Ana SayfaHaberlerTüm HaberlerBerkin Elvan'ın ailesinden devlete...

Berkin Elvan’ın ailesinden devlete 1 milyon TL’lik tazminat davası

Google Haberler'de takip et!

Gezi eylemleri sırasında gaz fişeğiyle başından vurularak öldürülen Berkin Elvan’ın ailesi “idarenin kusurlu olduğu” gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı’na 1 milyon TL’lik tazminat davası açtı.

Gezi Parkı direnişinde Okmeydanı’nda polisin gaz fişeğiyle başından vurduğu Berkin Elvan’ın ailesi “idarenin ağır kusurlu” olduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı’na toplam 1 milyon TL maddi ve manevi tazminat davası açtı.

Babası Sami Elvan, anne Gülsüm Elvan ile kardeşler Özge ve Gamze Elvan adına avukatları tarafından İçişleri Bakanlığı’na sunulan 12 sayfalık tazminat talepli dilekçede şu ifadelere yer verildi:

“Müvekkillerin Berkin’i kaybetmeleri para ile ölçülebilir nitelikte değildir. Ancak ülkemiz hukukunda sorumluluğun kabulü bu şekilde gerçekleşmektedir. Müvekkiller tazminattan ziyade, idarenin kusurunu kabul etmesini ve bünyesindeki Berkin’in katillerinin isimlerinin verilmesini önemsemektedirler.”

berkin elvan, berkin elvan tazminat, elvan ailesinden tazminat, 1 milyon tazminat, devlet, gezi, gezi eylemleri, manşet, haber,

‘Kusursuz sorumluluğu olduğu açıktır’

“İçişleri Bakanlığı’nın Berkin Elvan’ın öldürülmesinde hem ihmal hem hizmet kusuru hem de kusursuz sorumluluğu vardır. Devlet bir yandan öldürmeme yükümlülüğünü ihlal ederken, öbür yandan öldürülmemesi için gereken ortamı da ortadan kaldırmıştır. Ölüm bizzat polislerin atmış olduğu gaz fişeğinden meydana gelmiş olmasına rağmen, devletin Anayasa’da düzenlenen haklar ve uluslararası sözleşmelerdeki taahhütleri dikkate alındığında, kusursuz sorumluluğunun da olduğu açıktır.”

Kardeşlerin yaşadığı acı

“Bu anlamda, İçişleri Bakanlığı’nın açık ihmali ve kusuru nedeniyle müvekkiller zarar görmüştür. Vurulduğu anda henüz 15 yaşında olan çocuklarının/kardeşlerinin acı içinde ölümünü izlemişler, bir şey yapamamanın çaresizliğini yaşamışlardır. Üstelik çocuklarının katillerinin bulunarak adalet duygularının bir parça sağlanması yerine, günlerce seçim meydanlarında kitleler nezdinde aleyhlerinde propaganda yapılmıştır. Yaşadıkları acı ve üzüntü artmıştır.”

‘Bakanlık personelini korumaktadır’

“Bakanlık gerekli denetimi sağlayamamış, halkı ve müvekkillerin çocuğunu koruma noktasında kusurlu davranmıştır. Olayda hem ihmal hem hizmet kusuru hem de kusursuz sorumluluk vardır. Berkin’in öldürülmesinden sorumlu polislerin fotoğrafları bellidir. İdare, sorumluluğundaki personelin ismini savcılığa vermemektedir. Bu idarenin yapması gereken bir görevdir. İdare bu yükümlülüğü yerine getirmektense, tam tersine personelini korumaktadır.”

‘Berkin’in katilleri hala yargı önüne çıkarılmadı’

“Anayasa’nın 129. Maddesi’nin 5. fıkrası, gerek Devlet Memurları Kanunu’nun 13. maddesine göre ‘Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar’. Yani var olan sistemde kamu gücü kullanmak özelliğine sahip olan ve bu nedenle kendisine çeşitli araç ve yetkiler tanınmış olan kamu görevlilerinin işledikleri kusurlardan doğan zararlardan idare sorumlu olacak ve Anayasa’nın 129. maddesinde belirtildiği şekliyle ‘Memurlar ve diğer Kamu Görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilecektir.’ Yukarıda ayrıntılarıyla açıkladığımız nedenlerle, Berkin Elvan’ın en temel Anayasal hakkı olan ‘Yaşam Hakkı’ ağır biçimde ihlal edilmiş ve ailesine de bu yolla zarar verilmiştir. Başvurucular, oğullarının ve kardeşlerinin gün gün ölümüne tanıklık ettirilmiş, devlet yetkililerinin yapmış olduğu açıklamalarla acıları büyütülmüş ve hâlâ Berkin’in katilleri yargı önüne çıkarılmamıştır.”

‘Hukuksal talep haklarımızı kullanacağız’

“Dava öncesi uyuşmazlık çözme yolunu açmak üzere getirilen İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. Maddesi’nde yer alan başvurumuz değerlendirilerek, müvekkillerimizin maddi ve manevi zararının ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte karşılanması bir zorunluluktur. Bu sebeplerle idarenin ağır kusurunu kabul ederek müvekkiller Sami Elvan ve Gülsüm Elvan için kendi adlarına asaleten, çocukları Özge ve Gamze adlarına velayeten fazlaya dair haklarımız saklı kalarak baba ve annenin her biri için 200 bin TL maddi, toplamda 200 bin TL manevi, çocuklar Özge ve Gamze’nin her biri için 200 bin TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1 milyon TL tazminat talep etmekteyiz.

İdarenin ağır kusurunu kabul ederek, talep konusu maddi ve manevi tazminat talep haklarımızın kabulünü, aksi takdirde hukuksal talep haklarımızı kullanacağımızı bildiririz.”

İMC

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

38 fotoğrafla heykellerin insanla imtihanı!

Bu listemizde heykellerin insanlarla imtihanını konu edindik. İnsanlar çeşitli şekillerde yapılmış heykellerle...

Doğanın ele geçerdiği dünyanın en güzel balıkçı köyünden 20 fotoğraf

Çin’in Shengsi Adaları olarak bilinen ve 400 adadan oluşan bölgede yer...

Ölmeden önce mutlaka izlemeniz gereken 16 isyan filmi

İsyan filmlerini sizinle paylaştığımız sinemanın belki de ücra köşlerinde kalmış birçok...

Leonardo DiCaprio’nun rol aldığı en iyi 5 film

90’lı senelerde yıldızı parlayan ve otuz yılı aşkın kariyeri boyunca başarı...

Tartışı-Yorum

Ahlâksız modernite – Hamdi Şekeroğlu yazdı

“Her yeni güne acı haberlerle uyanan, gazete manşetleri kan kırmızısı ile tektipleştirilen, acı, terör, tecavüz ve cana kıyma sıradan eşik-altı haberler olarak adledilen daha da kötüsü bütün bu olup...

Müslümanı şeytanlaştıran Kürt sorunu!

Her şey apaçık ortadayken, gerçekleri anlatmanın bu kadar zor olması nasıl bir sancıdır? Hâlbuki bir tokat yese en fazla ikincisinde kendisi de karşıdakine elini kaldırıp vuracak ve bunu da...

Cebeci öğrencisine açık mektup!

Okulumuzun öznesi olan arkadaşlara ve de onu belli hallere sokmaya çabalayanlara, herkesin kendisinde bulabileceği payı hatırlatmaya dair naçizane bir çabadır bu yazı.  Klasiktir ama “zor günler” yaşıyoruz. Bir şehrin göbeğinde...