Ana SayfaHaberlerSağlıkElon Musk'ın hastalığı Asperger...

Elon Musk’ın hastalığı Asperger Sendromu nedir?

Google Haberler'de takip et!

Elon Musk’un hastalığını açıklamasıyla gündeme gelen Asperger Sendromu, “yüksek işlevli bir otizm türü” olarak tanımlanıyor. Asperger Sendromu’na ilişkin açıklamalarda bulunan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, hastalığın 4-11 yaş arasında teşhis edildiğini belirtti. Kilit ayrıca erkek çocuklarda daha yüksek bir yakalanma riskinin bulunduğunu ve tedavisinin özel eğitimle mümkün olduğunu söyledi.  

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, Amerikalı iş insanı Elon Musk’un açıklamalarıyla gündeme gelen Asperger sendromuna ilişkin önemli bilgiler paylaştı.

ASPERGER SENDROMU YÜKSEK İŞLEVLİ BİR OTİZM TÜRÜ

Amerika’da ilk defa, Psikoyatrist Leo Kanner tarafından 1943 yılında tanımlanan otizmin, sosyal etkileşimde ve iletişimde bozukluklarla, tekrarlayan davranışlarla ve ilgi alanlarının sınırlılığı ile karakterize gelişimsel bir bozukluk olduğunu anlatan Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, Kanner’la aynı dönemlerde Almanya’da Hans Asperger (1944) tarafından tanımlanmış olan, otistik çocuklara benzeyen fakat daha üst düzey işlevlere sahip çocuklara ise Asperger Sendromu teşhisi konduğunu söyledi.

“Asperger Sendromu’nu otizmden ayıran temel özelliğin Asperger Sendromu’nda dil gelişiminde ve bilişsel gelişimde otizmde olduğu gibi gecikme ya da gerileme olmamasıdır” diyen Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Ancak Asperger Sendromlular sosyal etkileşim davranışlarıyla, tekrarlayan, törensel davranışlarıyla otistiklerle aynı özellikleri göstermektedirler. Genellikle zihinsel becerileri sınır veya sınır üstü olan yüksek işlevli otistikler gurubunda Asperger sendromlular da yer almaktadır. Her ne kadar Asperger Sendromu ya da yüksek işlevli otizmi olan çocukların ortalama matematik yeteneği olsa da, matematik sınavlarından normal zekâda olanlardan biraz daha düşük sonuçlar elde etseler de, bazıları da matematik konusunda çok başarılıdır.” diye konuştu.   

ASPERGER SENDROMU’NA 4 İLE 11 YAŞ ARASINDA TANI KONUYOR

Asperger Sendromu’nun, algı ve anlamayı olumsuz etkileyen nörolojik farklılıklardan kaynaklanan gelişimsel bir bozukluk olarak nitelendiğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, bu rahatsızlığın, yerel etkilerin aksine, beynin tüm işlevsel sistemlerini etkileyen gelişimsel faktörlerin sonucu olarak göründüğünü ifade etti.

Çevresel ve genetik faktörlerle ilgili çalışmaların halen devam ettiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Genetik bağlantısına kanıt AS’nin aile içinde ortaya çıkma tandansı ve aile bireylerinde gözlemlenen AS’nin semptomlarına benzer ama daha sınırlı biçimde ortaya çıkan sosyal etkileşimde, dil ve okuma becerisinde hafif zorluklar gibi davranışsal belirtiler daha yüksek görülmektedir. Tanı genellikle 4 ile 11 yaş arasında konur. Asperger Sendromu’nun yaygınlığının bin kişiye 0,26 olduğu düşünülmektedir. Erkek çocuklar, kız çocuklara nazaran Asperger Sendromu olma konusunda daha yüksek bir risk taşımaktadır.” dedi.  

TEDAVİSİ ÖZEL ÖZEL EĞİTİMLE MÜMKÜN

Asperger Sendromu’nun tedavisinin özel eğitim olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, eğitim programlarının hepsinin genel amacının çocukların gelişimlerini her alanda desteklemek ve potansiyellerini artırmak olduğunu söyledi. Asperger Sendromu için ideal tedavi yönteminin, zayıf iletişim becerileri ile obsesif ve yineleyici rutinlerden oluşan, ana belirtilere hitap eden terapiler şeklinde tanımlayan Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, sözlerini şöyle tamamladı: “Müdahale ne kadar erken olursa o kadar iyi olduğunda hemfikir olunsa da en iyi tedavi paketi diye bir şey yoktur.  Asperger Sendromu tedavisi diğer yüksek işlevli OSB (Otizm Spektrum Bozukluğu) tedavilerine benzer ancak dil becerilerini, sözel iletişimin güçlü yanlarını ve sözlü olmayan iletişimin zayıf yanlarını da dikkate alır. Asperger Sendromlu bireyler büyük ölçüde örgün eğitimlerine de devam edebilirler. Asperger Sendromu olanların beklenen yaşam süreleri normaldir ancak öngörüyü önemli derecede etkileyebilecek bunalım ve kaygı gibi ek psikiyatrik durum yaygınlıkları yüksektir.”

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

İtalyan sanatçı Davide Bonazzi’den akla ziyan 39 kapitalizm eleştirisi

Davide Bonazzi, yaptığı illustrasyonlarla günümüz dünyasının çarpıklığını gözler önüne sererek, bireyin...

Dedikodu üzerine söylenmiş 15 acımasız söz

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre “Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılan...

Türkçeleştirilen Kürtçe şarkılar: bir kültürel yağma hikayesi

Türkçeleştirilen Kürtçe şarkılar: bir kültürel yağma hikayesi

Sonraki bölümlerini dörtgözle bekleyeceğiniz yeni yabancı diziler

Türkiye'nin dizi karnesi pek parlak değil, neden mi? Çünkü bir sezona...

Tartışı-Yorum

Oruç nedir?

Oruç, insanın bedenini kontrol etmek, disiplin ve denetim altına almak, ruhsal yapısını güçlendirmek için yaptığı bir ibadettir. Oruç ibadeti belirli zamanlarda yeme, içme, cinsellikve eğlenmekten mahrum bırakma gibi; istekleri/duyguları  terk ederek, zihinsel/ruhsal yapıya...

İsmail Beşikçi: Ahmet Ümit’in yeni kitabı Elveda Güzel Vatanım’da İttihatçılar…

15 Haziran 1926’da, Mustafa Kemal’e karşı gerçekleşen İzmir suikast teşebbüsü, eski İttihatçılara yönelik bir politikanın yaşama geçmesini gündeme getirir. Eski ittihatçılar, izlenmekte, tutuklanmakta, kaçırılmakta, yok edilmektedir. İstanbul’da bu politika...

Hasan Cemal: 7 Haziran’da oyum HDP’ye!

T24 yazarı Hasan Cemal, 5.3.2015 tarihli yazısında oyunu HDP'ye vereceğini açıkladı. Cemal yazısında "Başkan babalık hayalleri uçup gidebilir. Bunun içindir ki, Erdoğan’la tetikçileri HDP’yi hedef tahtası haline getirdiler" ifadelerini...