Ana SayfaHaberlerDünyadanMaduro: Sekiz ABD savaş...

Maduro: Sekiz ABD savaş gemisi Venezuela’yı hedef almış durumda

Google Haberler'de takip et!

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, uluslararası basın aracılığıyla dünyaya seslenerek Karayipler’de konuşlanan ABD savaş gemilerinin ülkesini hedef aldığını vurguladı ve bunu “kesinlikle suç niteliğinde, kanlı bir tehdit” olarak niteledi. Maduro, ABD’nin savaş tehdidi ile Venezuela’da rejim değiştirmeye çalıştığını ancak buna boyun eğmeyeceklerini belirtti.

Dünya basınının karşısına nadiren çıkan Venezuela Devlet Başkanı, Washington’un Karayip sularında konuşlandırdığı savaş gemilerini “Güney Amerika’da son bir asırda görülen en büyük tehdit” olarak değerlendirdi ve “bu tehdide boyun eğmeyeceklerini” vurguladı.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro, aralarında ANKA Haber Ajansı’nın da olduğu uluslararası basın kuruluşlarının temsilcileriyle internet üzerinden düzenlediği basın toplantısında, bin 200 güdümlü füze taşıyan sekiz ABD savaş gemisinin ülkesini hedef aldığını yineleyerek, bunu “abartılı, haksız, ahlaksız ve kesinlikle suç niteliğinde, kanlı bir tehdit” olarak nitelendirdi.

Maduro, geçen hafta dile getirdiği “Venezuela’nın işgal edilmesinin mümkün olmadığı” yolundaki görüşünü de yineledi ancak denizdeki askeri yığınakla hedefin “rejim değişikliğine yönelik” olduğunu ifade etti. Venezuela Devlet Başkanı, yaşanan gerilimden “savaş lordu” olarak nitelendirdiği ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu sorumlu tuttu ve “Rubio askeri tehdit yoluyla rejim değişikliği istiyor. Bunun için Trump soyadını kanla lekelemeye hazır” ifadelerini kullandı.

Chavezci lider, ABD’nin “uluslararası uyuşturucu karteli lideri” iddialarını da “Bu kendi ağırlığıyla çöken, çok saçma bir anlatı. Zira Venezuela uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadelede rekor başarı sahibi” sözleriyle reddetti.

ABD’nin hamlesinin gerçekten uyuşturucu kaçaklığına odaklanan bir operasyon mu, yoksa bir darbe hazırlığı mı olduğu tartışma konusu. Axios haber sitesine konuşan ABD’li yetkililer, bölgeye sevk edilen askeri gücün standart bir uyuşturucuyla mücadele operasyonunun ötesinde olduğuna işaret etti. ABD ordusunun, uyuşturucu trafiğindeki rolü iddiasıyla Panama Devlet Başkanı Manuel Noriega’yı yakalamak için 1989 yılında düzenlediği operasyona atıfta bulunanlar da var.

Öte yandan ‘Cartel de los Soles’ adlı bir örgütün var olup olmadığı da belli değil. Uluslararası narkotik trafiğini yakından izleyen uzmanlar, ülkedeki güvenlik güçlerinin bir uyuşturucu trafiğine göz yumma olasılığının çok da düşük olmadığı düşüncesinde. Ancak Maduro liderliğinde hiyerarşik bir örgüt iddiası çok da taraftar bulmuyor.

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Kayahan’ın herkesin bildiği ve en çok sevdiği 10 şarkısı

Öncelikle yaşadığı rahatsızlık sonrasında, defalarca tedavi sürecine girmesine rağmen 3 Nisan...

Gezi Parkı eylemlerinin 3. yılında hatıralarda kalan duvar yazıları!

Gezi Parkı eylemlerinin üçüncü yılında, eylemcilerin geride bıraktığı duvar yazıları bu gün...

10. İşçi Filmleri Festivali ‘İşimiz Gücümüz Yaşamak’ sloganıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de başlıyor!

Bu yıl 10.'su düzenlenen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), İstanbul, Ankara...

Son 10 yılın en iyi 10 Türk filmi

Son 10 yılın en iyi Türk filmleri diye bir liste yapmaya kalkışsaydık,...

Tartışı-Yorum

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça...

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan...