Ana SayfaHaberlerDünyadanNASA Eskişehir depremini 5...

NASA Eskişehir depremini 5 gün önceden bildi!

Google Haberler'de takip et!

NASA, 17 Ocak’ta meydana gelen Eskişehir depremini 5 gün önceden tahmin ettiğini açıkladı.

 

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nde (NASA) kurulan GeoCosmo Bilim ve Araştırma Merkezi’ne yönetici olarak kabul edilen ve ’İyonize Bulutlar’ konusundaki çalışmasıyla tanınan bilim insanı Ronald Karel, Eskişehir, Karaçobanpınarı’nda geçen 17 Ocak’ta saat 02.42’de meydana gelen 4.3 büyüklüğündeki depremi 5 gün önceden bulutları inceleyerek tespit etti. NASA Küresel Deprem Tahmin Sistemi Başkanı Prof. Dr. Friedemann Freud, Karel’e bir mesaj gönderip, bu başarısı nedeniyle tebrik edip, diğer araştırmacılara da uydudan Türkiye üzerindeki gerek yüksek atmosfer, gerekse iyonosferdeki anormallikleri incelemeleri önerisinde bulundu.nasa_eskisehirdeki_depremi_5_gun_onceden_bildi_h43635_a576b
7 GÜN İÇİNDE DEPREM OLACAK!
GeoCosmo Bilim ve Araştırma Merkezi yöneticisi Ronald Karel, geçen 12 Ocak’ta NASA Genel Merkezi’ne yarım saat arayla gönderdiği uydu fotoğraflarıyla 7 gün içerisinde Türkiye’de İç Ege-Doğu Marmara Bölgesi’nde 5.0 büyüklüğünde deprem beklediğini bildirdi. Karel’in gönderdiği ve üzerinde iki kırmızı çizgiyle işaretlenmiş kısımda bulutların hareket etmediğine dikkat çekti. Karel, depremin de burada kırmızı bir yıldız ile işaretlenen iri bulut kümesinin yaşandığı kuzey kesiminin tam ortasında meydana geleceğini işaret etti. Karel’in bu saptamalarından 5 gün sonra Eskişehir’in Karaçobanpınarı Mahallesi’nde, saat 02.42’de, 4.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bulutların yine kendisini yanıltmadığını belirten Karel, önceden tespit ettiği depremin kuvvetinin düşük olmasının biraz kendisini şaşırttığını, ancak diğer taraftan da mal ve can kaybının olmamasının da mutluluk verici olduğunu kaydetti. Stres sonrası alçak atmosfere dağılan iyonların, eğer rutubet yüksek ise iyonize deprem bulutları meydana getirebildiğini belirten Karel, “Bu bulutların hareketleri bilinen meteorolojik bulutların hareketlerine benzemiyor” diye konuştu.
NASA’NIN TAHMİN BAŞKANI TEŞEKKÜR ETTİ
NASA Küresel Deprem Tahmin Sistemi Başkanı Prof. Dr. Friedemann Freud, Karel’e bir mesaj gönderip tebrik ederken, diğer araştırmacılara da uydudan Türkiye üzerindeki gerek yüksek atmosfer gerekse iyonosferdeki anormallikleri incelemelerini önerisinde bulundu. Türkiye üzerindeki bulutları incelemeye devam ettiğini vurgulayan Karel, “NASA destekli GeoCosmo Araştırma Merkezi’nin yönetim kurulunda şu anda çalışmalarımı sürdürüyorum. Sorumlu olduğum 29 ülkeden bilim insanlarının yer alacağı bir çalışma komisyonu kuracağım. NASA’da yaptığımız çalışmalarla, birkaç yıl içerisinde, depremleri önceden bilme fırsatımız olacak” diye konuştu.
Milliyet

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Mardin’de Mutlaka Gezilmesi Gereken 10 Yer

Anadolu’da birçok kültüre ev sahipliği yapan Mardin, yedi bin yıllık...

Tutkunun kadını Frida Kahlo’yu anlatan 5 film

Frida Kahlo; ressamlık, sosyalizm, feminizm, şairlik ve yazarlığın vücut bulmuş halidir. Tutkunun ve...

7 maddede mutfağınızdaki doğal antibiyotikler

Press Haber - Havaların soğumasıyla birlikte artan grip ve soğuk algınlığından...

“Ankara’da gezecek yer yok diyenlere!” 10 müthiş mekan

Ankara'da gezecek yer yok, konuk geldi nereye götüreceğim ya da...

Tartışı-Yorum

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça...

Bir seçim klasiğine “Ünlemsel Merhabalar”

Tartışı-Yorum / Nihat Duru Seçimi seçim şarkısı ve bolca benzin israfı sanıp iğrenç şarkılarını baslı hoparlörlerle milletin kulaklarına dayayan iyi gün dostu siyasetçilerimize merhaba! ‘Çalıyor ama çalışıyor da’ diyecek kadar zihniyeti...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey...