasının nedeni de dini inancıdır. “Rasta” saç stili bu gün moda olarak kullanılsa da Bob Marley buna karşıdır .Bu saç stilinin gerçek adı Dreadlock olmasına rağmen Rasta olarak bilinmektedir.

1977 yılında futbol oynarken ayak başparmağında açılan bir yaradan dolayı deri kanseri (melanoma) olduğu ortaya çıktı. Parmağının kesilmesini istemedi. Çünkü Rastafarianizm inancında mezara tek parça halinde girilmek istenir. 1981 yılında ağırlaşan Marley, son günlerini yaşamak için Almanya’dan ülkesi Jamaika’ya uçakla dönerken durumu kritikleşti. Uçağı acil tıbbi yardım için Miami’ye iniş yaptı. Miami, Florida’daki Cedars of Lebanon Hastanesinde, 11 Mayıs 1981 sabahı 36 yaşında hayatını kaybetti. Son sözleri oğlu Ziggy’ye “Para hayatı satın alamaz” oldu. [1] Ölmeden önceki ay kendisine ülke kültürüne katkılarından dolayı Jamaika’nın en büyük ödülü Merit verilmişti ama almaya ömrü yetmedi.

 

10.

– Elvis Presley 

 ABD’li şarkıcı, müzisyen, aktör. Dünya çapında Rock’n Roll’un kralı ya da kısaca kral olarak tanınır. Diğer lakabı olan Elvis The Pelvis ise 1950’li yıllarda kendisine takılmıştır. Böyle söylenmesinin nedeni ise ilginç dansı olduğu kadar argo bir ifade ile o zamanların tutucu toplumunda yakışıklı ve seksi olduğunu ifade etmek amaçlı uygun bir argo söylem daha doğrusu modern bir deyim olmasıdır. Presley’in sahip olduğu en büyük avantajlardan biri ise sesiydi. Zenci ve beyaz tonlarını rahatlıkla kullanabiliyordu. Kilise müziğinden, popüler müziğe; Rock’n Roll’dan Blues tarzına kadar çok çeşitli türlerde eserler verdi. It’s Now or Never gibi opera tarzında yakın parçalar seslendirdi. My Way gibi bazı cover çalışmalarının şöhreti asıllarını dahi geride bıraktı.

Yaşamı boyunca her türlü şöhret, unvan ve zenginliği yaşayan Presley’in şöhreti hayata gözlerini kapatmasından bu yana onyıllar geçmesine rağmen hiç azalmadı. Dünyanın her köşesinde taklit yarışmaları yapıldı. Hayran klüpleri ve web siteleri kuruldu. Sayısız televizyon, radyo programı ve belgesele konu oldu. Hayranları ona o kadar bağlandılar ki halen onun ölmediğine ve ıssız bir yerde şöhretten uzak bir yaşam sürdüğüne inananlar dahi vardır. Ayrıca özellikle ABD’de ölümden dönen insanların Işıklı bir tünel gördüm. Elvis bana tünelin sonundan el sallıyordu anlatımları bilimsel araştırmalara konu olan bir fenomene dönüştü.070a67ca54831a9f02541f76a8c5ec71_large

Kaynak: Vikipedia, Youtube, Emre Demirkal






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Dünden bugüne: Nuri Bilge Ceylan

 Dünyanın en prestijli ödüllerinden Altın Palmiye'yi son filmi "Kış Uykusu"yla kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı ne kadar tanıyoruz? Güldal Kızıldemir'in bu büyük yönetmenle 1997'de yaptığı...

20 şiiriyle Ülkü Tamer

1937 senesinde Antep’te dünyaya gelen Ülkü Tamer, 1 Nisan 2018’de yaşamını devam ettirdiği Muğla’nın Bodrum ilçesinde hayatını kaybetti.İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerinden...

Sema Moritz’in hikayesi ve taş plak sesi

Sema Moritz, Türkiye Müziğinde Taş plak sesli şarkıcı olarak kendine yer edinmiş, bir daha onun gibisi gelir mi acaba dedirten bir müzisyen. Nokta dergisine...

Son haberler

İş Dünyasının Ekonomiye Güveni Arttı

2020 yılı Temmuz ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış SAMEKS Bileşik Endeksi, bir önceki aya göre 10,2 puan artarak 55,5 değerine yükseldi. Temmuz ayında...

SABAH Raporu:   CDS’lerde satış dalgası, dışarda kaygılı piyasalar

Corbyn’in sola çektiği İşçi Partisi’nin dümenini sağa kıran Starmer’a tepki büyük. Tabandan kopuşlar devam ediyor. Gerekçe yeni liderin Blair benzeri neoliberal politikalara geri...

Yunanistan: Türkiye ile diyalog kurmaya açığız ama tehdit altında olmaz

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, ülkesinin Türkiye ile diyalog kurmaya açık olduğunu ancak bunun tehdit altında yapılamayacağını söyledi.Türkiye, Meis Adası’nın güney ve doğusunda...

Frances McDormand’lı ‘Nomadland’in ilkgösterimi Venedik ve Toronto’da eş zamanlı yapılacak

Chloé Zhao’nun Frances McDormand’lı yeni filmi “Nomadland”, ilkgösterimini 11 Eylül’de Venedik ve Toronto film festivallerinde eş zamanlı olarak yapacak. FilmLoverss’ın Deadline’dan aktardığı habere göre,...

İşKur verileri  işsizlik Haziran’da yüksek seyredecek diyor

Almanya, BM’nin Libya’ya yönelik silah ambargosu kararını denetlemek için İrini misyonu kapsamında Libya açıklarına asker gönderecek. Almanya, Libya’da çatışan taraflara yasa dışı yollarla silah...