Ana SayfaHaberlerEkonomiKomünist Ovacık Belediyesi'nde hasat...

Komünist Ovacık Belediyesi’nde hasat zamanı

Google News presshaber.com

Komünist Ovacık Belediyesi Türkiye’de tek komünist belediye olma özelliğinin yanı sıra yoksullara ve öğrencilere yardım için hazine arazisine nohut ekip toplayan tek belediye.

Türkiye’nin tek komünist belediyesi konumundaki Dersim’in Ovacık ilçe belediyesi, yoksullara dağıtmak ve öğrencilere burs sağlamak için Hazine arazisine ekilen nohutların hasadına başladı.

Her gün yaklaşık 50 kişinin gönüllü olarak tarlaya gelip nohut topladığını belirten Ovacık Belediye Başkanı Fatih Maçoğlu, “Halk için kolektif bir yaşamı artık günlük hayatın bir parçası yaptık” dedi.

ovacık-belediye-başkanı

Dersim’e tatile gelenler katkı olsun diye çalışıyor

Nohutta beklentilerin üzerinde verim aldıklarına dikkat çeken Maçoğlu, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen gönüllülerin türkü ve marşlar eşliğinde çalıştığı söyledi.

Ovacık’ta kolektif bir yaşamın olabileceğini Türkiye’ye ispat ettiklerini savunan Maçoğlu şöyle devam etti: “Elde edilecek ürünün gerçek manada hak sahibine ulaşacağı bilincini taşıyor buradaki herkes. Halk için kolektif bir yaşamı artık günlük hayatın bir parçası yaptık. Düşünün ki; Avrupa’nın birçok kentinden ya da Türkiye’nin diğer kentlerinden tatil için Dersim’e gelenler katkı olsun diye tatil yapmadan yedi gündür burada çalışıyor.”

ovacık-belediye-başkanı

Kolektif yaşam bilinci giderek artıyor

Elde edilecek gelirin bir kısmının yoksullara dağıtılacağını, bir kısmının da öğrencilere burs olarak verileceğin kaydeden Maçoğlu şunları söyledi: “Komünizmin ana hedefi halk ile birlikte üretmek ve kollektif bir yaşamı hayata geçirmek. Gördüğünüz gibi Ovacık’ta artık üretim en üst seviyede ve kolektif bir yaşam bilinci giderek artıyor. Gelecek yıl bu konuda daha geniş kapsamlı ekim yaparak daha fazla ürün üreteceğiz. Hem yoksul vatandaşımıza sahip çıkacağız, hem de öğrencilerimizin okumasında katkı sağlayacağız.”

Ürünlerin tamamının organik olduğunu vurgulayan Maçoğlu, beklentinin üzerinde bir taleple karşılaştıklarını ifade etti.

‘Tarım devrimini Ovacık’ta başlatacağız’ demişti

Ovacık’ta Hazine’ye ait yaklaşık 650 dönümlük araziye yaklaşık dört ay önce nohut, kuru fasulye ve patates ekimi yapılmış, ilçenin ‘komünist’ belediye başkanı Maçoğlu, bu yöntemle halkla birlikte tarım devrimi gerçekleştirdiklerini söylemişti.

Elde edecekleri ürünlerin bir kısmını yoksul halka dağıtacaklarını, bir kısmını da satarak üniversite öğrencilerine burs olarak vereceklerini ifade eden Maçoğlu, “Komünizm halkının yanında olmak demektir zaten. Biz, tarım devrimini Ovacık’ta başlatacağız” demişti.

Tamamen organik olarak yetiştirilecek nohut, kuru fasulye ve patateste bu yıl elde edilecek ürünlerle, tohum bankası kuracaklarını anlatan Maçoğlu, önümüzdeki yıl halka ücretsiz organik tohumu dağıtarak üretimin geniş alanlara yayılmasını sağlayacaklarını da belirtmişti.

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

ODTÜ’de boykot ve rektöre istifa çağrısı

ODTÜ’de yapılmak istenen 9. Onur Yürüyüşüne yönelik polis saldırısının arkasından...

Çerkes Ethem kendini savunuyor: Vatan için ilk ben yola çıktım!

Çerkes Ethem'in hatıratı 2009 yılında ilk defa ortaya çıktı. Ethem hatıratında...

Spotify’ın lisans alacağı ve Türkiye’de temsilcilik açacağı duyuruldu

RTÜK’ün lisans başvurusu yapmadığı gerekçesiyle 72 saat süre verdiği Spotify’ın...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...