Ana SayfaHaberlerPolitikaHocam bir sorum olacak:...

Hocam bir sorum olacak: TCK’yı siz hazırladınız, sizce bu imza metni suç mudur?

Google Haberler'de takip et!

Temmuz 2015’ten beri yaklaşık 240 günü bulan sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili İstanbul Üniversitesi’nden Zeynep Kıvılcımlı adlı bir öğretim görevlisinin sınav sorusu sorduğu iddiaları üzerine Hukuk Fakültesi Dekanlığı açıklama yapmıştı.

 

Press Haber – Şırnak’ın Cizre ve Silopi, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Aralık ayının başından bu yana devam eden sokağa çıkma yasaklarının İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde final sınavında sorulduğu iddia edilmişti. Hukuk Fakültesi Dekanlığı tarafından konuya dair yapılan açıklamada şöyle dendi:  “Medyada ‘sokağa çıkma yasağı final sorusu oldu’ başlıklı yayınlarda sözü edilen doçentin fakültemizle ilgisi yoktur. Finaller Haziran ayındadır.

Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer‘in “Teröre karşı devlet faaliyetini final sınavında soru yapan Doç. Dr. Zeynep Kıvılcımlı İstanbul Hukuk mensubu değildir” demesi üzerine Radikal muhabiri İsmail Saymaz da “Hocam bir sorum olacak: Yeni TCK’yi siz hazırladınız. Sizce TCK’ya göre bu imza metni suç mudur ve hangi maddeye girer?” sorusunu sordu.

 

Saymaz’a “Neyin suç olup olmadığına yargı karar verir” diyen Sözüer, “Ama, TC’nin Kürt ve bölge halklarına karşı kasıtlı kıyım ve sürgün iddiası sence doğru mu?” dedi. Bunun üzerine söz konusu bildiri metnini imzalamadığını belirten Saymaz da soruyu tekrarlayarak “Bu söylem sizce suç muduru, yoksa ifade hürriyeti midir?” deyince Sözüer “Sorumsuzluktur” cevabını verdi.

 

Tartışmaya Kerem Altıparmak da katıldı

Bunun üzerine “Hocam kınanacak davranış ile yargılanacak davranış arasındaki fark kaybolursa yargı makamı hükmünü ‘zamana’ göre vermiş olmaz mı” sorusunu soran Saymaz’a, Metin Feyzioğlu’nun barış metnine imza atan akademisyenlerle ilgili sözleri için Türkiye Barolar Birliği’ndeki görevinden istifa eden Kerem Altıparmak cevap verdi. Altıparmak, “İsmail ben çok açık şekilde cevap vereyim: Suç falan değildir. Gün gelecek, hocanın diyemediğini AİHM diyecek” dedi.

İşte o diyaloglar:

 

İsmail Saymaz Twitter

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

1 Yorum

  1. Tabiki suc degil. TCK nin maddesi gereğince adalet herkese göre davranmıyor.
    Burası Türkiye bugün kanun yarın kanuna aykırıdır. Böyle bir devlette eşitlik ve hukuk varmı? Cumhurbaşkanı hergün bir kanun çıkarıyor. Bu yetkiyi kim ona verdi?
    En büyük yetki TBMM nindir. Kanunları ancak
    TBMM ve kamuoyu önünde tartiılıp oylamayla yürürlüğe girer. Başbakan ve Cumhurbaşkanı’da ancak onaylar.
    TCK demokrasiye inanıp yürütmesi gerekir.
    Yeter artık onun bunun yalakçısı olmaktan vaz geçmesi şart.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Japon Ressam Tetsuya Ishida’nın akıllara ziyan 24 tablosu

Japon Ressam Tetsuya Ishida, tablolarında kendi yüzünü resmetmesine karşın, bütün bir...

Kuru Öksürüğe Ne İyi Gelir? Öksürük Nasıl Geçer?

Kuru öksürük nasıl geçer? Öncelikle kuru öksürüğe sigara, alerjik maddeler, mide...

Tolga Girgin’den hayrete düşüren 30 adet 3D çalışması

Sanatçı Tolga Girgin, yaptığı 3D kaligrafik çalışmalarla görenleri hayrete düşürüyor. Elektrik...

Silvan’dan 34 fotoğrafla 11 günlük savaşın bilançosu

Silvan'da 11'inci gününe giren sokağa çıkma yasağında şehir merkezi savaş alanına...

Tartışı-Yorum

Oruç nedir?

Oruç, insanın bedenini kontrol etmek, disiplin ve denetim altına almak, ruhsal yapısını güçlendirmek için yaptığı bir ibadettir. Oruç ibadeti belirli zamanlarda yeme, içme, cinsellikve eğlenmekten mahrum bırakma gibi; istekleri/duyguları  terk ederek, zihinsel/ruhsal yapıya...

Zülfü Livaneli: Türkiye’de faşizmin klasik sacayağı kuruldu

Zülfü Livaneli, Diken'de yer alan "Türk Faşizminin niteliksel dönüşümü" başlıklı yazısında yaşanan son gelişmeleri ve devam eden savaşı yazdı. Tarihten beri Türkiye'de faşizmin klasik faşizmden farklı olduğunu belirten Livaneli,...

İsmail Beşikçi: Ahmet Ümit’in yeni kitabı Elveda Güzel Vatanım’da İttihatçılar…

15 Haziran 1926’da, Mustafa Kemal’e karşı gerçekleşen İzmir suikast teşebbüsü, eski İttihatçılara yönelik bir politikanın yaşama geçmesini gündeme getirir. Eski ittihatçılar, izlenmekte, tutuklanmakta, kaçırılmakta, yok edilmektedir. İstanbul’da bu politika...