izmir escort
Ana SayfaHaberlerEkonomiÇiftçilerden mazot desteğine yoğun...

Çiftçilerden mazot desteğine yoğun ilgi

Google News presshaber.com

Ankara Büyükşehir Belediyesi, 25 ilçenin tamamında yerli üreticiler kadar esnafın da ekonomisine katkı sağlayacak projeleri birer birer hayata geçiriyor. Büyükşehir Belediyesi şimdi de Türkiye’nin yerel bazda en kapsamlı mazot desteği ile Başkent’te yeni bir kırsal kalkınma hamlesi daha başlattı. Başkent Kartlara yatırılan desteğin ardından çiftçiler araçlarına mazot doldurmak için akaryakıt istasyonlarında yoğunluğa neden olurken, kent ekonomisi de canlandı.

   Ankara Büyükşehir Belediyesi hayata geçirdiği kırsal kalkınma projeleriyle çiftçinin yüzünü güldürmeye devam ediyor.

    Başkent’te kent ekonomisini canlandırmak ve yerli üreticiyi teşvik etmek amacıyla kırsal kalkınma desteklerini her geçen gün çeşitlendiren Ankara Büyükşehir Belediyesi şimdi de Başkentli çiftçilere mazot desteği vermeye başladı.

     Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, “Ankaralı yerli üretici üretmeye devam etsin diye Türkiye’nin yerelde en kapsamlı mazot desteğine başladık. 17 bin 702 çiftçimizin Başkent Kartına 34 milyon 746 bin 700 TL mazot desteği yatırdık. Biz burada kaybedeni olmayan büyük bir aileyiz” sözleriyle müjdeyi vermesinin ardından Başkentli çiftçiler mazot almak için benzin istasyonlarında yoğunluğa neden oldu.

BAZI AKARYAKIT İSTASYONLARI MAZOT İNDİRİMİ YAPTI

     Başkent Kartlara yatırılan mazot desteği ilk günden itibaren akaryakıt istasyonlarında hareketliliği artırırken, kent ekonomisini de canlandırdı.

     Birçok akaryakıt istasyonu mazotta indirim kampanyası düzenleyerek hem Başkent Kart uygulamasına hem de çiftçilere destek verdi. Anlaşmalı benzinliklere giden Ayaşlı, Haymanalı ve Gölbaşılı çiftçiler kadar akaryakıt istasyonu işletmecileri de bu destekten duydukları memnuniyeti şu sözlerle ifade etti:

-Mehmet Emin Ülkü (Akaryakıt İstasyonu İşletmecisi): “Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu hizmetten memnunuz. Ayaş ilçemizde ilk bizim benzin istasyonumuzda başladı. Başkent Kartlarıyla gelen çiftçiler mazot desteğinden yararlanıyor.”

-Yunus Yaman (Çiftçi): “40 yıldır çiftçiyim. Çiftçilere yapmış olduğu bu katkıdan dolayı Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür ediyoruz. Çok önemli ekonomik faydası var bu desteğin. Daha önce de tohum, domates fidesi gibi desteklerden de yararlandık ve çok memnunuz.”

-Zekai Övek (Çiftçi): “Ayaş Sinanlı Köyü’nde 50 yıldır çiftçilik yapıyorum. Şimdiye kadar böyle bir destekten yararlanmamıştık. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür ederim. Halkımız çok memnun bu durumdan.”

-Satılmış Çetin (Çiftçi): “Bu destekten çok memnunum. Şimdiye kadar böyle bir destek olmadı. Umuyoruz ki devamı da gelecek.”

-Mehmet Türk (Sinanlı Hocasinan Mahallesi Muhtarı- Çiftçi): “Çok güzel bir destek. Mansur başkanımız her yönden çiftçiye mazot desteği, nohut desteği, çim desteği gibi destekler sağlamış durumda, bundan çiftçilerimiz çok memnun. Ekonomik yönden bütçeye çok önemli katkıları var.”

Fikret Akbaş (Çiftçi): ‘‘Ankara Büyükşehir Belediyesinin çiftçilere yönelik başlattığı mazot desteğinden çok memnunum. Mazot desteği olmasaydı sağdan soldan faizle para toplayıp mazot alacaktım.’’

-Oktay Uzuner(Akaryakıt İstasyonu İşletmecisi): ‘‘Çiftçilere verilen mazot desteğinin biz istasyoncuların işlerine olumlu katkısı oldu, bizim de ekonomimizi canlandırdı. Başkanımız Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum.’’

Mehmet Muhlis Horozlu (Çiftçi): ‘‘Mazot desteği olmasaydı özel bankalardan kredi çekip mazot alacaktım.’’

Mustafa Koca (Çiftçi): ‘‘Traktörlerimize mazot alamaz duruma geldik. Ankara Büyükşehir Belediyesi sayesinde artık mazot alabileceğiz.’’

-Bayram Erdoğan (Çiftçi): ‘‘Bugüne kadar Ankara Büyükşehir Belediyesi çiftçilere bu kadar hizmet yapmadı. Mazot desteği olmasaydı ya hayvanımızı satacaktık ya da tarlayı ekmeyecektik.’’

-Beytullah Yalçın (Çiftçi): ‘‘Ankara Büyükşehir Belediyesinin çiftçilere yönelik hizmetlerinden çok memnunum.’’

Erkan Uzuner (Çiftçi): ‘‘Göreve başladığı ilk günden bu yana bizlere her konuda destek veren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a teşekkür ederim.’’

-Aziz Yiğiter (Çiftçi): ‘‘Ankara Büyükşehir Belediyesinden daha önce tohum desteği aldım şimdi de mazot desteğinden faydalandım. Bugüne kadar böyle bir hizmetle karşılaşmadım.’’

-Erdi Uzuner (Akaryakıt İstasyonu İşletmecisi): ‘‘Akaryakıt fiyatlarının artması sonrası işlerimiz çok azaldı. Mansur Başkanımızın mazot desteği sonrası işlerimiz yeniden açılmaya ve para kazanmaya başladık.’’

-Çelebi Göçer (Çiftçi): ‘‘Maddi olarak sıkıntı yaşadığımız bugünlerde başlatılan mazot desteği bizim için can suyu oldu. Bizlere vermiş olduğu desteklerden dolayı Başkanımız Mansur Yavaş’a teşekkür ederim.’’

-Yusuf Şimşek (Çiftçi): “70 yaşındayım bugüne kadar böyle bir hizmetle karşılaşmadım. 2 yıldır tohum, arpa ve buğday yardımı aldım. Mazot desteği olmasaydı traktörüm kapalı kalacaktı.’’ -Muhammet Göçer (Akaryakıt İstasyonu İşletmecisi): “Mazot desteğinin başlaması ile birlikte bizim de işlerimiz arttı, ekonomimize olumlu katkıları oldu. Biz de mazot alan çiftçilerimize yüzde 4 indirim uyguladık.

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Ghibli Müzesi sanal tura açıldı

Hayao Miyazaki filmleri başta olmak üzere birçok unutulmaz animeyi sinema...

Yabancının DİBS işlemi yapması kolaylaştı

Türkiye yeni bir Navtex ilanı ile sismik araştırma gemisi Oruç...

Komisyondan 17-25 Aralık yolsuzluk tapelerini ‘İMHA’ kararı!

Yolsuzlukla suçlanan dört eski bakanı AKP’li üyelerin oylarıyla Yüce Divan’a sevk...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...