izmir escort
Ana SayfaHaberlerCUMHURİYETİN 100. YILINA İKİ...

CUMHURİYETİN 100. YILINA İKİ ÖZEL ESER GELİYOR

Google News presshaber.com

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 39 TÜYAP Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda düzenlenen İBB Yayınları söyleşisine katıldı. Sanatçı Yekta Kopan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide İmamoğlu, kültür, sanat, restorasyon, kültür mirası, yayıncılık gibi pek çok konuda açıklamalar yaptı. İBB Yayınları’nın Cumhuriyetin 100. yılı için çok özel eserlerin hazırlığında olduğunu söyleyen İmamoğlu, Lozan ve Cumhuriyet konulu iki dev eserin yayıncılık dünyasına hediye edileceğinin bilgisini paylaştı. Söyleşi sonrası gazetecilerin son gerçekleşen UKOME toplantısı hakkındaki sorusunu yanıtlayan Başkan İmamoğlu, “Teklifi oraya taşıyan İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Sonuçta İstanbullu kazanmıştır. Ama bu yetmez, daha fazla ihtiyacı var” dedi.  Taksiciler Odası’nın Saraçhane’de gerçekleştirdiği taksi eylemine de değinen İmamoğlu, “Taksiciler Odası Başkanı, İstanbul’daki esnafının çıkarını ve iyiliğini değil sadece İstanbul’daki taksi plakalarının çıkarını düşündüğünden hala bu işte bir direnç ortaya koyuluyor. Daha önce bu işin engellendiği için defalarca Sayın Cumhurbaşkanı’nı ve Sayın Bakan’a övgüler sıralayan Taksi Odası Başkanı, bu sefer taksi arttığı için İstanbul Saraçhane’nin önünde karşı gösteri yaptılar. Marifet kimdi onu halk da biliyor, taksici de biliyor” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, iki yıl aranın ardından kapılarını tekrar aralayan 39. TÜYAP Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nı ziyaret etti. Günün erken saatlerinde fuara gelerek stantları gezen İmamoğlu, yayınevlerinin görevlileriyle sohbet etti. İstanbul ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen kitapseverlerle hatıra fotoğrafı çektiren İmamoğlu. öğleden sonra fuar çerçevesinde gerçekleşen İBB Yayınları söyleşisine katıldı. Sanatçı Yekta Kopan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda konuşan İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

KÜLTÜRDE HIZLI YOL ALDIK

“Kültür alanında üç yıl içerisinde hızlı yol aldık. Kültür, tarih, sanat aslında iç içe geçmiş şeyler. İBB Miras ile olağanüstü restorasyonlar yapıyoruz. Tarihin çok özel noktalarını, çok özel anlarını İstanbul’da yeniden hayata kazandırıyoruz.”

“Pandemi, istediğimiz kültür sanat faaliyetlerinde iki yılı çaldı bizden. Malumunuz birçok konuda sıkıntılarımız vardı. Ancak 2021 itibarıyla hızlı bir giriş yaptık etkinlikleriyle görsel sanatlarda, müzikte olsun ya da başka buluşmalarda. Yenikapı’da çok başarılı bir dönem geçti bu yaz. Aynı şeyi Kadıköy’de kaybolmuş Moda İskelesinde gerçekleştirdik.  Muhteşem bir alan çıkarttı arkadaşlarım.”

KÜLTÜR HİZMETİMİZDE ÇOK COŞKULUYUZ

“İstanbul’da 50 kütüphanemiz oldu. Mahalleye giriyorum veya orada coşkulu bir çocuk, genç grup gördüğümde var mı burada çocukların gideceği bir yer? İstanbul’un 2-3 mahallesi yan yana 150 bin nüfus, Anadolu’da bir şehir gibi… İstanbul’da öyle bir mahalle gördüğünde hemen diyorum burada yer bulacaksınız, kütüphane açacaksınız. Yerimiz yoksa kiralayacaksınız diyorum. Kültüre dair hizmetimizde çok coşkuluyuz.”

FETİHTEN ÖNCEYE AİT TEKKE YENİDEN İSTANBUL’A KAZANDIRILDI

“Kadıköy’de muhteşem bir alan oluşturduk. Müze Gazhane gibi yeni alanlar geliyor Yedikule Gazhane geliyor ve Feshane’yi hazırlıyoruz.  Dünyanın en güzel sanat merkezlerinden birisi olacak Feshane. Orayı uluslararası farklı etkinlikleri taşıyacağımız bir alan olarak düşünüyoruz. Yine dünyanın en eski aktif tersanesi olan Haliç Tersanesi’nin bir bölümünü sanata kültüre ve bir kısım müzelere ayırıyoruz. Orada işin sonuna gelmiş durumdayız. İstanbul öyle enteresan bir yer ki yüzün üzerinde yerde tarihi canlandırıyoruz. Bir o kadar daha var. Yani eskitmişiz, köhneleştirmişiz, unutmuşuz. Tarihi yarımadan içerisinde tekrar canlandırdığımız tekkeler var mesela. Biri fetihten önce ama yok olmuş. Bir de canlanmış halini görseniz. Türbelere girip de duanızı ediyorsunuz.  Bir anda manevi bir huzura kavuşuyorsunuz. O bu nasıl bu hale geldi diye de üzülüyorsunuz. O bakımdan İstanbul’a ne kadar bu anlamda kazandırırsanız o kadar büyük coşku yaratıyorsunuz.”

YÜZÜNCÜ YILA ÖZEL İKİ ESER GELİYOR

İBB Yayınları’nda muhteşem işler ortaya koyuyoruz.  Işık tutacak, insanları bilgiyle buluşturacak eserler. Her biri bir araştırma eseri. Yani bir yıllık, bir buçuk yıllık altı aylık, yedi aylık muhteşem işler. Cumhuriyet’in 100. yılına da çok özel hazırlanıyoruz bu arada. 15 ciltlik muhteşem bir Cumhuriyet yüzyılını anlatan bir kitap geliyor. Yaklaşık iki buçuk yıldır çalışıyoruz. Yine çok özel bir Lozan kitabı geliyor iki ciltlik. 2023’te Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında İstanbullulara hediye edeceğimiz eserler olacak.

UKOME İBB KURUMU

Söyleşinin ardından gazetecilerin “Yeni taksilerle ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘UKOME olmayıp da İBB olsaydı bu durum tabi çok tehlikeli, çok daha sıkıntılı olabilirdi’ ” ifadesiyle ilgili yöneltilen soruya İmamoğlu şu yanıtı verdi:

“Bazen nasıl bu şaşkınlığı yaşatıyorlar kendilerine anlamış değilim. Çünkü UKOME’nin İBB kurumu olduğunu en iyi kendisi biliyor. Sadece kuralsız bir atamayla UKOME’deki çoğunluk sayısını sırf elde etmek adına anlamsız bakanlıklardan temsilci yollayarak bir genelgeyle yapısını değiştirmeye gayret ettiler.  İBB’ye geçmiş dönemde başkanlık yapmış bir şahsiyet olarak Sayın Cumhurbaşkanı dile getirmesi yani gerçekten hani tarif bulamıyorum. Net olarak şunu söyleyeyim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, başkanından bütün ekip arkadaşlarına kadar taksi ihtiyacı konusunda kararlılığımızı ortaya koyarak, vatandaşımızı arkamıza alarak, insanlarımızın o masalara oturup engellemek için el kaldırıp indirdiklerini gördükleri için direnç gösterip, karşı koyup yüzde 80-90 ses çıkarttıkları için iktidarın temsilcileri, korktukları için bu tepkiden yürüttükleri için bizim bu ısrarımız karşısında boyun eğmişlerdir. Doğru olanı yapmışlardır. Taksilerin piyasaya çıkması konusunda son toplantıda olumlu oy kullanmışlardır. O teklifi oraya getiren İBB zaten. Teklifi oraya taşıyan İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Sonuçta İstanbullu kazanmıştır. Ama bu yetmez, daha fazla ihtiyacı vardır.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak ve başkan olarak şunu söyleyeyim. İstanbul’daki Taksiciler Odası Başkanı İstanbul’daki esnafının çıkarını ve iyiliğini değil sadece İstanbul’daki taksi plakalarının çıkarını düşündüğünden hala bu işte bir direnç ortaya koymaktadır. Daha önce bu işin engellendiği için defalarca sayın Cumhurbaşkanı’nı ve sayın bakana övgüler sıralayan Taksi Odası Başkanı bu sefer arttığı için Saraçhane’nin önünde bizim karşı gösteri yapmışlardır taksileriyle. Dolayısıyla. Marifet kimdi onu halk da biliyor, taksici de biliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi sayesinde taksi çıktı. İstanbullulara hayırlı olsun.”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, söyleşinin arından fuarda bulunan İBB Yayınları standını ziyaret etti. Eşi Dr. Dilek İmamoğlu’nun fikir öncülüğünde hayata geçen Büyüt Hayallerini projesinin eseri İlham Veren Adımlar kitabının yazarlarıyla bir araya gelen İmamoğlu, imza isteyen kitapseverleri de kırmayarak kitaplarını imzaladı.

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

TCMB Reeskont ve Avans Faiz Oranlarında İndirime Gitti

Merkez Bankası reeskont işlemlerinde uygulanacak faiz oranını 125 bps indirimle...

Sesli seyahat uygulama Piri’den evden çıkmadan gezebileceğiniz 10 ücretsiz sanal tur

Çin’in Vuhan kentinde görülen yeni tip Corona Virüs (Covid-19) aralarında...

59. Özel Güvenlik Sınav Sonuçları Ne Zaman Açıklanacak?

23 Ağustos 2015’te yapılan 59. Özel Güvenlik Sınav Sonuçları ne zaman açıklanacak?...

Kışın enerji giderleri asgari ücretin yüzde 28’i

Bu haber 0 kez okunmuştur.Tüketici Hakları Derneği, tüketicilerin...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...