Ana SayfaHaberlerTeknolojiOto Yıkama Makinası

Oto Yıkama Makinası

Google News presshaber.com

Oto yıkama makinası araçların temizliği için üretilen ve sahip olduğu özellikler ile işlemlerin kısa zaman içinde yapılabilmesi sağlayan bir makinadır. Bilindiği gibi araç temizliği ciddi anlamda fiziki emek ve zaman isteyen bir işlemdir. Özellikle araç üzerinde yer alan güçlü kirlerin tamamen yok edilmesi çok zor olabilir. Bunun için makine kullanmak daha mantıklı bir seçim olabilir. Bu makinalar her türlü aracın kolay bir şekilde yıkanabilmesi ve aynı zamanda temizlenebilmesi için çok az su ile verimli sonuç alabilirler. Bilindiği gibi profesyonel oto yıkama işletmelerinde kullanılan yıkama makinaları farklı özelliklere ve aynı zamanda farklı tasarımlara sahip olabilirler. Bu makinalar evde kullanıma özel olarak da üretilmektedirler. 

İşletmelerde kullanılan modeller ile aynı mantığa sahip olan bu makinalar bir su kaynağından aldıkları suyu güçlü motorları ile püskürtürler. Bu sayede su araç üzerinde yer alan tüm kirin tamamen sökülüp atılmasını sağlar. İnsanlar için her zaman ciddi bir sorun olan araç yıkama konusuna kalıcı bir çözüm getiren bu makinaların kullanımları da her geçen gün yayılmaktadır. Ev tipi yıkama makinalarının en önemli avantajlarından biri kullanıldıktan sonra istenen yere kaldırılabilmesi ve aynı zamanda kolay bir şekilde kullanılmalarıdır. Ancak yıkama işlemi yapılacak yerin mutlaka oto yıkama makinası için uygun genişlikte olması ve aynı zamanda yıkama yerinde mutlaka su kaynağı olması gerekir.

Oto Yıkama Makinesi

Özel bir sisteme sahip olan oto yıkama makinesi sayesinde araçlarınızı çok rahat bir şekilde yıkayabilirsiniz. Özellikle portatif modelleri temin ederek araçlarınızı garajlarınızda veya bahçelerinizde dahi zorlanmadan yıkayabilirsiniz. Ancak bu makineler çok güçlü oldukları için püskürtülen su insanlara veya hayvanlara zarar verebilir. Bu sebeple yıkama yaptığınız alanlarda mutlaka yakın yerlerde insan olmadığından emin olmalısınız. Suyun gücü direk olarak insanların cildine zarar verebilir ve ciddi yaralanmalara neden olabilir. Bu sebeple emniyet alınmadan asla oto yıkama makinesikullanmamalısınız. Bu durum araçları yıkarken de geçerlidir. Çünkü su tabancasını araca çok yakın tutarsanız o zaman boya veya kaportaya zarar verebilirsiniz. Bu durum çok daha ciddi sorunlara neden olabilir. 

Aracı yıkarken mutlaka tabancayı ne kadar mesafeden tutmanız gerektiğini bilmelisiniz. Çok az su ile araçların her yerini tamamen yıkamak ve aynı zamanda temizliği tam olarak sağlamak ancak doğru oto yıkama makinesi ile mümkün olabilir. Bazı modellerde yıkama makinesinin içinde yer alan deterjan haznesine eklenen deterjan sayesinde köpüklü su kullanılabilir. Doğal olarak bu durum daha detayı bir temizlik sağlar. Kullanımı oldukça kolay olan bu makineler için mutlaka yakın bir mesafede bir su kaynağı olmalıdır. Aynı zamanda suyun püskürtüldüğü tabancanın hortumu da mutlaka basınca dayanıklı olmalıdır. Eğer oto yıkama makinelerihakkında daha çok bilgi edinmek isterseniz dilediğiniz zaman sanayiden.com ile iletişime geçebilirsiniz.

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Popüler haberler

ABD, Taliban ile anlaşma imzaladı: Koalisyon gücü Afganistan’dan çekilecek

ABD, Afganistan’dan birliklerinin çekilmesini de içeren anlaşmayı, Katar’ın başkenti Doha’da,...

Netflix’ten 18+ kullanıcılara yönelik içeriklere PIN kodu

RTÜK denetimine girmesinin ardından ebeveyn kontrollerini güçlendirmek için adımlar atan...

Cannes’da ödül almıştı: ‘Küçük Joe’ gösterimde

Bu hafta beşi yerli, dördü yabancı, dokuz film gösterime giriyor. Başrol...

Günlük Bülten: BIST-100 Şirketleri Olası Kur Etkisi

2020 Yılının Üçüncü Çeyreğinde Gerçekleşen Kur Hareketlerinin Olası Etkileri 2020 yılının...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...