Ana SayfaHaberlerPolitikaSavaş Dede: Bize yıkılmak...

Savaş Dede: Bize yıkılmak istenen şeyin maddi bir temeli yoktur

Google Haberler'de takip et!

Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildirisine imza atanlardan Araştırma Görevlisi Savaş Dede, “Hiçbir şekilde eleştiri kabul etmeyen, karşıdaki insanın varlığına dahi tahammül etmeyen bir yönetim var” dedi.

 

Evrensel’den Sercan İNCESU ve Mustafa Serhan ÖZTÜRK’ün sorularını yanıtlayan, Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” başlığı ile yayımladıkları bildiride imzası bulunan Tunceli Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Savaş Dede, Tunceli Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin yoğunlukla bölge illerinden geldiğini belirterek “Her sabah kalkıp, artık insanların ölmesini bir yana bırakıyorsunuz, ölen insanların soyadlarına bakıyorsunuz. Bizim öğrencilerimiz var mı arada. Düşünün ki yaşam hakkı kutsaldır diyoruz ama en nihayetinde de ölen insanların kim olduğuna bakmak zorunda hissediyoruz. Hayatlarımız böyle geçiyor.” dedi. Kampanyayı sosyal medyada gördüğünü, imzacılar arasında kendi hocalarının da olduğunu görünce imza attığını ifade eden Dede, ilk metne imza atamayan birçok akademisyenin de destek amaçlı başlatılan ikinci kampanyaya katıldıklarını aktardı.

Öğrencilerimizin çoğu bölge illerinden

Tunceli Üniversitesine gelen öğrencilerin büyük çoğunluğunun yakınlarının abluka altındaki bölgelerde yaşadığını belirten Dede, “Düşünün ki Sur’da olan durum apayrı bir durum. Ailesi Sur’da olan bir öğrencinin durumu apayrı bir durum. Bu da bir süre sonra duygusal bir kırılma yaratıyor” dedi.

Savaş Dede KimdirFotoğraf: Evrensel

“Kanlarıyla duş alacağız” terör söylemidir

İmza krizi ile de anlaşıldı ki devlet bırakın herhangi bir eylemde bulunmayı size artık düşünmeyi de yasaklıyor diyen Savaş Dede, “Böyle bir durumda artık bırakın metin tartışmasını insanların can güvenliğini korumak adına neler yapılması gerektiğini konuşmak gerek. Benim annem artık beni aradığında kendine dikkat et demiyor. Çünkü dikkat etmek bir şey ifade etmiyor artık” şeklinde konuştu. İmza metinlerine imza atan akademisyenlere yönelik tehditlere değinen Dede, “Evrensel hukuktan yola çıkarak söylersek, terör bir şiddet eylemidir ve bir eylem tarzıdır. Bu anlamda herhangi bir örgütün yaptığı eyleme bakılır. Böyle bakarsak, ben daha önce bir insanı öldürmedim ya da yıkıcı bir faaliyette bulunmadım. Bu anlamda bize yıkılmak istenen şeyin maddi bir temeli yoktur. Ancak daha önce insanları öldürmüş bir mafya babasının ‘Onların kanları ile duş alacağız’ söylemi terör söylemidir, maddi bir dayanağı vardır. Ancak ne hikmetse onların ki öyle algılanmıyor, ama bizim barış çağrımız terör propagandası olarak adlandırılabiliyor.” İmzaların bu denli gündem olacağını beklemediğini de ekleyen Dede, “Hiçbir şekilde eleştiri kabul etmeyen, karşıdaki insanın varlığına dahi tahammül etmeyen bir yönetim var ve buna ciddi anlamda destek veren bir cumhurbaşkanımız var. Medyanın yansıması Cumhurbaşkanının söylemi ile birleşince böyle bir tepki doğdu” diye konuştu. (Evrensel)

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Reuters’ın seçimiyle son 30 yıla damga vuran 56 fotoğraf!

Dünyanın önde gelen haber ajanslarından Reuters'ın fotoğrafçılarının çektiği fotoğraflardan derlenen 56...

Gülüşünü gizleyen insanlar; Vietnamlılar!

Dünya tarihinde ismi önde yazılan ülkelerden olan Vietnam'da, Fransız fotoğraf sanatçısı...

Körlerle ilgili herkesin mutlaka bilmesi gereken 10 şey

KaosGL muhabiri Esra Güleç'in* körler üzerine hazırladığı listeyi çok beğendik ve...

Bilim dünyasına iz bırakan 5 kadın!

İş hayatında cinsiyet eşitliği en çok tartışılan konulardan biri. Tüm dünyada...

Tartışı-Yorum

Ahlâksız modernite – Hamdi Şekeroğlu yazdı

“Her yeni güne acı haberlerle uyanan, gazete manşetleri kan kırmızısı ile tektipleştirilen, acı, terör, tecavüz ve cana kıyma sıradan eşik-altı haberler olarak adledilen daha da kötüsü bütün bu olup...

Müslümanı şeytanlaştıran Kürt sorunu!

Her şey apaçık ortadayken, gerçekleri anlatmanın bu kadar zor olması nasıl bir sancıdır? Hâlbuki bir tokat yese en fazla ikincisinde kendisi de karşıdakine elini kaldırıp vuracak ve bunu da...

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir...