Ana SayfaKültür SanatSinemaTarantino'nun filmlerindeki birçok sahnesi...

Tarantino’nun filmlerindeki birçok sahnesi eski filmlerden alınmış

Google Haberler'de takip et!

Ünlü yönetmen Quentin Tarantino’nun filmlerinde kullandığı akıllara kazınan bazı sahnelerin referans aldığı eski filmlerden 3 dakikalık bir video yapıldı.

 

Press Haber – Tarantino’nun Kill Bill, Jackie Brown, Ucuz Roman, Rezervuar Köpekleri, Django gibi birçok filminde kullandığı sahneleri referans alındığı filmlerle karşılaştıran 3 quentin tarantino, tarantino, tarantino filmleri, sinema, film, tarantinonun referans aldığı filmler,dakikalık videoda, Citizen Kane, City on Fire, Once Upon a Time in the West, The Good, the Bad and the Ugly gibi pek çok film yer alıyor. Eski kovboy filmlerini sevdiği bilinen Quentin Tarantino‘nun ABD yapımı eski birçok filmi özenle izlediğini zaten filmlerinde kurguladığı olay örgüsünden, karakterlerden de fark ediyorduk.

Jacop T. Swinney’in incelemesine göre videoda yer örnekler, yüzlerce referanstan sadece birkaçı. İncelemesinde birçok yönetmenin başka filmlerdeki sahnelerden esinlendiğini belirten Swinney’e göre Tarantino‘nunkiler bunun ötesinde kopyalama.

Videoda karşılaştırılan Tarantino’nun filmleri ve referans aldığı filmler şöyle:

 

Tarantino Filmleri:

‘Reservoir Dogs’ (1992)

‘Pulp Fiction’ (1994)

‘Jackie Brown’ (1997)

‘Kill Bill: Vol. 1’ (2003)

‘Kill Bill: Vol. 2’ (2004)

‘Death Proof’ (2007)

‘Inglourious Basterds’ (2009)

‘Django Unchained’ (2012)

 

Sahnelerine başvurulan filmler ise şöyle:

‘City on Fire’ (1987)

‘Django’ (1966)

‘Band of Outsiders’ (1964)

‘8 1/2’ (1963)

‘The Warriors’ (1979)

‘Psycho’ (1960)

‘Kiss Me Deadly’ (1955)

‘The Flintstones’ (1960-66)

‘Superchick’ (1973)

‘The Graduate’ (1967)

‘Citizen Kane’ (1941)

‘Goke, Body Snatcher From Hell’ (1968)

‘Lady Snowblood’ (1973)

‘City of the Living Dead’ (1980)

‘Black Sunday’ (1977)

‘Game of Death’ (1978)

‘Miller’s Crossing’ (1990)

‘Death Rides a Horse’ (1966)

‘Gone in 60 Seconds’ (1974)

‘Samurai Fiction’ (1998)

‘Blade Runner’ (1982)

‘The Searchers’ (1956)

‘Once Upon a Time in the West’ (1968)

‘Five Fingers of Death’ (1972)

‘The Good, the Bad and the Ugly’ (1966)

‘Convoy’ (1978)

‘The Bird With the Crystal Plumage’ (1970)

‘Unforgiven’ (1992)

‘The Searchers’ (1956)

‘Metropolis’ (1927)

‘Django’ (1966)

‘Gone With the Wind’ (1939)

‘The Great Silence’ (1968)

‘A Professional Gun’ (1968)

[vimeo id=”148955244″ align=”center” maxwidth=”800″]

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Öldükten sonra ağaç olarak dirilmek için Capsula Mundi

Anna ve Raoul adında iki İtalyan sanatçı, reenkarnasyon olarak bilinen ve...

Film Tutkunlarına Öneriler: Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Film

Farklı türlerden seçilmiş, kesinlikle izlenmesi gereken 10 film önerisi.

4 partinin listesiyle Türkiye siyasetinde kadın erkek eşitliği

Milletvekili aday listeleri açıklanırken, kadın adaylarının siyasette katılımı da belli oldu. Cumhuriyet tarihinden beri siyasette karışılığı olmayan ve siyasetin dışına itilen kadın, bu seçimde de eşit bir şekilde temsil imkanı bulmasa da sayı her seçimde bir adım daha öne gidiyor.

Silvan’dan 34 fotoğrafla 11 günlük savaşın bilançosu

Silvan'da 11'inci gününe giren sokağa çıkma yasağında şehir merkezi savaş alanına...

Tartışı-Yorum

SARAY-(CIK) (Tolga Yumrukaya)

Tartışı-Yorum / Tolga Yumrukaya KISACA Kentsel dönüşüm, varlıklı sınıfın düşük gelirli insanları kent dışına atma planıdır.Gölcük depreminden sonra gündemimize geldi kentsel dönüşüm konusu. Yıllarca belediyelerin plansız, izinsiz ve kalitesiz yapılaşmaya göz...

Zülfü Livaneli: Türkiye’de faşizmin klasik sacayağı kuruldu

Zülfü Livaneli, Diken'de yer alan "Türk Faşizminin niteliksel dönüşümü" başlıklı yazısında yaşanan son gelişmeleri ve devam eden savaşı yazdı. Tarihten beri Türkiye'de faşizmin klasik faşizmden farklı olduğunu belirten Livaneli,...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey...