izmir escort
Ana SayfaHaberlerTBB’den İkizdere için ekosistem...

TBB’den İkizdere için ekosistem uyarısı

Google News presshaber.com

Türkiye Barolar Birliği, Rize İkizdere’de yapılması planlanan taş ocağı ile ilgili gelişmeleri “Rize İkizdere’de Olan Nedir?” başlığıyla raporlaştırdı. Taş ocaklarının yapılmasını durdurmaya çalışan köylülerin, ihaleyi yapan firmanın, iktidar temsilcilerinin ve baroların süreç içindeki görüşlerine yer verilen raporda, ekosistemin ciddi şekilde zarar göreceği vurgulandı.

Son dönemde oldukça tartışma yaratan çevre meselelerinden birisi de Rize ili İyidere ilçesinde yapılması planlanan Lojistik Liman ve Dip Taraması projesi kapsamında, dolgu için kullanılacak malzemenin İkizdere ilçesinde yapılması öngörülen taş ocaklarından karşılanması yönünde başlatılan faaliyetler oldu. Öncesinde nehir tipi HES’lerin yapım sürecinde gerçekleşen eylemlerle gündeme gelen bölgede, Nisan 2021’de, taş ocağı için yol açılması sırasında önde kadınlar olmak üzere, yöre sakinleri tarafından başlatılan eylemlerle, projelerin durdurulması talep edildi.

“Tarım ve hayvancılık tehlike altında kalacak”

Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Raporu’nda, Cevizlik Taş Ocağı projesi için yol açma faaliyetlerini durdurmaya çalışan köylüler, bir rant projesi olarak gördükleri faaliyet için, “ Proje sonucu vadide su kaybolacak, kalan sular kirlenecek, tarım ve hayvancılık tehlike altında kalacaktır. Projenin yaratacağı tahribat, Cevizlik ve Gürdere köylülerini bölgede yaşayamayacak hale getirecektir” diyor. Lojistik Liman ihalesini alan Cengiz İnşaat tarafından yapılan açıklamalarda ise; İyidere Lojistik Limanı projesi inşaat faaliyetlerine başlanıldığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan incelemeler sonucunda, Bakanlık tarafından seçilen İkizdere Cevizlik Taş Ocağı için hammadde üretim izni alındığı, lojistik liman projesi ile sınırlı hammadde temini sağlandıktan sonra toprak üzerindeki bitki ve ağaçlandırma çalışması yapılarak mevcut doğal yaşamın geri kazanılmasının sağlanacağı, ifade ediliyor.

İktidar doğru ve yeterli bilgilendirme yapılmadığını belirtiyor

Rapora göre proje ile ilgili iktidar görüşlerinde; İyidere Lojistik Liman projesinin Türkiye’nin büyük ve özellikle Karadeniz için önemli projelerden birisi olduğu, dolguda kullanılacak taş için teknik özellikleri belirlenmiş en uygun rezerv alanının burada olduğu, alternatif bir alan olmadığı, faaliyet öncesinde doğru ve yeterli bilgilendirme yapılmış olsaydı eylemlerin söz konusu olmayacağı, belirtiliyor. Köylülerin eylemine destek veren barolar tarafından yapılan açıklamada; dört taş ocağı projesine karşı çıkan köylülerin, yaşam alanlarında yapılması planlanan bu projelerle ilgili tam bir bilgilendirme ve onaylamadıkları projeye karşı çıkma hakkına sahip oldukları, idarelerin yöre sakinlerinin bilgi edinme ve yargıya erişim haklarını kullanmalarını engellemenin hukuk dışı olduğu belirtilirken Rize Barosu ise projeyi savunan açıklamalarda bulundu.

2019 ÇED Raporu çerçevesinde sürecin değerlendirilmesi

Rize ili İyidere ilçesinde yapılması planlanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına ait Lojistik Liman ve Dip Taraması projesi kapsamında, 8 Mayıs 2019 tarihli duyuru ile ÇED olumlu kararı kamuoyuna bildirildi.  ÇED Raporu’na göre, projenin inşaat aşamasında kullanılacak olan dolgu malzemeleri ruhsatlı ve izinli malzeme ocaklarından, beton ise yine ruhsatlı ve izinli malzeme ocaklarından karşılanacak olup proje kapsamında herhangi bir malzeme ocağı işletilmesi veya hazır beton tesisi kurulması planlanmamaktadır. ÇED Raporu’na göre proje dolgu alanları için gereken dolgu malzemesi/taş ihtiyacı proje dışında değerlendirilerek, satın alma yoluyla temin edilmesi hedeflendi. Bu şekilde, salt liman bölgesi üzerinden yapılan değerlendirmede, proje bölgesinde ilan edilmiş özel statülü/koruma alanı (doğal sit alanı, turizm merkezi, Ramsar Alanı, sulak alan, özel çevre koruma alanı) bulunmadığı sonucuna varıldı.

İkizdere Vadisi Doğal Sit Alanı

2019 tarihli Mermer (Bazalt) Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Proje Tanıtım Dosyası’na göre tesis için talep edilen ÇED alanı 24,91 hektar. Uzungöl Tabiat Parkı, Çamdere Tabiat Parkı, Karadere Sulak Alanı, Kaçkar Dağları Milli Parkı gibi çok sayıda korunan sit alanı proje bölgesinin çevresinde. Bakanlığın 13.08.2020 tarih ve 170536 sayılı oluru ile Rize ili İkizdere ilçesi İkizdere Vadisi Doğal Sit Alanı olarak tescil edildi. Buna dair Bakanlık açıklamasında, Vadi’nin kısmen Nitelikli Doğal Koruma Alanı, kısmen de Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak tescil edildiği bilgisi yer alıyor.

Doğru ve güncel bilgi sağlanmaması sorun teşkil ediyor

İdare tarafından, sürece ilişkin detaylı, doğru ve güncel bilgilerin sağlanmasındaki eksikliğe değinilen raporda, değerlendirme konusu lojistik liman ve bu liman için yapılacak dolgu malzemesinin temini süreçlerine dair, tek bir elden, detaylı, doğru ve güncel bilgilerin idare/bakanlıklar tarafından sağlanmamış oluşu, önemli bir eksiklik olduğu vurgulanıyor. ÇED Yönetmeliği’nin konuyu düzenleyen hükmünün sürekli değiştirilmiş olması, 25 hektar ve üzeri projeler ÇED’e tabi iken, salt yükümlülükten kurtulmak için 25 hektarın hemen altında (İkizdere Mermer (Bazalt) Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi projesinde olduğu gibi 24,91 hektar) gösterilmesi gibi hukuku dolanmaya yönelik işlemler, yurttaşların idareye duyduğu güveni sarsarken, insanların haklı, doğal ve samimi tepkilerinden siyasi rant devşirmek isteyen kişi/gruplara da alan açtığının altı çiziliyor.

“Şeffaflık ve hesap verilebilirlik çerçevesinde hareket edilmeli” El değmemiş, yolu bile olmayan bir ormanlık alanda, ÇED değerlendirmesi yapılmaksızın faaliyete başlanması, rapora göre çevre koruma anlayışındaki eksikliği de gözler önüne seriyor. Bir ormanlık alanın göbeğinde gerçekleştirilecek faaliyetin çok ciddi kümülatif etkisi olacaktır. Aynı zamanda raporda, bilgiye sahip olan idarelerin iyi niyet, şeffaflık ve hesap verilebilirlik çerçevesinde hareket ederek gerek yöre sakinlerini gerekse de kamuoyunu yeterli bilgi ile donatmaları, yanlış, hatalı bilginin yayılmasını önleyerek insanların gerçek dışı bilgilerle yönlendirilmemesini sağlayabilmelerinin önemli ve gerekli olduğu vurgulanıyor.(

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

‘Hrant’ın öldürülmesini Cemaate yıkma operasyonu başladı!’

Ümit Kıvanç: Cemaatçi polis şefleri Hrant'ın öldürülmesine karıştıysa, bu, fiilen, hükümetin...

Ahmet Büyükduman Konut Piyasasının Son Durumunu Anlattı

The post Ahmet Büyükduman Konut Piyasasının Son Durumunu Anlattı appeared...

Perşembe 250 Baz Puan Üstü Faiz İndirimi Dövizi Tetikler mi? Bloomberg “Evet” Diyor Ama…

Yazının başlığı “Emerging Markets May Get Tough Lesson From Turkey...

ABD, Ruhani ve Zarif’e vize verdi

ABD, New York’ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) toplantısına...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...