Ana SayfaHaberlerPolitikaRoboski Katliamıyla ilgili şok...

Roboski Katliamıyla ilgili şok belge ortaya çıktı

Google Haberler'de takip et!

Roboski’de 34 yurttaşın TSK’ya ait savaş uçaklarıyla katledilmesinin ardından geçen süre zarfında sorumlular bulunmazken, MİT’in olay öncesi PKK’nin bölgede operasyon yapacağıyla ilgili Genelkurmay’a belge gönderdiği ortaya çıktı.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre, MİT’in, Roboski katliamından önce Genelkurmay’a PKK’li Bahoz kod adlı Fehman Hüseyin’in eylem arayışında olduğunu, bölgede 28 Aralık 2011 tarihini de kapsayacak şekilde eylem yapacağına ilişkin belge göndermiş.

Kemal Göktaş imzalı haberde, Roboski katliamından sonra istihbaratı kimin verdiğine ilişkin tartışmalarda odak noktası olan MİT Müsteşarlığı ile Diyarbakır Başsavcılığı arasındaki yazışmalar, üzeri örtülmek istenen katliamla ilgili kritik bilgileri gün ışığına çıkardı. Yazışmalar ve belgeler, MİT’in, olaydan hemen önce Genelkurmay’a PKK’li Bahoz kod adlı Fehman Hüseyin’in bir eylem arayışında olduğu ve bölgede, katliamın yaşandığı 28 Aralık 2011 tarihini de kapsayacak şekilde, 21 Aralık-30 Aralık tarihleri arasında eylem yapacağına ilişkin bilgi gönderdiğini ortaya koydu.MİT’in söz konusu raporunda istihbaratın doğruluk derecesi “Doğruluğu kuvvetle muhtemel” olarak belirtilirken yapılacak eylemin “üs bölgelerine silahlı saldırı” olacağı belirtildi. MİT’in söz konusu istihbarat raporundan Diyarbakır Başsavcılığı’na bilgi vermemesinin krize neden olduğu ve Diyarbakır Başsavcılığı’nın, gerçeğe aykırı bilgi gönderen ve bilgilerin saklanması talimatını veren MİT görevlilerinin kimlik bilgilerini istediği anlaşıldı.

‘İstihbarat vermedik’

Cumhuriyet, Roboski (Uludere) katliamından sonra Diyarbakır Başsavcılığı ile MİT arasındaki kritik yazışmalar ve belgelere ulaştı. Belgelere göre kaçakçılık yapmak için Şırnak’ın Uludere ilçesi Ortasu köyü kırsalından Irak’a geçen çoğu çocuk 34 vatandaşın dönüş yolunda savaş uçaklarından atılan bombalarla öldürülmesinden sonra soruşturmayı üstlenen Diyarbakır Başsavcılığı, 28 Aralık 2011 tarihinde MİT’e bir yazı yazdı. Yazıda “olay öncesi sınırdan yurda herhangi bir sızma olacağına ilişkin istihbari bilginin elde edilip edilmediği, varsa bilgilerin hangi kurumlarla paylaşıldığını” sordu. MİT, Başsavcılığa gönderdiği 10 Ocak 2012 tarihli yanıtta “konu hakkında MİT tarafından dış makamlara intikal ettirilmiş not, yazı ve bilgi bulunmadığını” bildirdi.

İki ayrı Roboski raporu

Buna karşın savcılık yaptığı araştırma sonunda, katliamdan bir ay önce; 27 Kasım 2011’de, MİT’in Genelkurmay Başkanlığı ile OBİPAS (Operasyonel Bilgi Paylaşım Sistemi) üzerinden “Şırnak/ Uludere Ortasu’ya mücavir Irak alanından Türkiye’ye aktarılması planlanan PKK grubunun beklendiğini” bildirdiğine ilişkin bilgi paylaşımına ulaştı. Savcılık ayrıca katliamdan bir hafta önce, yani 21 Aralık 2011 tarihinde, MİT’in Genelkurmay’a OBİPAS üzerinden gönderdiği yazıya ulaştı. Yazıda “PKK sözde Zağros eyaleti sorumlusu Dr. Erdal Bahoz kod adlı Fehman Hüseyin’in Şırnak Uludere Ortasu bölgesinde yer alan Düğün Dağı karşısında Türkiye sınırına yaklaşık 10 km uzaklıkta telsiz çevrimine çıktığı, söz konusu keşif çalışması ve Fehman Hüseyin’in sınır bölgesine yakın bir mıntıkıda bulunması, mezkur alanda bir eylem arayışı olabileceği cihetiyle önemli görülmektedir” denildi. MİT, söz konusu notta bu eylemin 21 Aralık 2011 ve 30 Aralık 2011 tarihleri arasında gerçekleştirileceği bilgisini verdi.

Bu bilgilerin ele geçirilmesinin ardından Diyarbakır Başsavcılığı, 9 Mart 2012’de MİT’e sert bir yazı gönderdi. Yazıda, OBİPAS üzerinden gönderilen bu bilgilere yer verildi. MİT’in Fehman Hüseyin’in muhtemel geçiş tarihi olarak 21 Aralık ve 30 Aralık tarihleri arasını belirttiğine vurgu yapılan Başsavcılık yazısında MİT’in Başsavcılığa verdiği bilgilerin doğru olmadığının anlaşıldığı kaydedildi. Yazıda MİT’e “Gerçeğe aykırı bilgi verilmesinin sebebi nedir? Gerçeğe aykırı bilgi veren görevliler kimdir? Gerçeğe aykırı bilgi verilmesi yönünde kim tarafından talimat verilmiştir” soruları yöneltildi ve gerçeğe aykırı bilgi veren görevlilerin kimlik bilgilerinin gönderilmesi istendi.

MİT mazeretleri

Başsavcılığın bu sert yazısına yanıt, MİT Müsteşarı Hakan Fidan adına Hukuk Müşaviri Ümit Ulvi Canik imzasıyla geldi. Savcılığa gerçeğe aykırı bilgi verildiği iddiasının reddedildiği yazıda, 27 Kasım 2011 tarihli OBİ- PAS paylaşımının olaydan bir ay önce gönderildiği, dolayısıyla bilgilerin “güncelliğini yitirmiş” olduğu savunuldu. Sınır ötesi operasyonların yoğun olduğu bir dönemde bir örgüt grubunun aynı noktada uzun süre barınmayacağı savunulan yazıda, 21 Aralık tarihli bilginin savcılığa bildirilmeme nedeni de şöyle açıklanmaya çalışıldı:

“Yazıda muhtemel bir geçiş değil, görülme bilgisi yer almaktadır. Anılan notun incelenmesinden de görüleceği üzere ‘Emare türü’ bölümünde de ‘görülme’ ifadesine yer verilerek bu durum teyit edilmiştir. ‘Görülme’ ifadesi örgüt mensuplarının bölgedeki (K.Irak) varlığını ifade etmektedir. Söz konusu notta da herhangi bir geçiş tarihi ve geçiş yapacak grup bilgisi belirtilmemiş olup, OBİPAS formatında ‘Muhtml. Gerç. Baş. Tar’ kısaltması olayın ‘Muhtemel Gerçekleşmesinin Başlangıç Tarihini’, ‘Muht. Gerç. Bit. Tar’ kısaltması da olayın ‘Muhtemel Gerçekleşmesinin Bitiş Tarihini’ ifade etmektedir. Söz konusu tarihler ifade edildiği üzere, muhtemel olup, kesinlik taşımamaktadır. OBİPAS formları üzerinde ‘Muhtemelen Doğru’ ve ‘Doğruluğu Mümkün’ ifadelerine yer verilerek bilginin kesinlik arz etmediği belirtilmiştir.”

MİT: Uludere ile ilgili değil

MİT, söz konusu istihbarat raporundan 5 Ocak 2012 tarihinde yapılan basın açıklamasında da söz edildiğini hatırlatarak “açık kaynaklardan dahi kolaylıkla elde edileceği kesin olan bir bilginin Başsavcılığınızdan gizlenmesinin söz konusu olmayacağı açıktır” ifadesine yer verildi. MİT, 5 Ocak 2012 tarihinde yaptığı açıklamada ise Roboski’de istihbarın MİT tarafından verildiği iddialarını yalanlayarak “Söz konusu sızdırılan raporların 21.12.2011 tarihli olanı hariç hiçbiri Uludere-Ortasu kırsalı ile alakalı değildir. Bu raporumuzda ise iddia edildiği gibi bir grubun Türkiye’ye illegal geçiş yapacağına dair bir bilgi kesinlikle yer almamaktadır” demişti.

MİT, Roboski katliamından hemen sonra 30 Aralık 2011 tarihinde yaptığı açıklamada da hava operasyonuna neden olan istihbaratın MİT’ten kaynaklandığı iddialarını reddetmişti.

Roboski nedir?

Şırnak’ın Uludere ilçesinde (Roboski) 28 Aralık 2011’de TSK F-16 savaş uçaklarıyla PKK’li grubun girdiği bilgisi üzerine yaptığı bombardıman sonucunda 35 Kürt kökenli yurttaşın yaşamını yitirdi. Söz konusu operasyonda hayatını kaybedenlerin, Irak’tan Türkiye’ye mazot ve sigara getirmek için PKK’nin kullandığı yol üzerinden geçen Kürt kökenli yurttaşların oluşturduğu bir kaçakçı kafilesi olduğu anlaşılmıştı.

Mit roboski belgesi

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Her sosyal bilimcinin mutlaka okuması gereken 10 akademik kitap

Akademik dünyaya yeni giren ve sağlam adımlarla ilerlemek isteyen her öğrencinin...

Körlerle ilgili herkesin mutlaka bilmesi gereken 10 şey

KaosGL muhabiri Esra Güleç'in* körler üzerine hazırladığı listeyi çok beğendik ve...

Sarımsağın saymakla bitmeyen 12 faydası

Sarımsağın saymakla bitmeyen faydalarından 12 tanesini sizin için listeledik. İşte sarımsağın...

Frida Kahlo’nun ölümünden 60 yıl sonra ortaya çıkan özel eşyaları

Frida Kahlo, mücadeleci ruhu, feminist dünya görüşü, portreleri ve aşklarıyla yirminci...

Tartışı-Yorum

Alevilikte Tenasüh İnancının Kökeni

Tenasüh (reenkarnasyon, metampsikoz), yaygın tabirle insan bedeni öldükten sonra ruhun başka bedene göç etmesi ve hayatını sürdürmesi. Tenasüh inancı insanoğlunun yaşadığı tüm coğrafyalarda kendine bir şekilde yer bulmuş eski...

Lale Devri ne zaman bitecek?

Ghislaine de Busbecq Kanuni Sultan Süleyman’ın armağanı olan ilk lale soğanlarını Avrupa’ya tanıttığında belli ki tarihin ilk büyük spekülasyon balonuna neden olacağını tahmin edememişti. Tartışı-Yorum / Tolga Yumrukaya 1600’de LALE 2015’te...

7 Haziran yapbozundaki Kılıçdaroğlu

Ben Türkiye'de ana muhalefet partisinin genel başkanı olsaydım, şu an söylenenleri söylerdim. Kılıçdaroğlu'nu Kılıçdaroğlu yapan bir fark göremiyorum ne kadar arasamda bulamıyorum.  7 Haziran seçimlerine yaklaşırken her geçen gün durum...