izmir escort
Ana SayfaHaberlerTüm HaberlerTürkiye'de aktif işlem yapan...

Türkiye’de aktif işlem yapan yatırımcı sayısı 1 milyon 700 bin

Google News presshaber.com

Ostim Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berra Doğaner, Türkiye’de aktif işlem yapan yatırımcı sayısının 200 binden 1 milyon 700 bine çıktığını ve her gün 20 bine yakın yeni hesap açıldığını söyledi.

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından bu yıl “Finansın Ötesi: Dünyanın Geleceğine Yatırım” temasıyla hibrit olarak düzenlenen 6. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi gerçekleşti.

Kongreye katılan Ostim Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berra Doğaner, kongre ve sermaye piyasası hakkında Hibya Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. 

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde başkan vekiliyken bu kongrenin tohumlarının atıldığını söyleyen Berra Doğaner, “Bu yıl 6.’sı yapılıyor. İlki yapıldığında ben Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde başkan vekiliydim. Bizim dönemimizde tohumları atılmış bir gelenek oldu. Çok iyi bir gelenek oldu. Her sene bütün sektör buluşuyor. Hem düzenleyici otorite burada, SPK’dan meslektaşlarımız, borsadan, bütün yatırım kuruluşlarından, portföy yönetim şirketlerinden, reel sektör borsa şirketlerinden, onlar var.  Bir taraftan yatırıma ilgi duyan halk var. Öğrenciler var çok sayıda. Bu kongre gerçekten önemli bir buluşmaya sahne oluyor.” dedi.

Ostim Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berra Doğaner, kongrenin Finansal okuryazarlığa da katkı sağladığına dikkat çekti.

Doğaner, “Bu sene konu da çok güzel. Sürdürülebilirlik çok ön planda. Sürdürülebilirlik artık bizim hayatımızın en önemli parçası haline dönüştü. Bundan ötürü de mutluyuz. Kongre akışının hazırlanmasında da görev aldım o da güzel oldu.” ifadesini kullandı.

Berra Doğaner, Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nin yoğun bir programla gerçekleştirildiğini belirterek, “İnsan parçalanmak istiyor, biraz bu alanda dolaşıp sizleri görmek, biraz diğer stantları dolaşmak, ama aynı zamanda içerideki konuşmaları da dinlemek istiyor. O kadar yoğun bir program var ki her şeye yetişemiyoruz. Kongreler her zaman çok güzel katılım alıyor.” şeklinde konuştu.

Dünya gündemine de değinen  Ostim Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berra Doğaner, Amerika’nın faiz artırımı hakkında ne düşünüyorsunuz.? sorusunu şöyle yanıtladı:

“‘Faiz artırımları hızında  yavaşlayacağız’ açıklamasından sonra zaten beklediğimiz buydu. FED biraz geç kaldı faiz artırımlarına başlamaya. Fakat başladıktan sonra çok hızlı gitti. Faizi bir anda çok yüksek bir seviyeye çekti. Bu da başta Amerikan borsaları olmak üzere sıkıntı yarattı. Ekonomik durgunluk resesyon anlamında da kaygılar oluşturdu. Şimdi artık anladılar ki ‘bu kadar hızlı faiz artırımı ile biz enflasyonu kontrol altına almaya başladık. O zaman artırımın hızını biraz düşürelim ki dünyadaki resesyonu tetiklenemeyelim.’ Çünkü bu da çok önemli gerçekten. Türkiye ekonomisi de geçtiğimiz son çeyrekte 3.7 büyüdü. 4. çeyrekte bu kadar bile büyüyemeyecek. Dış ticaret açığımız oldukça yüksek çıktı. Beklenenin ötesinde. Tüm dünyada yüksek faiz ortamının verdiği hasar yavaş yavaş belirginleşmeye başladı. Şimdi bu faiz artırımlarının hızı düşerse umarım o sorunu da tüm dünya aşar.”

“Ülkemizde aktif işlem yapan yatırımcı sayısı 200 binden 1 milyon 700 bine çıktı”

Ostim Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berra Doğaner, Türkiye’de aktif işlem yapan yatırımcı sayısının 200 binden 1 milyon 700 bine çıktığının altını çizdi.

“Aracı kurumlarımızda her gün 20 bine yakın yeni hesap açılıyor.” diyen Doğaner, “40 yıldır sermaye piyasalarındayım. Hiç bugünlerde olduğu kadar yoğun yatırımcı katılımı görmemiştik. Yine hiç bugünkü kadar halka arz tarafında da ilgi görmemiştik. Şuanda bu düşük faiz ortamı yatırımcıyı yüksek enflasyona karşı  Türk lirası tasarruflarını koruyabilmek için akın akın borsaya yöneltti. 3 milyonu geçti yatırımcı sayısı. Aktif işlem yapan yatırımcı sayısı dahi 1 milyon 700 bin. Bu sayı 200 bin idi. Ülkemizde aktif işlem yapan yatırımcı sayısı 200 binden 1 milyon 700 bine çıktı. Aracı kurumlarımızda her gün 20 bine yakın yeni hesap açılıyor. Gerçekten fevkalade bir yatırımcı girişi var. Öte yandan bu giren talebi değerlendirmek için reel sektör şirketlerimiz halka arz için çok hareketlendiler. Tüm halka arzlarda çok başarılı gerçekleşiyor. Böylece sermaye piyasası kendine düşen fonksiyonu yerine getiriyor. Yani kaynakları topluyor reel kesime aktarıyor. Bunları görebildiğimize çok memnunuz.” ifadelerine yer verdi.

Berra Doğaner, reel sektör şirketlerinin kredi bulamadığına dikkati çekerek, “Bankacılık kesiminden krediye erişiminde bir sorun var. Reel sektör şirketleri kredi bulamıyor. Kredi bulamayınca sermaye piyasasına bakmaya başladılar. Bankalardan bulamadıkları kaynağı sermaye piyasasından şu anda elde etme gayretindeler o da sermaye piyasasına önemli bir katkı yapıyor. Gelişmeler son derecede olumlu.” diye konuştu.

“Bu sene sermaye piyasalarının yılı olacak”

2023 yılında halka arzın nasıl olacağını değerlendiren Ostim Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Berra Doğaner,  “Halka arzlar devam edecek. Çünkü kuruldan arkadaşlarla konuştuğumuzda 100’ü aşkın içeride proses edilmekte olan dosya olduğunu öğrendik. Tabi bunların hepsi SPK’nın çıtasını geçmez. Bu önemli bir sayı. Bir taraftan hem içeriye başvurusunu ulaştırmış bu kadar şirket var. Bir taraftan da ben sahadan biliyorum, şu anda halka arz için düşünen, çeşitli aşamalarında planlama yapıyo olanda çok sayıda şirket var. Dolayısıyla tahnin ediyorum ki 2023’te de aynı hızda halka açılmalar devam edecek.

Bu arada kurumsal yatırımcı tarafınada değinmek lazım orasıda büyüyor. Yani gerçekten bu sene sermaye piyasalarının yılı olacak. 2023 daha da iyi olacak.” sözlerine yer verdi.

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Doğanın ele geçerdiği dünyanın en güzel balıkçı köyünden 20 fotoğraf

Çin’in Shengsi Adaları olarak bilinen ve 400 adadan oluşan bölgede yer...

Doğan Holding: Doğru fırsat çıkarsa Yatırım Bankacılığı baktığımız sektörlerden

Doğan Şirketler Grubu Holding, yatırım bankacılığı alanının doğru fırsat çıkması...

İtalya’da ‘corona’ Eylül 2019’dan beri dolaşımda olabilir

İtalya’da corona virüsü, şubat ayında açıklanan ilk resmi Covid-19 vakasından...

Palandöken: 2 aylık süre esnafımıza yetersiz

Nakdi ücret desteği ve işten çıkartma sürelerinin 2 ay uzatılmasının sevindirici...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...