Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğanın canlanması, birçok kişi için göz sağlığı sorunlarını da beraberinde getiriyor. Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Mitat Altuğ, özellikle polenlerin, güneş ışınlarının ve havuz klorunun tetiklediği göz alerjilerine karşı toplumu uyardı. Toplumda her 100 kişiden yaklaşık 30’unun mevsimsel göz alerjisi problemi yaşadığını belirten Altuğ, en sık rastlanan tablonun “Alerjik Konjonktivit” olduğunu vurguladı.
Alerjik konjonktivit nedir ve belirtileri nelerdir?
Göz kapaklarının iç kısmını ve gözün beyazını örten zar tabakasının iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bu hastalık; kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve ışık hassasiyeti ile kendini gösteriyor. Bahar aylarında özellikle iki tip konjonktivite dikkat çeken Dr. Altuğ, bu rahatsızlıkların yaşam kalitesini ciddi oranda düşürebileceğini ifade etti.
Mevsimsel alerjik konjonktivit polenlerle tetikleniyor
Havadaki polenlerin temel neden olduğunu belirten Dr. Altuğ, özellikle nisan ve temmuz ayları arasında yoğunlaşan çayır otu polenlerinin ana tetikleyici rol oynadığını vurguladı. Göz kapaklarında şişlik, yanma ve sulanma gibi belirtilerin görüldüğü bu durumun genellikle görme yetisini doğrudan etkilemediğini söyleyen Altuğ, tabloya sıklıkla hapşırma ve burun akıntısı gibi saman nezlesi şikâyetlerinin de eşlik ettiğini kaydetti. Vakaların yaklaşık yarısını oluşturan bu tür, genellikle çocuklarda görülüyor.

Erkek çocuklarında bahar keratokonjonktiviti riski daha fazla
Daha ciddi bir tablo çizen “Vernal (Bahar) Keratokonjonktiviti” konusunda uyarıda bulunan Dr. Altuğ, bu türün çocukluk döneminde başlayıp 20’li yaşlara kadar devam edebildiğini belirtti. Altuğ, bu rahatsızlığın cinsiyetler arasındaki görülme oranına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:
“Ergenlik öncesi dönemdeki erkek çocuklarda, kızlara oranla üç kat daha fazla görülmektedir. Sadece kaşıntı ve yanma ile sınırlı kalmayan bu rahatsızlık, ağır vakalarda kornea (saydam tabaka) tutulumuna yol açarak görme azlığına neden olabilmektedir. Ayrıca hastalarımızın gözlerini şiddetli şekilde ovuşturması, zamanla yapısal ve ilerleyici bir kornea hastalığı olan Keratokonus gelişme riskini de ciddi oranda artırmaktadır.”

Göz alerjisinden korunmak için 10 altın kural
Op. Dr. Mitat Altuğ, bahar aylarında şikâyetleri en aza indirmek ve göz sağlığını korumak için şu önlemlerin alınması gerektiğini sıraladı:
- Saat aralığına dikkat: Güneşin en dik geldiği 10.00 – 17.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalı.
- Aksesuar kullanın: Dışarıda mutlaka güneş gözlüğü, şapka veya şemsiye tercih edilmeli.
- Hava filtresi: Klimalardan uzak durulmalı; kullanılacaksa polen filtreli olanlar seçilmeli.
- İzolasyon: Polen mevsiminde ev ve araba camları kapalı tutulmalı.
- Temiz hava: Sigara dumanından ve havasız ortamlardan kaçınılmalı.
- Ev dekorasyonu: Toz tutan halı ve kilim gibi eşyalar yaşam alanlarından uzaklaştırılmalı.
- Asla ovuşturmayın: Gözleri kaşımaktan kaçınılmalı, aksi takdirde kornea hasarı riski oluşabilir.
- Soğuk uygulama: Gözlere yapılacak soğuk kompres inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur.
- Suni gözyaşı: Doktor önerisiyle suni gözyaşı damlaları soğuk olarak uygulanmalı.
- Lens molası: Alerji dönemlerinde kontakt lens kullanımına ara verilmeli.
Kontrolsüz ilaç kullanımı görme kaybına yol açabilir
Önlemlerin yetersiz kaldığı durumlarda uzman bir hekime başvurulması gerektiğini hatırlatan Dr. Altuğ, özellikle ilaç kullanımı konusunda hayati bir uyarıda bulundu. Hekim kontrolünde antihistaminik veya gerekli hallerde kortizonlu damlalar kullanılabileceğini belirten Altuğ: “Ancak kontrolsüz ve uzun süreli kortizon kullanımı; geri dönüşü olmayan görme kayıplarına, göz tansiyonuna (glokom) ve katarakta yol açabilir” dedi.


